350 askeri öğrenciye müebbet verildi, peki bakanın yeğeni nasıl kurtarıldı?

Müebbet hapis cezası verilen Askeri Öğrencilerin anneleri Anneler Günü’nde konuştu. Müebbet hapis cezası alan Harbiyeli gencin annesi Melek Çetinkaya, 15 Temmuz sonrası neler yaşadığını anlatırken ilginç ayrıntıları paylaştı.

Bir bakan yeğeninin 10 gün içeride tutulduğunu, bir asker ismiyle karıştığı gerekçesiyle hapisten kurtarıldığını aktaran anne Çetinkaya, gözaltı ve yargılama aşamasında uygulanan çifte standarda işaret ederek önemli açıklamalar yaptı.

Anne Çetinkaya’nın şunları söyledi: “O grubun içerisinde bir tane bakan yeğeni olduğu iddia edilen çocuk var. 10 gün yatmış. Düşünebiliyor musunuz, benim oğlumla bütün çocuklarla Yalova kamp yerinden aynı saatte, aynı yerden çıkan askeri öğrenci 10 gün yattı. Ne dedi? İsim benzerliğinden çıkmadı. Mümkün mü Allah aşkına? Hangi devirde yaşıyoruz. Neyin isim benzerliği. Güya bir erle ismi karışmış da,  tahliye olmuşmuş. Bu çocuğun bakan yeğeni olduğu söylendi. Ben hangi bakanın yeğeni olduğunu bilmiyorum. Beni ilgilendirmiyor. Beni oradan çıkan her çocuk da mutlu eder. Hiçbir masum çocukların orada kalmasını istemem. O çocuk da bizim çocuklarımızla beraber masum. Fakat bu okul birincisi Oğuzhan’ın, Tahsin’in, benim oğlumun diğerlerinin suçu ne?”

350 ASKERİ ÖĞRENCİYE MÜEBBET VERİLDİ

15 Temmuz gecesi köprüye çıkartılan ve tek kurşun atmadan teslim olan 350 askeri okul öğrencisi hukuksuz bir şekilde müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Hak arama çabaları cevapsız kalan aileler bir an önce çocuklarına kavuşmak istiyor.

BoldMedya’nın canlı yayınına katılan Melek Çetinkaya’nın dikkat çeken açıklamaları şöyle:

NASA’DA İKİNCİ OLAN ÇOCUĞU AÇIKÖĞRETİME KAYDETTİRMİYORLAR

Bakın, NASA’da ülkemizi temsil eden Oğuzhan Kızıltaş var. Bu çocuk okul birincisi. Bu çocuk Türkiye’ye birincilik kazandıran çocuk. Tahsin Elmas var radyasyon geçirmeyen kumaşı icat ederek ülkeye derece getirdi.

Tahsin Elmas NASA’dan ikincilik ödülü aldığı için istediği üniversiteye kayıt yaptırma hakkı var. Şu an bu çocuğa bu hakkı verilmiyor. Bırakın istediği üniversiteyi Açıköğretim’e bile kaydı yaptırılmıyor. Benim çocuğum da öyle.

Bizim çocuklarımız 9 otobüs çıktılar.  İki otobüs FSM köprüsüne gitmişti. Oraya giden çocuklar 8 ayda tahliye edildiler. Şimdi çevremiz diyo ki onlar çıktı sizin çocuklarınız niye çıkmadı diye ima ediyorlar. Bakın o iki otobüslük grubun içinde bir tane Bakan yeğeni olan çocuk var 10 gün yattı 10 gün. Benim çocuğumla aynı gün aynı yerde çıkan çocuk 10 günde tahliye oluyor. Beni oradan çıkan her çocuk mutlu eder. O çocuk da masum ama benim çocuğumun diğer çocukların suçu ne?  FSM’deki çocuklardan birinin babası da hakimdi. İlk önce FSM’deki çocukların iddianamesi yazıldı. Neden?

İnsanlar bu çocuklar 8 ayda çıktılar sizinkiler neden çıkmıyor bu nasıl adalet demiyorlar. Kimin ne dediği de önemli değil biz çocuklarımızdan eminiz.

Benim çocuğumun adı 755 sayfalık iddianamede sadece ev adresinin olduğu yerde geçiyor ve bununla müebbet aldı düşünebiliyor musunuz?

ÇOCUĞUM KEŞKE ÖLSEYDİM DİYOR

Bizim çocuklarımız teröristse bütün çocuklar terörist. Benim çocuğum dedi ki, ‘Anne keşke ben de ölseydim o gece bunları yaşayacağıma’. Çocuklarımız o kadar kötü şeyler yaşadılar ki, dövüldüler, linç edildiler, aç susuz bırakıldılar, karakollarda, Silivri’de işkenceye hakarete küfre maruz kaldılar. 1.5 yılda mahkemeye çıktık, mahkemelere gelerek küfür ve hakaret ettiler. Vatan haini annesi ilan ettiler. Hatta camiye namaz kılmaya gitmiştik, müşteki olan kadınlar da namaz kılmaya gelmiştiler. Bizi camiden kovdular. Siz varken namaz kılmayız dediler.

HULUSİ AKAR NEREDEYDİ?

Hulusi Akar’ın “TSK’dan 16 bin 540 terörist ihraç ettik” açıklamasına değinen Melek Çetinkaya  şöyle dedi:

“16 bin 540 terörist varmış da askeriyenin içinde peki kendi nerdeymiş. Niye tespit etmemiş. O güne kadar Hulusi Akar sorumlu değil miydi bu ordudan. Çocuklarımız o gece sağduyulu davranmasaydı daha kötü şeyler de olabilirdi. Çocukarımız tuzağa düştüklerini anlamasalardı ne olacaktı? O silahları kullansalardı, karşı taraf da kullansaydı, çocuklarımız ölseydi, onlar birilerini öldürseydi ne olacaktı? Bizim çocuklarımıza teşekkür etmesi gerekirken Hulusi Akar o çocuklara terörist damgası vurdu. O çocukları siz yetiştirdiniz. Ben çocuğumu 14 yaşında verdim Işıklar Askeri Hava Lisesi’ne. Benim çocuğum senede 1 aylığına geliyordu eve. Çocuklarımıza hasret kaldık, hasret büyüdüler gittiler.

Çocuğum bir yıl oldu müebbet alalı kuru yaprak kıpırdamıyor. Üçüncü Ceza Dairesi’ne düştü bizim dosyamız. Ben sesleniyorum üçüncü ceza dairesine, 28. Ağır ceza mahkemesinin yaptığı haksızlığı lütfen yapmayın. Elinizi vicdanınıza koyun. Dosyalara bir an önce bakın, çocukların masumluğunu göreceksiniz.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin