23 ay cezaevinde tutulan ağır hasta mahpus artık yok

Abdulalim Kaya son günlerinde, Siirt Devlet Hastanesi'nde tedavi görürken. Temmuz 2026

SEVİNÇ ÖZARSLAN – HABER YORUM

Bu sabah yine beni çok üzen bir haberle güne başladım. Adli Tıp Kurumu’nun “cezaevinde kalabilir” raporu vererek ısrarla tahliye etmediği, denetimli serbestlik hakkı gelene kadar cezaevinde tutulan 86 yaşındaki (kimlik yaşı 83) Abdülalim Kaya, 20 Temmuz’da tedavi gördüğü Siirt Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetmiş.

“FATURA BABAMA KESİLDİ”

Bu sabah oğlu Feremez Kaya ile görüştük. Kaya, 2010-2013 yılları arasında HDP’den Siirt Belediye Başkan Yardımcılığı yapmış bir isim. Çok üzgündü. Babasının yıllarca neler çektiğini anlattı.

“Babam adalet olmadığı için 12 yıl kaçak yaşadı. Sürgünde üç ameliyat geçirdi. Son 15 yılı çok zor geçti. Hakkında herhangi bir delil, fotoğraf ya da video yoktu. Mesele siyasiydi. Hep aileden dolayı. Fatura babama kesildi.”

Yüzde 93 engelli raporu olmasına rağmen bu yaşlı adamı yaklaşık iki yıl, tam 23 ay cezaevinde tuttular.

Tekerlekli sandalyeyle hastaneden hastaneye götürdüler. Böbrekleri iflas etmişti. Kulağı duymuyordu. Prostatı vardı, kalp rahatsızlığı vardı… Son yılları nefroloji, nöroloji, üroloji ve kardiyoloji servislerinde geçti.

Bir görüş gününde evlatlarına (10 çocuğu vardı) defalarca aynı cümleyi söyledi:

“Ben burada öleceğim. Artık dayanamıyorum. Yapamıyorum. Geceleri uyuyamıyorum.”

Yok…

Bırakmadılar.

28 Şubat 2025’te denetimli serbestlikle tahliye edildi. Sadece 17 ay özgür yaşayabildi ve gitti.

Elinize ne geçti?

Bu kadar hasta ve bu kadar yaşlı bir insanı aylarca, yıllarca cezaevinde tutunca ne değişti? Adaleti mi sağlamış oldunuz?

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diye süslü cümleler kurmayı çok iyi biliyorsunuz. Ama iş uygulamaya gelince aynı hassasiyeti göremiyoruz.

Hasta mahpuslar bir an önce tahliye edilmeli. Özellikle de yaşlı ve ağır hasta olanlar…

70’inde, 80’inde bir insan artık ömrünün son dönemini yaşıyor olabilir. Bırakın aileleri baksın. Son nefeslerini evlerinde, sevdiklerinin yanında versinler.

EVİNDE ÖLMEYİ ÇOK GÖREN BİR ADALET SİSTEMİ

İnsanlara “evinde ölmeyi” bile çok gören bir adalet sistemi var.

Abdülalim Kaya gibi ağır hasta olan Tekirdağ’da tutuklu Abdullah Tırpan (73) tahliye edilmiyor. 71 yaşındaki Mehmet Şirin Çelik ise iki kez yoğun bakıma kaldırılmasına rağmen hâlâ cezaevinde tutuluyor.

Feremez Kaya, babasının böbrek yetmezliği ve akciğerlerinde sıvı toplanması nedeniyle 9 Temmuz’da Siirt Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığını, 20 Temmuz’da da hayatını kaybettiğini anlattı.

Aslında acı gerçek şu:

Eğer Abdülalim Kaya 28 Şubat 2025’te denetimli serbestlikle tahliye edilmeseydi -ki bugün bu haktan mahrum bırakılan çok sayıda mahpus var- büyük ihtimalle cezaevinde ölecekti. Çünkü cezası ancak Şubat 2027’de sona erecekti.

Bir insanın evinde ölmesine bile izin vermeyen bir sistemin, adaletinden söz etmek mümkün mü?

AMELİYATTAN SONRA TUTUKLANDI

Abdülalim Kaya, 2008 yılında Siirt’te katıldığı bir basın açıklaması nedeniyle yargılandı ve hakkında verilen 5 yıllık hapis cezası Yargıtay tarafından onandı. “Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçlamasıyla mahkûm edilen Kaya, yaklaşık 12 yıl gaybubette yaşadı.

Bursa’da prostat ameliyatı olduktan sadece 12 gün sonra, 14 Ekim 2020’de tutuklanarak Bursa H Tipi Cezaevi’ne konuldu. Burada 60 gün tek kişilik hücrede kaldı ve mide kanaması geçirdi. Sağlık durumu nedeniyle cezası belirli aralıklarla ertelendi.

Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2022 yılında Kaya için yüzde 93 engelli raporu düzenledi. Ancak Adli Tıp Kurumu, 11 Mart 2023’te “cezaevinde kalabilir” raporu verdi. Bunun üzerine Kaya, sağlık sorunlarına rağmen 31 Mart 2023’te yeniden tutuklanarak Batman M Tipi Cezaevi’ne gönderildi.

Cezaevinde kaldığı süre boyunca sol gözü görmeyen, sol kulağı duymayan, böbrek yetmezliği, demans ve kalp rahatsızlığı bulunan Kaya’nın sağlık durumu giderek ağırlaştı. Ailesi ve avukatlarının tahliye başvuruları sonuçsuz kaldı.

Kaya, 28 Şubat 2025’te denetimli serbestlikle tahliye edildi. Tedavisi devam ederken 20 Temmuz 2026’da Siirt Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti ve Şeyh Musa Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Öte yandan Kaya’nın mahkûm edildiği TCK’nın 220/6 maddesi, Anayasa Mahkemesi tarafından 8 Aralık 2023’te “keyfi uygulamalara açık ve öngörülebilir olmadığı” gerekçesiyle iptal edildi. Ancak bu karar, Abdülalim Kaya’nın cezaevinde geçirdiği ağır yılları geri getirmedi.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin