AKP Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoyduğu operasyon hakkında henüz bir açıklama yapmayan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın suskunluğuyla ilgili sözlerine sosyal medya hesabı üzerinden uzun bir cevap verdi. Çelik, “Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Bir ülkenin halkına ait egemenliğin hedef alınması ve uluslararası hukukun ihlal edilmesi hiçbir şekilde kabul edilemez.” dedi. Ancak Ömer Çelik’in uzun cevabının hiçbir yerinde ne Trump’ın adı geçti ne de operasyonu yapan ABD’nin…
Ömer Çelik’in cevabının tamamı şöyle:
Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Partimiz her zaman uluslararası hukukun, ülkelerin meşru egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün savunucusu olmuştur. “YÖNETİMLERİN MEŞRUİYETİNİN HALK İRADESİNE DAYANDIĞI” ve “BİR ÜLKEDE MEŞRU YÖNETİM DEĞİŞİMİNİN SADECE O ÜLKENİN HALKINA AİT DEMOKRATİK BİR HAK OLDUĞU” ilkeleri, Cumhurbaşkanımızın ve Ak Partimizin siyasi hayatının eksenidir. Bu ilkeleri ihlal eden hiçbir gelişmeyi onaylamayız. Cumhurbaşkanımızın ve Ak Partimizin siyasi yolcuğunun en büyük yol arkadaşı siyasi meşruiyettir. Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz.
Venezuela’daki olaylarla ilgili olarak bakışımız bu ilkeleri esas almaktadır. Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz.
Biz, “siyasi meşruiyet”e güç odaklarının gözünden değil, güç odaklarına “siyasi meşruiyet” merceğinden bakarız. Bir ülkenin halkına ait egemenliğin hedef alınması ve uluslararası hukukun ihlal edilmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Bir ülkenin “SİYASİ TAPU”su sadece ve sadece o ülkenin halkına aittir. “Meşru egemenlik” sadece o ülkenin halkının inşa edeceği bir iradedir; dışardan dayatılamaz. Uluslararası düzenin ve uluslararası hukukun varlığı da bunun için gereklidir. Cumhurbaşkanımız bu prensiplerin en güçlü savunucusudur.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ve muhalefetteki kimi genel başkanların dünyayı sarsan bir olay karşısında akıllarına ilk gelenin Cumhurbaşkanımıza dönük niteliksiz sözler söylemek olması son derece vahim ve sağlıksızdır. Bu muhalefet odakları dış politikada tek bir olayı bile yönetmemiştir, böyle bir tecrübeleri yoktur. Dış politikadan anladıkları tek şey Türkiye’yi şikayet etmek, gelişmeleri
ancak iş işten geçtikten sonra anlamak ve kriz yönetmeyi retorik üretmek zannetmektir. Türkiye’de muhalefet niteliksiz ve dar siyaset koridorlarına sıkışmamalıdır. Dünyanın sarsıldığı bu zamanlarda herkes sağduyu ile hareket etmeli, sorumlu davranmalı ve söylenen sözlerin Türkiye’nin yoluna hizmet etmesine özen göstermelidir.
Sayın Cumhurbaşkanımız küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında gelmektedir. Hakkı söylemekten geri durduğu ya da haksızlığa göz yumduğu da görülmemiştir. Cumhurbaşkanımızın hangi sözü ne zaman ve nerde söyleyeceği siyasi tecrübesinin ve kriz yönetme ustalığının bir parçasıdır. Cumhurbaşkanımız “KENDİ SÖZÜNE HAKİM”dir ve bu özelliğe sahip dünya liderlerinin önde gelenlerindendir. Cumhurbaşkanımızın, siyasi meşruiyet kavramına zıt bir gelişmeyi onayladığı ya da mazur gördüğü görülmemiştir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın hangi krizi nasıl yönettiği, hangi sözü ne zaman ve ne şekilde söylediği, dünyanın her yerinde en dikkatli şekilde izlenir. Bunun sebebi, siyasi ezberlerin dışında nitelikli ve özgün bir siyasi çizgiyi inşa etme kabiliyetindendir.
Dünyanın zor zamanlarındayız. Giderek daha da zorlaşacak bir küresel ortamla karşı karşıya kalacak tüm dünya.
Bu zor zamanlarda en büyük dayanağımızın siyasi ilkelerimize daha çok sahip çıkmak olduğunu biliyoruz. Siyasi meşruiyet ilkelerimizden zerre kadar taviz vermiyoruz. Ülkemizdeki tüm siyasi odakların dış dünyadaki kaotik gelişmeler karşısında Türkiye için sorumlulukla ve sağduyu ile hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.
Siyasi aklın gereği dünyadaki kaosa karşı iç cephemizi sağlam tutmaktır. Devlet aklının ve diplomasinin tüm imkanlarını değerlendirerek, istikametimizi daha da güçlendireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük tecrübesi ve siyasi iradesiyle krizlerin yönetiminde inşa edeceği siyasi hatlar, Türkiye’nin yolunu açık tutmaya devam edecektir.
Özgür Özel ne demişti?
CHP lideri Özgür Özel, dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazmıştı:
Bu fotoğrafa iyi bak Sayın Erdoğan!
“15 Temmuz’da beni ilk arayan Maduro’ydu” diyordun.
“Maduro kardeşim, dik dur, yanındayız” diye seslenip, destek gönderiyordun.
Maduro, adil olmayan seçimler yaptığında, kendi halkına adaletsiz davrandığında “kardeşim” diyerek arkasında duruyordun. O zaman da yanlış yapıyordun.
Ama dostun Trump geldi, uluslararası hukuku çiğneyip kardeşin Maduro’yu yatak odasında eşiyle birlikte aldı, elini gözünü bağlayıp götürüyor.
Şimdi ne hazindir ki; bu fotoğraf karşısında susuyorsun.
Demokrasiyi savunman gerektiği zaman Maduro’yu savunuyordun, şimdi dünya düzenini savunman gerektiğinde, suskunluğunla, Trump’ın başka bir ülkeye darbesini savunuyorsun.
Çünkü muhtaç hissettiğin Trump’tan çekiniyorsun.
İşte sizin demokratlığınız da dostluğunuz da kardeşliğiniz de bu kadar!

