Akşener kürsüden kurşunları fırlattı, Erdoğan’a yüklendi: Mafyaların, simsarların kuklası oldun

İYİ Parti lideri Meral Akşener, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Beni kendinle uğraştırma!” tehdidine, “Bir aslan miyav dedi, minik fare kükredi” diyerek karşılık verdi. Akşener, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binasının kurşunlanması hakkında Erdoğan’ın kendisinden özür dilemesini talep etmesine de tepki gösterdi. Kürsüden kurşunları fırlatan Akşener, “Bunca engeli aştıktan sonra şimdi bize bu kurşun mu dur diyecek! Bunca tehdide direndikten sonra şimdi bizi bu kurşun mu korkutacak!” dedi. İYİ Parti’nin İstanbul İl Binası geçtiğimiz hafta kurşunlanmıştı…

Meral Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Ucube bir dönemin nihayet sonuna geliyoruz. Hukuka keyfine göre yön veren kendi çıkarları için zalime boyun eğen, Başkentin göbeğindeki alçak bir cinayetin gerçek faillerini bulmaktan bile aciz bir iktidar! Verdiği hiçbir sözü, tutamayan, mafyaları, simsarları, uyuşturucu kaçakçılarını kollayan, Sinan Ateş’in katillerine göz yuman zalim bir iktidar! Sorumsuz bir iktidar!

Korkak bir iktidar! Ve artık vaktini, çoktan doldurmuş, son kullanma tarihi geçmiş bir iktidar! Düşünün ki; Emniyet teşkilatımız, cinayeti planlayan şahsı bir milletvekilinin evinde yakalıyor. Buna ilişkin, tutanak tutuyor.Nasıl oluyorsa oluyor, o tutanak, ortadan kayboluyor. Ve bugün o tutanak, dava dosyasında yok.

KATİLLERDEN HESAP SORACAK CESARET YOK

Hey gidi hey… Neydin, ne oldun Recep Bey? “Cesaretin sembolüyüm” diye geldin; giderayak esaretin sembolü oldun. “Milletin adamıyım” diye geldin; giderayak mafyaların, simsarların, kuklası oldun.

Görüyorum ki, artık sende; Ayşe Ateş’e verdiği sözü tutacak, basiret yok! Babasız kalan Banuçiçek’in, Bengüsu’nun, karşısına çıkacak, yüz yok! Elindeki sınırsız yetkiye rağmen katillerden hesap soracak cesaret ise hiç yok!

Hiç merak etmeyin! Recep Bey’in yapamadığını, biz yapacağız! Onun tutamadığı sözü, biz tutacağız! Ne olursa olsun; Sinan Ateş’in kanını, yerde bırakmayacağız! Katiller, cezasını çekecek! Azmettirenler, cezasını çekecek! Yataklık edenler, cezasını çekecek! Bu işin üstünü örtmeye kalkışanlar da, cezasını çekecek!

SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİNE TEPKİ

Seçimlere 39 gün kala BTK, yeni bir sosyal medya düzenlemesini, yürürlüğe aldı. Bu düzenlemeye göre, artık Sosyal medya platformları, kişisel bilgileri adli makamlara, iletmekle yükümlü olacak.

Peki nasıl iletecek? Herhangi bir yargı kararı olmadan iletecek. Bir soruşturma bahanesi bulmak, yeterli olacak. Yani bir İçişleri Bakanlığı yetkilisi, ‘Şu kişi hakkında soruşturma var. Bana bilgilerini verin.’ dediğinde o bilgiler, derhâl iletilecek.

Düzenlemenin ilgili kısmı, aynen şöyle diyor: ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, Devletin sırlarına karşı suçlar ve bu kapsamda içerik oluşturan ve yayan faillere ulaşmak için, gerekli olan bilgiler…’

Yani mesela gerçek enflasyon verilerini inceleyen ENAG ‘yanıltıcı bilgi yaymaktan’ susturulacak. Üstelik sadece ENAG değil ENAG verilerini, paylaşan hesaplar da susturulacak. Mesela ‘Kızılay’ın çadır satışını’ haber yapanlar ve yayanlar ‘devlet sırrını açığa çıkardı’ diye susturulacak.

Türk demokrasinin önüne, ördükleri duvarlara, bir tuğla daha konulacak. Türk gençlerine layık gördükleri hapishane düzenine bir pranga daha eklenecek. İşte size Recep Bey ve arkadaşlarının Türkiye’ye layık gördüğü yüksek demokrasi standardı. Gerçekten ibretlik.

‘KUZEY KORE LİDERİ’ BENZETMESİ

Sevgili gençler şunu asla unutmayın ki 14 Mayıs’ta oy kullanmaya gittiğinizde çok kritik bir seçim yapacaksınız. Kim Jong’un, uzun boylu ruh ikizi ile Millet İttifakı’nın adayı arasında bir tercih yapacaksınız. Kuzey Kore’ye özenen bir Türkiye ile Avrupa standartlarında bir demokrasiyi doyasıya yaşayan bir Türkiye arasında bir tercih yapacaksınız.

Adım gibi eminim ki 14 Mayıs’ta sandığa gideceksiniz ve kaderinizin dizginlerini elinize alacaksınız! Sandığa gideceksiniz ve Recep Bey’i o koltuktan indireceksiniz! Sandığa gideceksiniz ve Atamızdan aldığınız emanetin hakkını verip yepyeni bir tarih yazacaksınız! Hiç şüphem yok: O sene, bu sene!

21 YILDIR ASGARİ DÜZEYDE BİR DEVLET İNSANI OLAMADIN!

“Gerginsin” deyince bana ve arkadaşlarıma kızmak, tehdit etmek, hakaret etmek, sandıktaki kaçınılmaz sonunu değiştirmeyecek. Çünkü; içinde bulunduğu bu acınası durumun tek sorumlusu sensin sen!

Bak, tam 21 yıl oldu ama sen hâlâ, asgari düzeyde bir devlet insanı olamadın. Dile kolay. Koskoca 21 yıl… Kim olsa, bir şeyler öğrenirdi. Ama sen maalesef, hiçbir şey öğrenemedin.

Bir de üstüne, geçtiğimiz hafta, çıkmışsın; bana, “Utan, utan.” diyorsun… Evet utanıyorum! Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olma şerefinin, zerresini dahi üzerinde taşıyamamandan, ben utanıyorum! Küfür bulaşmış dilinden, fitne saçan sözlerinden, söylediğin yalanlardan, attığın iftiralardan, biz utanıyoruz!

İnanabiliyor musunuz? Aynen böyle söylüyor. Arkadaş bizi, Cudi’ye, Gabar’a gömecekmiş… Bak Recep Bey; Cudi ve Gabar, senin için vatan olmayabilir. Ama bizim için, Rize ne kadar vatan toprağıysa; Cudi de o kadar vatan toprağıdır! Kocaeli ne kadar vatan toprağıysa; Gabar da, o kadar vatan toprağıdır!

BİR ASLAN MİYAV DEDİ, MİNİK FARE KÜKREDİ

Neymiş? Kiminle uğraşacağımı, çok iyi bilecekmişim… Neymiş? Kendisini benimle uğraştırmayacakmışım… Vay vay vay… Bir aslan miyav dedi, minik fare kükredi… Recep Bey, sen hiç merak etme ben kiminle uğraşacağımı çok iyi bilirim. Kul hakkı yiyenlerle, terörist başının mektubunun devletin teelvizyonunda okutanlarla, emeklieden memurdan işçiden esirgediği milyarlarca lirayı rant şebekecilernin atlına serenlerle uğraşırım.

Tehdidin yansımasını hemen ertesi gün gördük. Neymiş bir bekçi arkadaş hırsız kovalıyormuş. Recep Bey çıkmış benden özür bekliyormuş. Hadi oradan be hadi, çok beklersin. Sakın unutma bir bu günlere öyle kolay gelmedik.

KÜRSÜDEN KURŞUN FIRLATTI

Söyleyin Sinan Ateş durdu mu? Bunca tehdide direndikten sonra şimdi bizi bu kurşun mu korkutacak. Söyleyin Ömer Halis Demir korktu mu? Bunca ahlaksızlığa göğüs gerdikten sonra, şimdi bizi bu kurşun mu sindirecek? Gaffar Okkanlar, Uğur Mumcular öldü mü? Bunca hainliğin üzerinden geldikten sonra şimdi bizi bu kurşun mu korkutacak!

Şimdi bizi bu kurşuna adres verenler mi ayıracak! O zaman bugün burada sizlerden bir söz istiyorum, bu sözü törenize atanıza uyarak verin, bu sözü aklınızı ve kalbinizi duyarak verin. Kıvılcımdan ateş olacaksınız söz mü? Tüm mermilere göğüs gerip milletimize güneş olacaksınız söz mü?

Çöken karanlığı çökertmek için 40’tan 40 bin olacaksınız söz mü? Bu millet 15 Mayıs sabahı kendine düşen gömleği yırtıp atacak. Bu millet 15 Mayıs sabah hep birlikte hürriyet diye bağıracak.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin