İHM, gazeteci Tuncer Çetinkaya başvurusunda Türkiye hakkında kritik bir ihlal kararı verdi. Karar, tutuklama, ifade özgürlüğü ve gazetecilik faaliyetleri açısından yeni bir tartışma başlattı. Tuncer Çetinkaya, tutuklanma sürecini, tahliye edildikten sonra yeniden cezaevine gönderilmesini, sağlık sorunlarını ve yıllar sonra gelen AİHM kararını TR724’e anlattı.
“Ne yapılabilir?” programında ana eksen; AİHM’in gazeteci Tuncar Çetinkaya kararında Türkiye’yi mahkûm etmesi, tutuklama ve ifade özgürlüğü ihlallerinin tescillenmesi, Türkiye’de kayyım uygulamalarının şirketlere kadar genişlemesi, 13 tavukçuluk şirketine kayyım atanması, Kalyon Grubu iddiası ve 24 Haziran’da Strasbourg’da yapılacak ‘Herkes için adalet’ eylemi etrafında kuruldu.
Programda ilk başlık, Tuncar Çetinkaya’nın AİHM zaferi. Çetinkaya, karar için “Kendi adıma sevindim ama ülkem adına üzüldüm.” dedi. 10 yıl sonra gelen kararın haklılığını tescil ettiğini ancak geciken adaletin tam anlamıyla tatmin edici olmadığını vurguladı.
İkinci ana başlık, Türkiye’de gazetecilere yönelik yargı süreçleri. Çetinkaya’nın tutuklanması, tahliye edildikten sonra sosyal medya kampanyaları sonrası yeniden tutuklanması ve sağlık sorunları yaşaması üzerinden Türkiye’de tutukluluğun cezaya dönüştüğü anlatıldı.
Üçüncü başlık, kayyım uygulamalarının şirketlere yayılması. Programda 13 tavukçuluk şirketine kayyım atanması, yüksek fiyat iddiasıyla şirketlere el konulmasının hukuki dayanağı ve kayyım kararlarının “sermaye transferi” aracına dönüşüp dönüşmediği tartışıldı.
Dördüncü güçlü başlık, “Sıra Beşli Çete’ye mi geliyor?” sorusu. Serdar Akinan’ın Kalyon Grubu iddiası üzerinden iktidarın daha önce büyüttüğü sermaye gruplarına da el koyabileceği konuşuldu.
Yayının son bölümünde ise 24 Haziran’da Strasbourg’da Avrupa Konseyi önünde yapılacak 5. Adalet Buluşması konuşuldu. Peaceful Actions Platformu Temsilcisi Yüksel Kaya, eylemin amacını, Avrupa Konseyi’ne yapılacak çağrıyı ve “Herkes için adalet” talebini dile getirdi.