ABD’li eski Kıdemli Danışman: ‘Peker’in Amerikan Mahkemelerinde tanıklık yapması ABD’de olumlu karşılanır’

Prof. Dr. David Phillips, Colombia Üniversitesinde İnsan Hakları Çalışmaları Enstitüsünde Barış İnşa Programı Direktörü. Turkiye’yi yakından takip eden Phillips, Clinton dönemi Dış İşleri Bakanlığı kıdemli danışmanlığı görevini üstlenmişti. Türkiye konusunda ABD’de görüşlerine başvurulan saygın isimlerden biri olan Phillips’le Brüksel’de gerçekleştirilen NATO zirvesi, Biden-Erdoğan görüşmesi ve son zamanlarda gündeme damgasını vuran Sedat Peker videoları ile ilgili Politurco’ya önemli açıklamalarda bulundu.

Sedat Peker’in açıklamalarını yakından takip ettiğini belirten Phillips, ABD Peker’in ABD Mahkemelerinde, Amerikalı bir yargıca tanıklık yapmasının iyi karşılanacağı yorumunda bulunuyor.

‘Peker’in açıklamalarını takip ediyorum. Şu ana kadar açığa çıkardıkları çok sıra dışı şeyler. Sanırım daha birçok olayı daha ortaya çıkaracak ve açıklamalarını dinlemeye devam edeceğiz. Benim bakış açıma göre yaptığı en önemli açıklamalardan biri Türkiye’nin Rojava’daki cihatçı paralı askerlere olan desteği ile ilgili olandı. Özellikle de 2015’in başından günümüze kadar devam ettiğini açıklaması önemliydi. Görünüşe göre Türkiye, Sedat Peker’i danışmanlık ve ön cepheye silah ve asker teslimatı yapmak için taşeron olarak işe almış. Bu yeni bir şey değil, daha önce bu haberleri duymuştuk. Fakat gerçekten işin içinde olan, Hakan Fidan ve Tayyip Erdoğan ile gizlice anlaşan birinden bunları ilk defa duyuyoruz. Evet, Biden yönetimi kara para aklamayla ilgili derin endişelere sahip. Biden’ın uluslararası ilişkilerinin önemli unsurlarından birisi olarak buna daha önce de tanık olduk. Konu suç işleme, kişisel zenginleşme veya diğer yolsuzluk türlerinin gerçekleşmesi olduğunda hiçbir ülkeye müsamaha göstermeyecek. Herkesin hareketlerine dikkat etmesi, kirli işlerine son vermesi, uluslararası sisteme tekrar girerek ABD’nin ve Batı’nın güvenilen ve şeffaf bir ortağı olması için bir uyarı yapıldı.’

Phillips sözlerine söyle devam ediyor:

‘Şu anda öğrendiklerimize göre, Erdoğan kirli işlerini yaptırmak için bazı yandaşlarını kullandı. Sedat Peker bunlardan birisi ve daha birçoğu var. Bunların açığa çıkması için sadece bir gün ışığına ihtiyacımız var. Ve evet, ABD mahkemeleri bu konuya ilgi duyacaktır. Daha önce New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nin Halk Bankası ve yolsuzluk eylemlerine karşı ciddi bir ilgisi olduğunu gördük. Sedat Peker’in yeni açıklamalarını takip edelim ve eminim ki ifade vermesi de ABD’deki bir hâkim tarafından hoş karşılanacaktır.’

Politurco Genel Yayın Yönetmeni Aydoğan Vatandaş’ın sorularını yanıtlayan David L. Phillips, Erdogan’in S-400’ler konusunda da geri adim atacağını iddia ediyor. İşte o röportaj.

İki ülkenin ilişkilerindeki gerilemenin nedenlerinden bahseder misiniz?

Çok belirgin bir bozulma oldu. Birkaç farklı nedenden dolayı şu anda bu ilişkiler en düşük seviyeye ulaşmış durumda. Türkiye’nin yurt içinde insan haklarına müsamaha göstermemesi, HDP’ye karşı yasal işlemler başlatması, bazı cephe ülkelerde agresif tutum alması, Suriye, Libya ve Karabağ’daki cihatçı paralı askerlerle aktif olarak iş birliği yapması bu nedenler arasında. Bunlara ek olarak Türkiye’nin ilk başta Rusya’dan S-400 füzelerini satın alma kararı da ABD ile arasındaki uzun ihtilaf listesini oluşturuyor. Bu ilişkinin ortaya çıkardığı problemler bunlar ve eminim ki Biden ile Tayyip Erdoğan arasında 14 Haziran’da NATO zirvesinde yapılan toplantıda bu konular masaya yatırılmıştır.

Bu zirveden umutlu musun?

Hiç umutlu değilim fakat Biden’ın mesafeyi koruması hoşuma gitti. Eminim ki Erdoğan ABD’nin düşmanlarına yönelik yaptırım yasası kapsamında uyguladığı yaptırımları kaldırmasını Biden’den istemiştir. Ek olarak, Biden’dan aşırıcılıkla savaşan Suriye’nin kuzeyindeki kuvvetlere veya müttefiklerine olan desteği kesmesini de istemiştir. ABD’nin de yurt içindeki insan haklarıyla, Kürtler’in kültürel ve politik haklarıyla ilgili endişelerini de dile getirdiğinden de eminim. Görüşmeden önceki sert demeci ve Türk medyasının Erdoğan’ın Biden karşısında sert oynayacağını söylemesine rağmen, Erdoğan, kötüye giden ilişkilere isteksiz bir şekilde karşılık vermekten ve fotoğraflardan da gördüğümüz üzere Biden’ın yüzüğünü öpmekten farklı bir şey yapmadı. Artık derin bir nefes almamız ve yol alabilmemiz için ilişkileri nasıl tamir edebiliriz diye düşünmemiz gerekiyor. Fakat bu ilişkilerin ancak Türkiye’nin uluslararası ilişkilere rahatsızlık veren bir ülke olmak yerine, bir ortak olarak uluslararası düzeni kollayan bir ülke olmasıyla düzelmesi mümkündür.

Anladığımız kadarıyla Türkiye, Afganistan’da görev almak istiyor. Dolayısıyla, bu hamlenin ABD’nin Türkiye için alacağı kararlar üzerinde bir etkisi olacağına inanıyor musunuz?

Anladığım kadarıyla Türkiye, Kabul havaalanını korumak için bir teklif iletti. ABD ve NATO kuvvetleri geri çekildiği için burada bir boşluk oluşacak. Bu boşluğu doldurmak için de Türkiye bir teklif sundu. Şu anda Türkiye’nin gelecekteki rolü için belirlenmiş bir şey yok ve Afganlar, Taliban da dahil olmak üzere, Türkiye’yi ülkelerinde istemediklerini beyan edebilir. Bu yüzden, gelecekte Afganistan’da neler olacağını görmemiz gerekiyor. Türkiye kendisini vazgeçilmez olarak göstermek için bir teklif sundu. Buna gelecek cevabın ne olacağını henüz bilmiyoruz. Sanırım halen Brüksel’deki merkezde değerlendiriyordur.

Türkiye’de devletin ileri gelenleriyle ilgili açıklamalar yapan, Türk devletiyle derin ilişkileri olan organize suç örgütü lideriyle ilgili haberleri takip ediyor musunuz? Erdoğan ve ailesi hakkında birçok sır açığa çıkarıyor ve onları kara para aklama ve uyuşturucu ticareti gibi aktivitelerle ilişkilendiriyor. Biden’ın NATO zirvesinde verdiği demeç dikkatimi çekti. Kendisi tüm dünya genelinde kara para aklama faaliyetleriyle savaşacaklarını söyledi. Sizce ABD bu tür meselelere de yoğunlaşabilecek mi? Bunun ucu ayrıca Türkiye’ye de dokunur mu?

Evet, Peker’in açıklamalarını takip ediyorum. Şu ana kadar açığa çıkardıkları çok sıra dışı şeyler. Sanırım daha birçok olayı daha ortaya çıkaracak ve açıklamalarını dinlemeye devam edeceğiz. Benim bakış açıma göre yaptığı en önemli açıklamalardan biri Türkiye’nin Rojava’daki cihatçı paralı askerlere olan desteği ile ilgili olandı. Özellikle de 2015’in başından günümüze kadar devam ettiğini açıklaması önemliydi. Görünüşe göre Türkiye, Sedat Peker’i danışmanlık ve ön cepheye silah ve asker teslimatı yapmak için taşeron olarak işe almış. Bu yeni bir şey değil, daha önce bu haberleri duymuştuk. Fakat gerçekten işin içinde olan, Hakan Fidan ve Tayyip Erdoğan ile gizlice anlaşan birinden bunları ilk defa duyuyoruz. Evet, Biden yönetimi kara para aklamayla ilgili derin endişelere sahip. Biden’ın uluslararası ilişkilerinin önemli unsurlarından birisi olarak buna daha önce de tanık olduk. Konu suç işleme, kişisel zenginleşme veya diğer yolsuzluk türlerinin gerçekleşmesi olduğunda hiçbir ülkeye müsamaha göstermeyecek. Herkesin hareketlerine dikkat etmesi, kirli işlerine son vermesi, uluslararası sisteme tekrar girerek ABD’nin ve Batı’nın güvenilen ve şeffaf bir ortağı olması için bir uyarı yapıldı.

Sizce Sedat Peker ile Rıza Zarrab olayi arasında bir benzerlik var mı? Hatırlarsanız Zarrab da ABD’nin koyduğu yaptırımları delmesiyle gündeme gelmişti. Sizce ABD, Sedat Peker ile ilgilenir mi ve onu ABD’de bir tanık olarak kabul edebilir mi?

Benzerlik var. Şu anda öğrendiklerimize göre, Erdoğan kirli işlerini yaptırmak için bazı yandaşlarını kullandı. Sedat Peker bunlardan birisi ve daha birçoğu var. Bunların açığa çıkması için sadece bir gün ışığına ihtiyacımız var. Ve evet, ABD mahkemeleri bu konuya ilgi duyacaktır. Daha önce New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nin Halk Bankası ve yolsuzluk eylemlerine karşı ciddi bir ilgisi olduğunu gördük. Sedat Peker’in yeni açıklamalarını takip edelim ve eminim ki ifade vermesi de ABD’deki bir hâkim tarafından hoş karşılanacaktır.

Türkiye ile Rusya arasında olan S-400 füze sistemi anlaşmasına ne oldu? Erdoğan geri adım atar mı?

Çekilip çekilmeyeceğine yönelik bir işaret göstermedi. Ama geri adım atacak. Türkiye’nin ödemesi gereken büyük bir bedel var. Türkiye F-35 hayalet uçak sisteminin dışında bırakıldı. Türkiye’nin açıklamasına göre Rusya’nın S-400 sistemine yöneldiler çünkü ABD, Obama yönetimi sırasında Patriot füzelerinin teslimatını zora soktu. Ben buna inanmıyorum. Bu tamamen Erdoğan’ın Rusya’yı ABD karşısında güçlendirmek ve Türkiye’nin her iki ülke arasında vazgeçilmez bir yerinin olduğunu göstermek için yapılmış bir hamle. Aslına bakarsanız, Türkiye S-400 sistemi için tam 3 milyar dolar para harcadı. Türkiye’nin ekonomisi harabeye dönmüş durumda. Böyle sofistike silahlara para harcamamalı. Bu para Türk lirasını istikrara kavuşturmak ve sosyal refahı sağlamak için harcanmalıydı. ABD Meclisi çok açık bir şekilde CAATSA (Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşılık Verme Yasası) kapsamında yaptırım uygulanacağını ve Türkiye’nin menfur eylemleri nedeniyle bir cezayla karşı karşıya kalacağını belirtti. Bu değişmeyecek. Bilakis, yaygın bir biçimde bildirildiği üzere, Türkiye ikinci kez S-400 füzelerini satın almaya karar verirse, bu baskı daha da artacak.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin