23 Nisan’da görülmeyen çocuklar: Tutsak bebek Utku ve rüyalarına giren güvercini Pamuk…

SEVİNÇ ÖZARSLAN – HABER YORUM

Bugün 23 Nisan. Çocukların gülmesi, koşması, oyun oynaması gereken bir günde parmaklıklar ardındaki bebekleri kimse görmüyor.

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) Mart 2026’ta açıkladığı verilere göre şu anda Türkiye cezaevlerinde 0-6 yaş arası 891 bebek ve çocuk anneleriyle birlikte hapis yatıyor.

O bebeklerden biri de, DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun defalarca gündeme getirdiği Utku.

Annesi Havva Keklik ile birlikte 10 Eylül 2025’ten beri Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde kalan Utku, 23 Mayıs’ta 4 yaşına girecek.

Utku’nun en büyük tutkusu, bir gün evlerinin balkonlarına gelen beyaz güverciniydi.

Ankara’da yaşayan Keklik ailesi bir sabah, açık balkondan içeri giren yaralı beyaz bir güvercin buldu. Utku annesiyle birlikte kuşu besledi, iyileştirdi ve uçurdu. Ama güvercin akşam olunca geri döndü. O günden sonra o kuş artık ailenin bir parçası oldu.

Utku ona “Pamuk” adını verdi.

Pamuk’la oyunlar oynadı. Kamyonun kasasına koyup evin içinde ona tur attırdı. Yemek zamanı pirinçle besledi. Banyoyu bile birlikte yaptılar. Uyku vakti geldiğinde ise ondan ayrılmak istemedi. ‘Ne olur o da gelsin’ diye annesine yalvardı.

Baba Latif Keklik, Utku’nun Pamuk’la kurduğu bağı şöyle anlatıyor:

“Bir sabah uyandık, balkonun kapısını açıktı, bu kuş evin içine girmişti. Yavruydu sanırım. Biraz hırpalanmıştı, yaralıydı. Yem verdim, su verdik, sonra Utku annesiyle birlikte uçurdu. Bizim ev 9. katta. oradan saldık. O gün sabah işe gittim, akşam geldim. Annesi dedi ki, ‘Kuş geri geldi. Utku kuşa bakıyor.’ Balkonda ona bakmaya başladık. Utku çekmeden pirinçleri alıp ona götürüyor. Adını da Pamuk koymuş. Haberimiz yok. Kuş gidiyor, karanlık çökünce geri geliyor. Bir buçuk ay sonra kafes aldık ama kapısını açık bıraktık. Bir gün memlekete gittik, döndüğümüzde kuş hala buradaydı. Böyle gel-git, gel-git, bu kuş bizim evimizin maskotu oldu. Utku da Pamuk’u çok sevdi. Sürekli onunla konuşuyordu: ‘Pamuk bak anne bana araba aldı. Pamuk biz dışarı gideceğiz ama sen burada bizi bekle’ diyordu. Koluna alıyordu. Büyük bir kamyonu var Utku’nun. Pamuk’u kasasına oturtup birlikte evin içinde tur atarlardı. Kafasına koyardı. Kuş hiç kaçmazdı oğlumdan. Artık biz de kuşu sahiplendik. Bir gün güvercinin ayağı felç geçirdi, gece yarısı veterinere götürdüm, Utku seviyor, bir şey olmasın diye.”

Pamuk zamanla evin bir ferdi oldu. Hatta bir dönem ayağı felç olunca gece yarısı veterinere götürüldü. Çünkü Utku için Pamuk sıradan bir kuş değildi.

HAPİSTE PAMUK’U RÜYASINDA GÖRÜYOR

Bugün Utku cezaevinde.

Ama Pamuk hala onunla.

Rüyalarında.

Utku her görüşte babasına Pamuk’u soruyor.

“FOTOĞRAFLARINI ÇEKİP UTKU’YA GÖNDERİYORUM”

Latif Keklik diyor ki, “Eşim tutuklanınca bir gün cezaevine eşimi ve oğlumu ziyarete gittim. Eşim ‘Utku Pamuk’u rüyasında görüyor. Kuş ne yapıyor?’ dedi. İyi bir problem yok, yavrusu oldu, hatta ben ona bir tane daha kuş getirdim. Çıkınca birlikte uçuracaksınız, dedim. Şu an üç tane beyaz güvercin ve bir yavru var.”

Babası da evdeki güvercinlerin fotoğraflarını çekip gönderiyor. Utku o fotoğrafları görünce mutlu oluyor.

“BABA BİLİYOR MUSUN PAMUK BİZİM DUVARA GELDİ”

Utku bazen görüş sırasında heyecanla anlatıyor:

“Bir gün yine açık görüşteyiz. Utku yerinde durmuyor. Sürekli oyun oynuyoruz. Sağa gidiyor, sola gidiyor. Görüş salonunda bir pencere var, oraya çıkmaya çalışırken ‘Baba biliyor musun, ben Pamuk’u gördüm. Bizim duvara geldi.’ dedi. ‘Ne yapıyordu’ diye sordum. ‘Bana bakıyordu, pur pur yapıyordu’ dedi. Bir gün de ‘Baba ben gece tuvalete kalktım, Pamuk bizim camımıza geldi, ben gördüm’ dedi.

“BİR KÖŞEDE UTKU, BİR KÖŞEDE PAMUK YIKANIYORDU”

Pamuk’u çok seviyor. Banyoya bile birlikte gidiyorlardı. Bir köşede Utku yıkanıyordu, bir köşede kuş. Gece zorla yatırıyorduk. İlla kuş yanıma gelsin diyordu. İkna edene kadar canımız çıkıyordu. Kuş televizyonun üzerine pislerdi, hemen eline ıslak mendil alırdı, ‘Baba silelim de anne görmesin’ derdi.”

“BABA ÇOK PARA KAZANDIN MI, BİZİ NE ZAMAN ALACAKSIN BURADAN”

Utku artık bazı şeyleri anlamaya başlamış. Babasına her görüşte aynı soruyu soruyor:

“Utku orada annesiyle kalması gerektiğini, benim çok para kazanıp onları alacağımı öğrendi. Bana her gittiğimde ‘Baba çok para kazandın mı’ diye soruyor. Şimdi ek iş yapıyorum, boya badana yapıyorum. Utku bir gün bana ‘Baba burayı da sen mi boyadın? Güzel boyamamışsın, bir daha boya’ dedi. Yani benim de onlarla kalmamı istiyor.”

Babası geçinebilmek için ek işlerde çalışıyor. Ama bir çocuğun beklediği şey para değil.

Özgürlük.

“HAYDİ ABLALAR SAYIMA”

Utku, cezaevinde koğuşun maskotu da olmuş durumda.

Sayım saatlerinde kapıları tıklatıp “Haydi ablalar sayıma” diye herkesi çağırıyor. Gardiyanlardan önce davranıyor.

Ve Utku hapiste etkinlik olarak sadece kreşe gidebiliyor. 1 saatlik kreş için kapıya yarım saat önceden gidip beklemeye başlıyor. O kapı saat 13.00’te açılıyor ama hiçbir zaman özgürlüğe açılmıyor.

Utku’nun annesi Havva Keklik daha 2 yıl 2 ay hapiste kalacak. Bu da Utku’nun çocukluğunun önemli bir kısmını cezaevinde geçireceği anlamına geliyor.

34 yaşındaki Havva Keklik’e verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının gerekçeleri arasında; KHK ile kapatılan bir yurtta kalmak, genç yaşta öğrenci evlerinde ablalık yapmak, ByLock ve kermes düzenlemek yer alıyor.

Bugün Türkiye cezaevlerinde, adeta Uçurtmayı Vurmasınlar filminin bir benzeri yaşanıyor.

Ama bu kez kimse izlemiyor.

Bugün 23 Nisan.

Ve parmaklıklar ardında, oyuncak yerine özlemleriyle büyüyen yüzlerce bebek var.

Sincan Kadın Cezaevi’nde 3 yaşındaki çocuğun babasıyla görüşmesi engellendi

Yeni rapor: Cezaevlerinde 891 bebek, 6 bin 572 yaşlı, 476 engelli mahpus var

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin