Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), KHK ile ihraç edilen 4 bin 800 kişinin başvurusu hakkında Türkiye’den 4 Ekim’de savunma istedi. Ancak bu kişiler arasında hayatta olmayan KHK’lılar da bulunuyor.
KHK’lı din dersi öğretmeni Ersoy Karamustafa, sınıf öğretmeni Cafer Ongun, sınıf öğretmeni Ali Ülker ve tarih öğretmeni Vakkas Karakoyun, ya cezaevindeyken ya da tahliye sonrası yaşadıkları sağlık ve psikolojik sorunlar nedeniyle hayatlarını kaybetti.
CEZAEVİNDE, SÜRGÜNDE, YALNIZLIK İÇİNDE…
• Ersoy Karamustafa (44), Manisa Turgutlu’da din kültürü öğretmeni olarak görev yaparken 1 Eylül 2016’da KHK ile ihraç edildi. Tahliyesine altmış gün kala Manisa T Tipi Cezaevinde koronavirüse yakalanan Karamustafa, 13 Şubat 2021’de yaşamını yitirdi.
• Vakkas Karakoyun (52), Gaziantep’te tarih öğretmeniyken 2016’da ihraç edildi, daha sonra görevine iade edilip emekli oldu. Türkiye’de KHk’lılara yaşam şansı tanınmadığı için Hollanda’ya iltica eden Vakkas Karakoyun 28 Haziran 2025’te vefat etti.
• Ali Ülker (51), Manisa’da Gülen cemaatine yönelik davalar kapsamında 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Beş yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen KHK’lı matematik öğretmeni Ülker, 29 Eylül 2025’te kendini asarak yaşamına son verdi.
• Cafer Ongun (51), Kütahya Şehitler İlköğretim Okulu’nda sınıf öğretmeniyken KHK ile ihraç edildi. 2023 Kasım ayında tutuklanarak Kütahya T Tipi Cezaevi’ne konuldu. İki yıl cezaevinde kalan Ongun, hapiste geçirdiği kalp krizi sonucu 21 Eylül 2025’te hayatını kaybetti.
BAŞVURU SAHİBİ ÖLÜRSE AİHM DOSYASI NE OLUR?
Avukat Ali Yıldız, başvuru sahiplerinin vefatı halinde AİHM sürecinin nasıl devam ettiğini şöyle açıkladı:
“AİHM, başvuru sahibi yargılama sürecindeyken vefat ederse, mirasçılarının davayı sürdürmek isteyip istemediklerine dair beyanlarını dikkate alarak davayı düşürür ya da devam ettirir. Örneğin, Aralık 2024’te açıklanan Kesler ve Diğerleri / Türkiye davasındaki başvuruculardan Uğur Uzuntaş 2023 yılında vefat etmiş, eşinin talebi üzerine dava sürdürülmüş ve mirasçılarına 5.000 avro tazminat ödenmesine karar verilmiştir.”

Kalmak mı daha hayırlı, yoksa gitmek mi?
İçeride kalmak mı iyi, yoksa dışarı çıkmak mı?
Yaşamak mı hayırlıdır, yoksa ölmek mi?
Hangimiz gerçekten bilir ki bunu? Aslında hiçbirimiz… Onun icin önce..
Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ, inneke entel-alîmul-hakîm.
“Sen her türlü noksandan uzaksın (ya Rabbi)! Bizim hiçbir bilgimiz yoktur, ancak Senin bize öğrettiğin kadar. Şüphesiz ki Sen her şeyi hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibisin.”
ve Sonra
“Allahümme ahsin ‘âkibetenâ fi’l-umûri kullihâ, ve ecirnâ min hızyi’d-dünyâ ve azâbi’l-âhirah”
“Allah’ım! Bütün işlerimizin sonunu hayır eyle. Bizi dünya rezilliğinden ve ahiret azabından koru.”
demeliyiz..