YORUM | EMİNE EROĞLU
“Egoların şişip firavunlaştığı, menfaatlerin her şeyin önüne geçtiği böyle bir çağda insanlığı ancak sevgi kurtarabilir.” diyordun nicedir.
Kâh kendi benliklerinde acz ve fakrı tecrübe etmeden, başkalarının acz ve fakrını görenlerin bunu nasıl bir tahakküme dönüştürdüklerine şahit oluyor, kâh faniliğinin üstünü örterek yaşamaya çalışanların gönül yorgunluğuna hayıflanıyordun.
Kucaklayıp avutmak istiyordun zayıf ve çaresizleri, ama nasıl yapacağını bilmiyordun.
İşte, yol gösteriyor sana Üstad’ın. “Saklama kendini” diyor. “Acizlik, fakirlik, kusur ve ihtiyaçlarını Allah’a karşı bil.” yeter. Kainatı kuşatacak nur ve kuvvet o menbaadan fışkıracak.
Yaratılmışların acizini kendi aczinde, fakrını da kendi fakrında duy! Sen neye muhtaçsan âlem de ona muhtaç.
Değil midir ki Allah, Muine’z zuafa (zayıfların yardımcısı), Kenze’l fukara (fakirlerin hazînesi), Sahibe’l guraba (gariplerin sahibi)’dir.
Bakma zalimlerin şamatasına. Parayı ve gücü ele geçirmiş olanların kibrine, riyasına.
Şefkatin, belki var oluşun en yüksek mertebesi, “yaşatma arzusu ile yaşama sevdasından vazgeçmek.” olduğunu bil!
Zayıfların gizli ve yenilmez gücü şefkat. Sadece senin değil, bütün bir beşeriyetin devası, iksiri. İnsani duyguların ateşleyicisi.
O madeni işletemezsen, zulme eklemlenmesen dahi, kendi zamanından ve hakikatinden kopuk yaşayacaksın.
Yara sar ki yaran sarılsın. İyiliği çoğalt ki yeryüzünde kötülüğe yer kalmasın.
Kine, nefrete yenik düşme. Öç alma duygusuna kapılma. Muhatapların nasıl davranırsa davransın misliyle mukabele etmeyi aklından geçirme.
Kötülüğe takılma!
Üzerine kinle ve öfkeyle gelenlerin duygularını kirletmesine izin verme.
Otur kalk başkaları için hayır yolları araştırır, hayır dileklerinde bulun. Ruhlardaki sevgiyi hep canlı tutmaya çalış.
Kavgan gayza ve nefrete karşı olsun.
Soran olursa sen de, “Kardeşim! diye başla cümlene Üstad’ın gibi, sonra devam et:
“Ben Allah’ın Rahman ve Rahim isimlerinde öyle büyük bir nur görüyorum ki, bütün kâinatı kuşatır. Her ruhun bütün ihtiyaçlarını tatmin edecek ve onu hadsiz düşmanlarından emin edecek kadar nurlu ve kuvvetli görünüyorlar.”
