Akademisyen Tuna Altınel: “Bana tuzak kuruldu; Nüfus Müdürlüğü’nde bekletilip tutuklandım”

Kendi iradesiyle pasaportuna konulan sınırlandırmayı kaldırmak için Türkiye’ye gelen Barış Akademisyeni Doç. Dr. Tuna Altınel 81 gün cezaevinde kaldı.

Gelirken tutuklanmak ya da göz altına alınmak gibi bir endişe taşımadığını ifade eden Altınel, yaşananların normal olmadığını ama Türkiye’nin durumuna bakıldığında da şaşırtıcı olmadığını söylüyor. Altınel özellikle de yasal bir derneğin etkinliği nedeniyle tutuklandığına vurgu yapıyor.

Doç. Dr. Tuna Altınel, Euronews’te Dilek Gül’ün konuğu oldu. Altınel Claude Bernard Üniversitesi Lyon-1’de öğretim üyesi ve aynı zamanda bir barış akademisyeni.

Barış akademisyenleri davasında tutuksuz yargılanan matematikçi, 11 Mayıs’ta pasaportuna neden sınırlama konulduğunu öğrenmek ve bunu kaldırabilmek için Balıkesir Nüfus Müdürlüğü’ne gitti. Müdürlükteki görevli memur tarafından bir süre bekletildikten sonra tutuklanarak Kepsut Cezaevi’ne yollandı.

Nedeni ise Fransa’da Şubat ayında, Amities Kurdes de Lyon et Rhone-Alpes isimli bir derneğin “Cizre bodrumlarına ilişkin” düzenlediği konferansta çevirmenlik yapması. Bu mesele yüzünden hakkındaki suçlama oldukça ağırdı. Örgüt üyeliği…

Aslında hakkındaki bu suçlama da ilk değildi.

Cezaevinde Fransızca ve İngilizce dersler verdi

Tuna Altınel barış akademisyenleri davasında da yasa dışı örgüt üyeliğiyle suçlanıyordu.

İlk duruşmasında yargısız infaz edildiğini ve barış istemenin suç olmadığını söyleyen profesör suçlamaları reddetti.Onun için hem Fransa’da hem de Türkiye’de yüzlerce akademisyen bir araya geldi ve basın açıklamaları yaptı.

1 günlük tutukluluğun ardından ilk duruşmada mahkeme, adli kontrol tedbiri uygulanmaksızın tahliyesine karar verdi.

81 günlük sessizlikten sonra İstanbul’un gürültüsü biraz yormuş onu ama özgür kaldığı için mutlu. Bir de cezaevinde Fransızca ve İngilizce verdiği derslere karşı aldığı Kürtçe dil kursu da yarıda kalmış. Ona biraz canı sıkılmış ama kısa sürede ilerleteceğini söylüyor.

“O metni sanki kendim yazmışım”

Akademisyen ve barış aktivistlerinin dayanışması ile özgür kaldığını belirten Doç. Dr. Altınel, Barış bildirisine attığı imzanın arkasında. Hatta “O metni sanki kendim yazmışım” diyecek kadar arkasında…

Barış bildirisi sonrasında yaşanan sürecin binlerce akademisyeni mağdur ettiğini de söyleyen Altınel, bu durumun Türkiye’nin eğitim sistemini zedelediği görüşünde. Üniversiteler çölleşti diyor. Temennilerle değil, mücadele ile daha güzel bir Türkiye için vazgeçmemek gerektiğini ifade ediyor.

HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin