ENSAR NUR | TR724 STRAZBURG
Strazburg’da bulunan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 25 Nisan 2016’dan bu yana tutuklu bulunan hayırsever iş adamı Cafer Tekin İpek’in başvurusuna ilişkin kararını bugün açıkladı. Mahkeme, İpek’in tutukluğunun devam ettirilmesinin özgürlük ve güvenlik hakkının ihlali olduğuna karar verdi.
AİHM, 10 yıldan uzun süredir cezaevinde tutulan ve mal varlıklarına el konulan Koza İpek Holding’in ortaklarından işadamı Cafer Tekin İpek’in başvurusunda Türkiye’yi mahkum etti. AİHM, Tekin İpek’in tutukluluk haline ilişkin başvurusunu 10 Kasım 2016’da kaydetmiş, 6 yıl sonra 29 Ağustos 2022’de taraflara sorularını ileterek başvuruyu gündemine almıştı.
Mahkeme kararında, Tekin İpek’in tutukluluğunun devam ettirilmesine ilişkin kararlarda sunulan gerekçelerinin yeterli olmadığını vurguladı. Strazburg mahkemesi, Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5/3. maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.
AİHM, yerel mahkemelerin dayandığı gerekçelerin “delillerin durumu ve kaçma ya da delilleri tahrif etme riskleri gibi tutuklama için öngörülen yasal kriterlerin, herhangi bir bireysel değerlendirme yapılmaksızın, kalıplaşmış ve soyut bir şekilde sıralanmasından ibaret olduğunu” belirtti. Mahkeme, bu tür risklerin “ilke olarak, özellikle yargılamanın ilk aşamasında tutuklamayı haklı gösterebileceğini; ancak bu gerekçelere kalıplaşmış ifadelerle sürekli olarak dayanılması, özellikle de bu davada 3 yıl, 8 ay ve 15 gün süren uzun süreli tutuklu yargılama süresini haklı çıkarmak için yeterli olamayacağını” vurguladı.
AİHM, Türkiye’nin Cafer Tekin İpek’e 3 bin 500 avro manevi tazminat ve 500 avro dosya masrafı ödemesine karar verdi.
Öte yandan Mahkeme, Tekin İpek’in Sözleşme’nin 5/1. maddesi kapsamında yaptığı şikayeti reddetti. Mahkeme, MASAK, SPK ve KOM raporlarının sonuç bölümünde başvurana isnat edilen suçlamaların makul şüphe kapsamında değerlendirilebileceğini kabul etti. Mahkeme, mahkumiyet ile gözaltına alma standartları arasında fark olduğunu belirterek, bu raporların gözaltı için yeterli gerekçeyi sağlayabileceğine hükmetti ve 5/1 kapsamındaki şikayeti kabul edilemez buldu.
Ancak AİHM, gözaltının ardından tutukluluğun devam etmesi için sunulan gerekçelerin yeterli olmadığını belirterek, Tekin İpek’in serbest bırakılmamasını hak ihlali olarak değerlendirdi.
“GARİP GECİKME”
Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor, 6 Ocak 2025’te yaptığı paylaşımda Cafer Tekin İpek’in AİHM’e başvurusunun uzun süredir sonuçlanmamasını “garip bir gecikme” olarak nitelendirmişti. Sanchez Amor benzer davaların çözüldüğüne dikkat çekerek, “Umarım Mahkeme’deki her bir yetkili, hangi milliyetten ve kişisel duruştan olursa olsun gerektiği gibi hareket etmiştir.” ifadelerini kullanmıştı.
TR724 Strazburg muhabiri, Sanchez Amor’un kararın gecikmesine ilişkin yorumlarını mahkemenin yıllık basın toplantısında AİHM Başkanı’na ve Yazı İşleri Müdürü’ne sormuştu.
AİHM Basın Konferansında Tekin İpek Sorusu!
TR724, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2025 basın konferansında, AİHM Başkanı ve Yazı İşleri Müdürü’ne uzun süredir incelenmeyi bekleyen Tekin İpek başvurusu ve karar hazırlama süreçlerindeki şeffaflık hakkında kritik bir soru… pic.twitter.com/CH7rnx3JaB
— Tr724 (@tr724com) February 10, 2025
İpek ailesi ve Koza Holding’e yönelik operasyonlar
Koza İpek Holding ve İpek ailesi, Erdoğan rejiminin Hizmet Hareketi’ne yönelik başlattığı cadı avının ilk ve en büyük hedeflerinden biri olmuştu. 1 Eylül 2015’te Holding’e ve İpek ailesine hukuksuz operasyonlar düzenlenmiş, 26 Ekim 2015’te holdinge ve bağlı şirketlere kayyım atanmıştı. Şirketler, 22 Kasım 2016 itibarıyla TMSF’ye ve son olarak 20 Ağustos 2024 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye Varlık Fonu’na aktarılmıştı.
Uzun yıllar boyunca inşaat, enerji, madencilik ve medya gibi birçok sektörde yatırımlar yapan Koza İpek Holding, binlerce kişiye istihdam sağlamış, yurt genelinde okullar, hastaneler ve sosyal tesisler inşa ederek eğitim ve sağlık alanında önemli katkılarda bulunmuştu. İpek ailesi aynı zamanda verdiği burslar ve başlattığı sosyal yardım projeleriyle binlerce öğrenciye destek olmuştu.

Yahu bu sürecin başı da hak ihlali sonu da. Sanki verilen hükümler hukuka uygun. AİHM, siyasi davranıyor, ipe un seriyor. 15 Temmuz davaları ve cemaat mensubu/sempatizanı denilen kişilerin davalarının tamamı baştan sona hukuksuz. Soykırım yapılıyor.