AKP Hükümeti sözcüsü Bekir Bozdağ, Bakanlar Kurulu sonrası yaptığı açıklamada, ‘Reza Zarab davasının Türkiye’ye yönelik bir kumpas olduğunu’ iddia etti.
Bozdağ’ın açıklamasından satır başları şöyle: “Türkiye’ye dönük açık bir kumpastır. Siyasi bir davadır, hukuki dayanaktan yoksundur. 17-25 Aralık sürecinde F…’nün başaramadığı hukuk darbe teşebbüsünün ABD yargısı eli ile tekrarlanmasından başka bir şey değildir. Hukuki değildir. Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir. Olmayan belgeler üzerinden ellerinde varmış gibi yargılama yapıyorlar. Türkiye ile İran arasındaki ekonomik ilişkilerin tamamı Türkiye’nin ulusal hukukuna uygun olduğu gibi bu konudaki uluslararası hukuka da uygundur.Türkiye bir hukuk devletidir, bütün ticari işlemleri bu çerçevede yürümektedir. Herhangi bir hukuka aykırılığın bulunması söz konusu değildir. Ortada delil yoktur. Türkiye’nin aleyhinde itiraflara bulunmaya daha doğrusu beyanda bulunmaya zorluyorlar. Reza Zarrab davasında söylenen delilleri ne zaman, nasıl elde ettiniz? Aslı mı var, orjinali mi? Bunların oluşmasında katkınız var mı? FBI ajanı bu tapelerin doğruluğuna nasıl hükmetti? 15 Temmuz’da ya da başka zamanlarda başarılamayanlar şimdi bir kumpasla yapılmaya çalışılıyor.”
NATO Olayı
Bekir Bozdağ NATO’da yaşanan olayla ilgili de şunları söyledi: “Bu NATO tarihinin en büyük skandallarından bir tanesidir. Açık bir had bilmezliktir, kabul edilemez bir durumdur. Türkiye gerekli onurlu duruşunu ortaya koymuştur ve askerlerini derhal tatbikattan geri çekmiştir.
Türkiye tepkisini anında gösterdi. Bu saldırı sadece Atatürk ve Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik bir saldırı değildir. Aynı zamanda 80 milyon Türk milletine saygısızlıktır. Kabul edilemez bir durumdur. Bu durum nedeniyle NATO Genel Sekreteri’nin özrünü olumlu karşılıyoruz. Ama bu olayı şahıslarla kaim görmediğimizi ifade etmek isteriz. Bu sadece şahıslarla izah edilebilir bir durum gibi gözükmemektedir. Bir özensizlik sonucu yapılmış bir iş gibi görülmektedir. Sadece 2 kişi ile alakalı işlem yapılması bu olayın tamamen enine boyuna araştırıldığı, aydınlatıldığı anlamına gelmez. Üst amirler, komutanlar kimse onlarla ilgili de işlem yapılmasını, sorumlulukları olup olmadığının tespit edilmesini istiyoruz. Üstünün örtülmemesi gerektiğini de açıkça ifade ediyoruz.
Türkiye NATO’nun saygın bir üyesidir ve NATO’nun saygın bir üyesi olarak katkılarını sunmaya devam edecektir. Ama Türk milletine, devletine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan saldırıyı, alçaklığı kabul etmesi mümkün değildir.!”

Ah Bekir Ah! Demek sen de “kripto F…cü”sün ha!
Kim derdi ki, bir gün gelecek sen de Reis’ i satacaksın; konuşmalarınla F…nün ekmeğine yağ süreceksin.
Ne demek şimdi: “itirafa” zorluyorlar. Hadi ağzından “itirafa zorluyorlar” diye kaçırıp bir çuval inciri berbat ediyorsun; sonrasında kalkıp hangi akla hizmet “beyana zorluyorlar” diyorsun. Sana böyle mi ögretmiştik? “İftira” demelidin “iftira”…
Neyse sen çık gel şu Saray’a da Reis sana haddini bildirir…