SEVİNÇ ÖZARSLAN – TR724
Antalya L Tipi Cezaevinde 26 aydır tutuklu olan KHK’lı fizik öğretmeni Asuman Birinci‘nin tedavisi çıkmaza girdi. 15 Temmuz’daki açık görüşe tekerlekli sandalye ile getirilen Birinci, ertesi gün hastaneye sevk edildi.
Antalya Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’ne götürülen Birinci’ye doktor ameliyat olması gerektiğini söyledi. Cezaevi şartlarında ameliyat olmaktan korkan ve endişelerini gidermek için doktorla görüşmek isteyen Birinci’ye doktor yeterli açıklama yapmadı. Hasta kadına gardiyanla haber gönderen doktorun, “Ben ona bir şey açıklamayacağım” dediği öğrenildi.
TR724’e açıklamada bulunan Asuman Birinci’nin eşi Eyüp Birinci “Yaklaşık on gün boyunca yoğun şekilde uğraştık ama bir türlü hastaneye sevki çıkarılmadı. Ancak 16 Temmuz’da sevk edilebildi. İki gün hastanede kaldı, cuma akşamı tekrar cezaevine gönderdiler.” dedi.
Antalya Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde ameliyat önerildiğini belirten Birinci, ancak doktorun yaklaşımı nedeniyle eşinin ameliyat konusunda yeniden tereddüt yaşadığını söyledi.
Doktorun hastaya yeterli bilgilendirme yapmadığını öne süren Eyüp Birinci, “Eşim ameliyat olmaya çok zor karar vermişti, bugün yaptığımız telefon görüşünde (16 Temmuz 2026) ameliyattan vazgeçtiğini söyledi. Çünkü doktorun kendisiyle görüşmediğini ifade etti. Eşim doğal olarak korkuyor, endişeleri var. Hasta hakları gereği hastayı bilgilendirmesi, endişeleri giderilmesi gerekirken doktor bunu yapmadı. Gardiyan aracılığıyla haber gönderdi. “Ben ona açıklama yapmayacağım” demiş. Hastayı muhatap almıyorlar. Mahkum olduğu için insan yerine koymuyorlar. Eşim de korkudan ameliyattan vazgeçti. Ayrıca ameliyattan kısa bir süre sonra taburcu edip koğuşa gönderiyorlar. 90 gün boyunca bakım yapılması gerekiyor. Cezaevinde bu durum çok zor.” dedi.
“ŞİMDİLİK KANAMASI DURDU AMA KALICI ÇÖZÜM DEĞİL”
Birinci, yaklaşık bir ay süren kanamanın hastanede uygulanan tedaviyle şimdilik durdurulduğunu ancak kalıcı çözüm sağlanmadığını belirterek, “Şimdilik kanaması durmuş. Muhtemelen ilaç ya da iğne yaptılar. Ama ameliyat olmazsa iki ay sonra yine aynı şekilde aşırı kan kaybı yaşayacak, yine halsiz düşecek. En büyük endişemiz bu.” dedi.
Cezaevindeki sevk sorunlarının da sürekli tedaviyi aksattığını dile getiren Birinci, rutin kontrollerin yapılamadığını belirterek şunları söyledi: “Ayda bir kontrole gitmesi gerekirken cezaevindeki yoğunluk gerekçe gösterilerek sevkler çıkarılmıyor. Cezaevi yönetimi ‘Kolluk kuvvetleri iptal ediyor’ diyor. Jandarmaya gidiyorum, onlar ise ‘Biz başı ağrıyanı bile sevk geldiğinde götürüyoruz, bizimle ilgisi yok.’ diyor. Herkes suçu birbirine atıyor. Sonuçta doğru düzgün hastane sevki yapılamıyor.”
“Eşimi görüşe tekerlekli sandalyeyle getirdiler, kan kaybından ölecek”

“Ben ona bir şey açıklamayacağım” diyen doktorun diplomasının iptali gerekir. Hastaya bilgi vermek hekim sorumluluğunun başta gelen gereğidir. Hastasına hangi sebeple olursa olsun ayrımcılık uygulayan bir doktor, o mesleği yapacak nitelikten yoksundur ve meslekten ihracı gerekir. Bu Dr. Mengele kafasındaki faşist mahluklara doktor diplomasını kim veriyor?