Grand İsias Otel’in yıkılmasına ilişkin tazminat davasında bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu. Raporda Adıyaman Belediyesi’ne yüzde 20, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yüzde 6, AFAD’a yüzde 2 kusur yüklendi. 6 Şubat depremlerinde yıkılan otelde 72 kişi yaşamını yitirmiş, 10 kişi yaralanmıştı. Ailelerin, rapora ilişkin karara itiraz edeceği öğrenildi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan Grand İsias Otel’e ilişkin tazminat davasında bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu. Adıyaman 2. İdare Mahkemesi’nde görülen davada hazırlanan raporda, otelin yıkılmasında kamu kurumlarına toplam yüzde 28 oranında kusur yüklendi. ANKA’nın haberleştirdiği rapora göre Adıyaman Belediyesi yüzde 20, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yüzde 6, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ise yüzde 2 oranında kusurlu bulundu. Adıyaman’ın Merkez ilçesinde bulunan Grand İsias Otel’in yıkılması sonucu, aralarında KKTC’li öğrenciler ve tur rehberlerinin de bulunduğu 72 kişi yaşamını yitirmiş, 10 kişi yaralanmıştı.

Otelde hayatını kaybeden tur rehberlerinden Ali Osman Aydın’ın ailesi, otelin yıkılmasında hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle Adıyaman Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD aleyhine tazminat davası açtı. Dava dilekçesinde, Ali Osman Aydın’ın deprem sırasında enkaz altında kaldığı, bilincinin açık olduğu ve saatlerce yardım beklediği belirtildi.
Dilekçede, resmi kurumların zamanında müdahale etmediği savunularak şu ifadeye yer verildi: “Depremin ilk anından itibaren yardım çağrılmış ve gerekli olan bütün resmi yerlere başvuru yapılmışsa da müteveffa Ali Osman’ı enkaz altından kurtarmak için AFAD başta olmak üzere hiçbir resmi kurum yardıma gelmemiştir.”
Ali Osman Aydın’ın enkaz altındayken WhatsApp gruplarına gönderdiği sesli mesajda yardım çağrısı yaptığı belirtilmişti. Aydın mesajında, “Biz dışarıyı görüyoruz. İnsanlar bize ulaştı ancak insanların yapabileceği bir şey değil. Buraya AFAD’ın gelmesi lazım, vatandaşla olmuyor. Belden yukarımız sağlam, belden aşağımız beton altında ezildi. Göz göre göre soluyoruz.” demişti.
Aile, yaralı olarak enkazdan çıkarılan Aydın’ın 7 Şubat 2023’te yaşamını yitirdiğini, ölümünde zamanında müdahale edilememesinin etkili olduğunu ileri sürdü.
Dilekçede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 27 Şubat 2023’te Adıyaman’da yaptığı açıklama da hatırlatıldı. Erdoğan, açıklamasında “Sarsıntıların yıkıcı etkisi, olumsuz hava şartları, hasar gören altyapının getirdiği zorluklar gibi sebeplerle maalesef ilk birkaç gün Adıyaman’da arzu ettiğimiz etkinlikte çalışma yürütemedik. Bunun için sizden helallik istiyorum. Her şeyin farkındayız ve gereğini yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.” ifadelerini kullanmıştı.
Dava dilekçesinde bu sözlerin, zamanında müdahale edilmediğinin, arama kurtarma çalışmalarının zamanında yürütülmediğinin ve koordinasyon eksikliğinin göstergesi olduğu savunuldu. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporu, bir inşaat mühendisi, bir şehir ve bölge plancısı ile bir jeoloji mühendisi tarafından hazırlandı.
Bakanlık yüzde 6 kusurlu
Raporda, Adıyaman Belediyesi’nin “imar planları, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamındaki yükümlülükleri ile tasarım, proje, uygulama ve denetim görevlerini tam olarak yerine getirmemesi” nedeniyle yüzde 20 kusurlu olduğu belirtildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ise “mevzuattan doğan görev ve sorumluluklarını tam ve eksiksiz yerine getirmemesi, plan ve projelendirme süreçlerini yeterince denetlememesi ve Yapı Kayıt Belgesi verilmesi” gerekçesiyle yüzde 6 kusur yüklendi.
AFAD’ın da “afet durumuna ilişkin gerekli çalışmaları ve denetimleri yapmaması, parsellerin aktif fay hatlarına yakın olduğu bilinmesine rağmen yeterli önlem almaması” nedeniyle yüzde 2 kusurlu olduğu tespit edildi.
Otelde yaşamını yitiren diğer ailelerin açtığı davalara gönderilen yazıda ise usul ekonomisi ilkesi gerekçe gösterildi. Yazıda, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın söz konusu raporun kusur tespiti ve oranları yönünden diğer davalarda da hükme esas alınabileceği belirtildi.
Aileleri temsil eden avukatların bu karara itiraz edeceği öğrenildi.
