AK Parti’de suskunların her biri birer Arınç

HABER ANALİZ | MUHSİN AHMET KARABAY

Tek Adam’ın iktidar partisi AK Parti’de, eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın sözleri özellikle de “Kral çıplak” çıkışı tartışılıyor. İktidar partisinin bir de “suskunlar” kanadı var. Bunların başında da Ahmet İyimaya. Cumhurbaşkanlığı sistemini, bu ülkenin başına musallat eden isimlerden olan İyimaya, şu sıra yakınlarıyla pişmanlıklarını paylaşıyor.

Hukukçu kökenli Ahmet İyimaya, 20. dönemden itibaren Meclis’te yer aldı. 1996’da girdiği parlamentoda 24 Haziran 2018’e kadar görev yaptı. Bir dönem Meclis Adalet Komisyonu Başkanlığını üstlendi.

Aktif siyasi hayatının son dönemindeyse, kendini Cumhurbaşkanlığı Sistemine bu toplumu ikna etmeye adadı. Köy köy, mahalle mahalle dolaşıp eski sistemin nasıl antidemokratik bir yapının olduğunu, getirmek istedikleri sistemin faziletlerini anlattı.

İyimaya, gittiği her yerde, katıldığı her programda özellikle 2007’den önceki Cumhurbaşkanlığı Sisteminin demokratik olmadığını anlattı. Eski yapının aslında Parlamenter Sistem bile olmadığını öne süren Ahmet İyimaya, bu ülkede on yıllar boyunca demokratik olmayan bir vesayetçiliğin uygulandığını öne sürdü.

Getirilecek sistemi anlatırken kuvvetler ayrılığına yaptığı tanım hayli dikkat çekici olan İyimaya, “Başkanlık sisteminin temel yapısı yürütme yetkilerinin tek merkezde toplanmasıdır” diye tanımlıyordu.

İyimaya, 16 Nisan 2017 referandumu öncesinde 22 Mart’ta Habertürk’te katıldığı programda yapılacak değişikliklere, “Bu Türk tarihi bakımından büyük bir sıçrama” olarak tanımlayacak kadar umut bağlamıştı.

İYİMAYA’NIN PİŞMANLIĞI KİMSEDE YOK

Ahmet İyimaya, bir dönem emeklilik için çalışılması yeterli olacak süre kadar Meclis’te milletvekili olarak görev yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın referandumun daha erken saatlerinde çıkıp “Atı alan Üsküdar’ı geçti” dedikten sonra yapılan seçimlerde aday gösterilmedi.

Tek Adam olma yolunda engel kalmadığını gören Erdoğan, “fırsat kaçtı ve artık yapılacak bir durum kalmadı” anlamında kullanılan bu atasözünün artık hayata geçmeye başlamasından sonra bir kenara çekildi. Daha doğrusu çekilmek zorunda kaldı demek daha doğru belki de.

Başkanlık sisteminin Türkiye’de hayata geçmesine hayatını adayan iki isim vardı. Biri Burhan Kuzu, diğeri Ahmet İyimaya. Kuzu, bakanlık koltuğuna oturmadan dünyadan gitti, artık hayatta değil. Ahmet İyimaya ise siyasi bir mevta olarak dostlarıyla zaman geçirmeye devam ediyor.

Eski tanıdık dostlarıyla farklı vesilelerle bir araya gelip pişmanlıklarını anlatıyor. Geçtiğimiz günlerde eski bir dostuyla buluştu. Bir mekana oturup eski günlerden söz ettiler.

Eski dostu, muhatabının pişmanlıklarını bilmediği için konuyu bugüne gelmeye ve ülkenin içine sürüklendiği duruma ilişkin görüşlerini sormayı sohbetin sonlarına sakladı. Konuyu İyimaya kendi açtı.

Bir süre sessizlik oldu. Ardından İyimaya “Gidişat perişan” diye söze başlıyor ve nefessiz sürdürdü. “Bu kadarını beklemiyorduk” dedikten sonra hukukun nasıl siyasallaştırıldığını anlattı. Adam kayırmadan yolsuzluğa, saltanat sürmeden ekonomideki sorunlara kadar…

İyimaya, bütün bunları paylaştıktan sonra, “Dikkat ederseniz çıkıp konuşmuyorum” dedi. Buraya kadar dinlerken onay anlamında kafa sallayan eski dostu, “Evet, çok doğru” diyor. Sonra da şunu söylemekten kendini alamadı:

– Peki bütün bunları bilen, gören, farkında olan birisiniz. Hiç olmazsa Bülent Arınç gibi çıkıp da anlatsanız.

İyimaya çıkıp anlatmasının olmayacağını, ama içeride konuştuğunu söyledi. Muhatabı bu kez heyecanla şu soruyu sordu:

– Peki bu yaşananları anlatınca Tayyip Bey ne diyor?

İyimaya’nın verdiği cevap aslında bildiğimiz Erdoğan’ı anlatmaya yeterli oldu:

– CHP ağzıyla konuşup durma!

Erdoğan’dan “CHP ağzıyla konuşma” uyarısı aldıktan sonra konuşmaya devam etmek kimin haddine. Aksi takdirde hangi sözlerin geleceğini oradakilerin hepsi biliyor. Miting meydanında teknik bir aksaklık yaşayınca “Beni küfrettireceksiniz” diye azarlayan biri, sağır odada neler söylemez, neler yapmaz.

“Cumhurbaşkanlığı sistemi bir antivirüs programıdır” diyerek bugünkü Tek Adamlık sisteminin önünü açanların başında yer alan Ahmet İyimaya, şimdi sosyal medyada “çiçek böcek” konularını paylaşıyor.

Dün nasıl bir cesaret geldiyse (!) sosyal medyada dolaylı da olsa bir mesaj verebilme cesareti gösterdi:

“Ağaç dile geldi:

“Oran ormanındayım. Yıllar önce beni Prof. Kemal Kürdaş fideledi. Bir kökte üç kardeşiz. Gül gibi geçiniyoruz. Merhuma devamlı dua ediyorum. Komşularımla kavga etmem!

Siyaset, benden ortak yaşam dersi alabilse!” dedi.

AK Parti içinde Bülent Arınç, henüz bir tane. Ama ona imrenen sanıyorum çok sayıda kişi var. Konuşmak istiyorlar, ancak farklı sebeplerden dolayı konuşamıyorlar.

Konuşamayan AK Partililer aslında potansiyel birer Bülent Arınç.

Türkiye'de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

3 YORUMLAR

  1. Iyimaya’nın tek bir değerlendirmesi doğru çıktı. O da arkadaşlarının üniversite yıllarına yazdıgı ” Ahmet hukuğu hep acı verici buluyorum” der cümlesi…

  2. Evet, yazara ben de katılıyorum. AK Parti içinde aslında çok sayıda potansiyel Bülent Arınç var.
    Çok sayıda konuşmak isteyen var.
    Çok sayıda iyi insan var. İçlerinde büyük cevher taşıyan çok insan var.
    İnanın bunlar konuşmak istiyor. Ama bir de şu korkuları olmasa!… Bir de şu iktidar nimetleri olmasa!… Bir de bu konuşma işi cesaret istemese!…
    AK Parti içinde çok değerli insan var.
    İnanın onlar da bir gün konuşacaklardır. Günün birinde iktidar değişsin, konuşmak değil konuşmamak risk almak anlamına gelsin, saf değiştirerek yeni nimetlerin başına üşüşme vakti bir gelsin, bakın nasıl konuşacaklar.
    AK Parti içinde çok değerli insan var.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin