CHP İstanbul İl Örgütü, milli varlıklar için yapmak istediği yürüyüşte polis engeliyle karşılaştı. İktidarın İstanbul Boğazı’ndaki köprüleri özelleştirilme kararına karşı Beşiktaş Ortaköy’den Arnavutköy’e düzenlenmesi planlanan yürüyüş valilik tarafından yasaklanmıştı.
Bugün saat 17.00’de başlayacağı duyurulan yürüyüş öncesi Ortaköy’de sokaklar polis barikatlarıyla kapatıldı.
Yasaklama kararı sonrası alanda toplanan partililer ve vatandaşlar polis ablukasına alınırken, çevik kuvvet ekipleri ve TOMA’lar bölgede konuşlandırıldı.

”KÖPRÜLERİ ÖZELLEŞTİREREK SEÇİME KAYNAK OLUŞTURMAK İSTİYORLAR”
Konuyla ilgili açıklama yapan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, şunları belirtti:
“Açık açık itiraf ettiler. ‘Evet köprüleri özelleştireceğiz’ dediler. Biz bir anayasal hakkımızı kullanmak istiyoruz. Bu köprüler hepimize dedelerimizden miras kaldı. Dedelerimizin, babalarımızın vergileriyle bu köprüler yapıldı ve bu köprüler sizin çocuklarınıza, bizim çocuklarımıza miras kalacak. Siz kimin malının kime satmaya çalışıyorsunuz.
İki köprünün yıllık kârı 112 milyon dolar. Otoyolların kârı 179 milyon dolar. Bir yılda toplam kâr 288 milyon dolar. Köprülerin 25 yıllık kârı 15 milyar dolar yapıyor. İstanbul’daki köprülerin tüm gelirlerinin yüzde 96’sı devlete kalıyor. Altın yumurtlayan tavuklar neden özelleştirilmek isteniyor? Bu bir seçim yatırımıdır. Köprüleri özelleştirerek seçime kaynak oluşturmak istiyorlar.
Çelik’in konuşmasının ardından CHP’liler Arnavutköy’e yürümek üzere harekete geçti. Ancak polis CHP’lilerin yürüyüşüne izin vermedi. Polis tarafından yapılan anonsta müdahale edileceği yönünde uyarı yapıldı.

Ardından Özgür Çelik polislerle yürüyüş pazarlığına başladı. Polis, Çelik’e yürüyüş güzergâhının Valilik tarafından ilan edilen yürüyüş güzergâhı içinde yer almadığını söyledi.
“ÇİFTE STANDART VAR”
“Bilal Erdoğan’a izin veren Valilik CHP’ye neden izin vermiyor?” diye soran Çelik, ‘‘Bu engellemeleri bir an önce ortadan kaldırın. Filistin’deki katliamları protesto etmek için Galata’nın bir ucundan öbür ucuna geçeceğiz’ dediğimiz zaman bize kapatıldı ama Bilal Erdoğan’a açıldı.
Burada bir çifte standart var. AK Parti iktidarına yakın isimler olunca serbest, CHP yapmak isteyince yasak. Ona yasal, bana yasak.”

İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürünün Anayasada tarif edilen gösteri ve yürüyüş hakkıyla ilgili düzenlemeden hiç haberleri yokmuş gibi davranmaları, onların Anayasal suç işlediklerinin en açık delilidir. İleride bu kişileri yargılayıp Anayasal düzene saldırıdan müebbet hapis cezası vermeyenin …