Açlık oyunları: Türkiye

HABER İNCELEME | YUSUF DERELİ 

Pandemi, ülkede zaten varolan gelir adaletsizliğini daha da artırdı. Zenginle yoksul arasındaki makas her geçen yıl daha da açılıyor. TÜİK’in verilerine göre gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, salgın yılında 0,410 ile 2009’dan bu yana en kötü seviyesini gördü. Gini katsayısının büyümesi, gelir dağılımının bozulması, gelir adaletsizliğinin artması anlamına geliyor.

En zengin yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay geçen yıl bir önceki yıla göre 1,2 puan artışla yüzde 47,5’e yükseldi. En düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay 0,3 puan azalarak yüzde 5,9’a geriledi. Ciddi maddi yoksunluk oranı 2019 yılında yüzde 26,3 iken 2020 yılı anket sonuçlarında 1,1 puan artarak yüzde 27,4 olarak gerçekleşti.

AÇLIK SINIRINDA BİR HAYAT!

DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi (BİSAM) da dün açlık ve yoksulluk sınırı Mayıs 2021 dönem raporunu açıkladı. Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı 2 bin 822 TL olurken, bu tutar sadece gıda için yapılması gereken minimum tutar olarak belirlendi. Yoksulluk sınırı ise 9 bin 762 TL olarak belirlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 2020 yılına ilişkin Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarını açıkladı. TÜİK’in verilerinin güvenilirliği tartışılsa da genel bir çerçeve çizmesi bakımından önemli. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de yoksulluk ve bununla beraber gelir adaletsizliği artıyor.

Son araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, 2020’de bir önceki yıla göre 1,2 puan artışla yüzde 47,5’e yükseldi. En düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay 0,3 puan azalarak yüzde 5,9’a geriledi. Bu sonuç, zenginle fakir arasındaki uçurumun tehlikeli boyutlara geldiğini gösteriyor. Toplumun en zengin yüzde 20’sinin gelirinin en yoksul yüzde 20’sinin gelirine oranı 7,4’den 8’e çıktı.

GİNİ KATSAYISI ARTIYOR

Türkiye tüm OECD üyeleri arasında Güney Afrika, Kosta Rika, Meksika ve Şili’den sonra gelir dağılımı en bozuk 5’inci ülke. Gini katsayısı, bir ülkede milli gelirin dağılımının eşit olup olmadığını ölçmeye yarayan bir katsayı. Gini katsayısının büyümesi, gelir dağılımının bozulması, gelir adaletsizliğinin artması anlamına geliyor. 2005’de Türkiye’nin Gini katsayısı 0,380’di.

TÜİK’in araştırmasına göre Gini katsayısı, 2020’de bir önceki yıla göre 0,015 puan artışla 0,410 olarak tahmin edildi. 2014’te 0,391 seviyesine kadar gerileyen Gini katsayısı, 2009’da bu yana en kötü seviyesini gördü. Çalışmaya göre yıllık ortalama hanehalkı kullanılabilir geliri yüzde 15,8 artarak 69 bin 349 TL olmuş.

YOKSULLUK ORANI YÜZDE 15’E ÇIKTI

Toplumun genel düzeyine göre belli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılıyor. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2020 yılında 0,6 puan artarak yüze 15 oldu.

MADDİ YOKSUNLUK ORANI YÜZDE 27’Yİ AŞTI

Finansal sıkıntıda olma durumunu ifade eden maddi yoksunluğa dair veriler de hiç iç açıcı değil. Belirlenen 9 kriterden en az dördünü karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan ciddi maddi yoksunluk oranı 2019 yılında yüzde 26,3 iken 2020 yılında 1,1 puan artarak yüzde 27,4’e çıkmış. Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı da 2020 yılı anket sonuçlarında bir önceki yıla göre 1,0 puan artarak yüzde 13,7 oldu.

AÇLIK SINIRI ASGARİ ÜCRETE DAYANDI

DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi (BİSAM) da dün açlık ve yoksulluk sınırı Mayıs 2021 dönem raporunu açıkladı. Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı 2 bin 822 TL olurken, bu tutar sadece gıda için yapılması gereken minimum tutar olarak belirlendi. Yoksulluk sınırı ise 9 bin 762 TL olarak belirlendi.

TÜRKİYE, SEFALET ENDEKSİNDE ZİRVEYİ ZORLUYOR

Eldeki diğer veriler de TÜİK’in destekliyor. ABD merkezli yayın kuruluşu Bloomberg’in enflasyon ve işsizlik oranlarını toplayarak oluşturduğu ve ‘Sefalet Endeksi’ olarak adlandırdığı listede Türkiye 62 ülke arasında Venezuela, Arjantin ve Güney Afrika’nın ardından 4. sırada yer alıyor. Söz konusu liste 5 yıldır yayınlanıyor ve Türkiye 5 yıldır ilk 5’in içerisinde yer alma başarısını gösteriyor!

KIRILGAN BEŞLİ’NİN DAİMİ ÜYESİ!

Türkiye, tanımlandığı 2013 yılından bu yana ‘kırılgan beşli’de yer alıyor. 8 yıldır Türkiye o kırılgan beşliden kopamadı! Farklı derecelendirme kuruluşlarının belirlediği ‘kırılgan beşli’nin içinde Türkiye her zaman vardı!

16,8 MİLYON İNSAN YARDIMA MUHTAÇ!

Cumhurbaşkanlığı 2020 Yıllık Programı’nda, Türkiye’de yoksulluk oranı yüzde 21.2 olarak belirtilmişti. Raporda, Türkiye genelinde 16 milyon 831 bin 210 kişinin, aldığı sosyal yardımlarla hayatlarını sürdürebildiği aktarılıyordu. AKP iktidarında yaklaşık 17 milyon insan yardıma muhtaç hale geldi!

KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR ERİYOR

Ekonomi açısından daha önemli olan veri kişi başına düşen milli gelir. Ne yazık ki Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir hızla azalıyor. 2013 yılında 12 bin 480 dolara çıkmıştı rakam. Ancak o tarihten itibaren gerileme trendine girdi. 2020 yılında kişi başın amilli gelir 8 bin 599 dolara kadar geriledi.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin