Aman dikkat! Diyabet kanseri tetikliyor

Halk arasında şeker olarak bilinen ve görülme sıklığı giderek artan diyabet pek çok hastalığa da davetiye çıkarıyor. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar diyabet hastalarında kansere yakalanma riskinin, diyabet hastası olmayanlara oranla daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmalara göre, diyabet hastalarında karaciğer kanseri görülme riski diğer insanlara göre 2.5 kat, rahim kanseri görülme riski ise 2.2 kat daha fazla. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Serhat Işık, ’’Diyabet ile kanser birlikteliği uzun zamandan beri ilgi çeken bir konudur. Yapılan çalışmalar sonucunda diyabetik hastalarda kanser oranının diyabetik olmayanlara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır.’’ diyor.

Günümüzde diyabetli hasta sayısı 424 milyonken bu rakamın 2030 yılında 552 milyon olacağı öngörülüyor. Kanser ise bir yıldaki ölümlerin yüzde 13’ünün sebebi. Özellikle kolon, karaciğer, pankreas, böbrek, prostat ve rahim kanserlerinin diyabet ile ilişkisi var.

Diyabet tümör hücrelerini çoğaltıyor

Tip 2 diyabette toplam vücut ağırlığı normal olsa bile vücutta yağ dokusu fazlalığı ile orantılı olarak ortaya çıkan ve yıllarca kan şekerini normal tutmaya çalışan insülin fazlalığı görülüyor. Ancak birey yaşam tarzı değişikliği ile vücuduna yardımcı olmazsa, yıllar içerisinde bu insülin artışı kan şekerini normal seviyelerde tutmakta aciz kalıyor ve kan şekerini yükseltiyor. Diyabette hem insülin fazlalığı hem de kan şekeri yüksekliği tümör hücrelerinin çoğalmasına uygun bir ortam oluşturutor.

Kanser gözden kaçabiliyor

Diyabette kan şekeri, insülin, büyüme faktörleri, kronik iltihap gibi pek çok etken kanser ortaya çıkışını kolaylaştırırken; tedavi yanıtını olumsuz etkiliyor. Diyabetik bireylerde kanser erken teşhisi amacıyla oluşturulmuş toplum taramaları, hastaların diyabet ve ilişkili problemlerine yoğunlaşıldığından dolayı gerek hasta gerekse doktor tarafından dikkatten kaçıyor. Bu taramaların daha az yapılması diyabetik bireylerde erken teşhis şansını azaltıyor ve tanıda daha ileri evre kanser ile karşılaşılmasına sebep olabiliyor. Ayrıca hem diyabet hem kanser olan kişilerde kullanılan kemoterapi ilaçlarının etkileri diyabetli olmayanlara göre daha az görülüyor.

Korunmada ideal kilo önemli

Doç. Dr. Serhat Işık’a göre, diyabetli hastada kanser tedavisi sürecinde metabolik kontrolün iyi olması, bağışıklık sisteminin kanser ile mücadelede güçlü kalınmasını sağlıyor. Kanser hastalığı tedavisinde hastaların yaşayacakları iştah sorunu diyabet tedavisini oldukça etkiliyor. Kanser tedavisinde temel hedef ideal kilonun korunmasıdır. Hasta veya sağlıklı herkes meyve, sebze ve tam tahıldan zengin, sağlıklı olduğu kanıtlanmış gıdalara sofrasında daha çok yer vermeli. Kanser riskini artırdığı kanıtlanmış işlenmiş kırmızı et, yüksek kalorili ve şekerli gıdalardan uzak durulmalı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin