2019’da nasıl bir Avrupa?

Yorum | Ebubekir Işık

23-26 Mayıs 2019’da yapılması öngörülen Avrupa seçimleri Avrupa Birliği’nin kalbi olan Brüksel’de şimdiden hissedilmeye başlandı bile. Avrupa Birliği ile ilintili birçok kurumun yanı sıra, 2019’da yapılacak seçimler temel de Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği Konseyi, Avrupa Birliği Komisyonu, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilciliği (EEAS) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi kurumları önümüzdeki beş yıllık süreçte kimlerin yöneteceğini ortaya koyacak. Haliyle bu son derece önemli pozisyonlara kimlerin seçileceği Avrupa’da ki tüm siyasi gruplar için büyük önem taşımakta.

Avrupa Parlamentosu Seçimleri

Popülist partilerin yükselişinin devam edecek olmasına rağmen, Avrupa Parlamentosu’nda en çok sandalyeye sahip olacak partinin Avrupa Hristiyan Demokratları’nın partisi olan EPP olacağını şimdiden ifade edebiliriz. EPP, parlamento başkanlığı için adayını Kasım 2018’de açıklayacağını geçtiğimiz haftalarda kamuoyu ile paylaştı. Büyük ihtimalle Avrupa Parlamentosu başkanlığına bu sefer EPP’nin Fransız delegasyonundan sonra en büyük delegasyonu olan İspanyol delegasyonundan biri gelecek. Brüksel’de yapılan kulislere kulak kabarttığımızda, EPP’nin Fransız delegasyonun öne süreceği adayın Parlamento başkanlığı için değil, özellikle Komisyon başkanlığı için yarışacağı ihtimalinin yüksek olduğunu ifade edebiliriz.

Avrupa Sosyalistleri (S&D) parlamento seçimlerinde kendi adaylarını seçtirebilmek için Avrupa Liberalleri’nin partisi olan ALDE ve Yeşiller grubu ile bir koalisyon deneyebileceklerini söylemekle beraber, özellikle Avrupa Birliği Dışilişkiler Yüksek Temsilciliği (EEAS) pozisyonunu elde tutmak için EPP’ye çok fazla muhalefet etmeyecekleri kanaati çokları tarafından dile getirilmekte.

Baştan belirtmek gerekir ki ALDE’nin durumu 2019 Avrupa seçimlerine dair bir çok pazarlık için belirleyici olabilir. Şayet, Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi ALDE’ye üye olursa, ALDE’nin Avrupa Parlamentosu’ndaki sandalye sayısı önemli ölçüde artacak ve bir bakıma Avrupa’nin siyasi liderlerinden biri olan Macron ALDE’li adayların en üst düzey pozisyonlara gelmeleri için çokça efor sarfedecek. Fakat, Macron’un partisinin EPP’ye de üye olma ihtimali hala devam ediyor. Böyle bir durumda, Avrupa Parlamentosu başkanının EPP grubundan olma ihtimali son derece yüksek olacaktır.

Avrupa Parlamentosu’nda ki populist gruba baktığımızda ise, Brexit sürecinden dolayı Parlamento’yu terk etmesi düşünülen UKIP’e rağmen, populist partilerin mevcut durumunu koruyacağı hatta bir miktar sandalye sayılarını arttıracağını öngörebiliriz.

Avrupa Komisyonu Başkanlık Seçimleri

Emannuel Macron yeni dönem komisyon başkanının Fransız bir siysetçi olması yönünde son derece istekli olduğu bir çok uzman tarafından dile getirilmekte. Bu sebeple Parlemento başkanlığı ya da Konsey başkanlığı için Macron’un çok fazla önde görünmeyeceğini belirtmek yanlış olmayacaktır. Bu bağlamdan hareketle, şayet Macron’un partisi ALDE’ye ya da EPP’ye üye olması durumunda, büyük ihtimalle bir sonraki Avrupa Konseyi başkanı bu iki partiden birinin adayı olacak.

EPP çevrelerinde şimdiden Avrupa Birliği Brexit müzakerecisi Michel Barnier’in ismi Komisyon başkanlığı için öne çıksa da, Barnier’in Macron tarafından desteklenip desteklenmeyeceği hala bilinmemekte. Ayrıca, İngiltere’nin AB’den kopuş müzakerelerini yürüten birinin AB Komisyon başkanı olmasının siyasi bir anlamı da olacağı diğer konuşulan hususlar arasında.

Komisyon başkanlığı için ismi geçen adaylardan bir diğeri de ALDE’li mevcut AB Komiserlerinden Danimarkalı  Margrethe Vestager. Vestager koyu bir AB yanlısı olarak bilinmesi ve AB’nin siyasi bir birlik olarak daha fazla entegrasyon reformuna ihtiyacı olduğu gibi fikirleri, bir çok üye ülkenin Vestager hakkında bir takım kaygılara sahip olması sonucunu doğurmuş durumda.

Diğer taraftan, Avrupa Sosyalistleri (S&D) özellikle Frans Timmermans ve Federica Mogherini arasında Kasım ayına kadar bir seçim yaparak, Komisyon başkanlığına dair adaylarını açıklayacaklarını öngörebiliriz. Aslında, hali hazırda AB Enerji Birliği Komiseri olan Maros Sefcovic Avrupa Sosyalistleri adına Komisyon başkanlığı için aday olacağını resmi olarak duyurdu.

Bu siyasiler dışında Avrupa Birliği Komisyon başkanlığı için adı geçen diğer isimler ise IMF başkanı Christine Lagarde, Finlandıya eski başbakanı ve hali hazırda Eurogroup başkan yardımcılığını yürüten Alexander Stub olarak ifade edilebilir.

Avrupa Birliği Konseyi Başkanlık Seçimleri

AB Konseyi başkanlığı için ismi geçen adaylar daha çok EPP cenahında kümelenmekte. Bu isimlerden öne çıkan önemli adaylardan biri olan Litvanya Cumhurbaşkanı Dalia Grybauskaitė özellikle Almanya, orta ve doğu Avrupa’dan bir çok üye ülke tarafından da destekleneceğe benziyor. İkinci en güçlü EPP adayı olarak ifade edebileceğimiz diğer bir isim ise Romanya Cumhurbaşkanı olan Klaus Ihoannis. Kendisi Romanya’da ki Alman azınlığın önde gelen isimlerinden biri olarak geçtiğimiz dönem Romanya cumhurbaşkanı seçilmişti ve Merkel tarafından da destekleneceğine dair bir çok kişinin ortak kanaati söz konusu. Bu isimler dışında, İtalya eski başbakanı Paolo Gentiloni ve İrlanda eski başbakanı Leo Varadkar da AB Konsey başkanlığı için aday olması muhtemel isimler arasında.

Avrupa Birliği Dışilişkiler Yüksek Temsilciliği (EEAS)

Bir yönü ile AB’nin dışişleri bakanlığı olarakta düşünebiliceğimiz bu kurumun başına Avrupa Sosyalist grubundan bir ismin geçmesi son derece olası. Özellikle, Almanya sosyal demokrat partisi olan SPD’nin öne süreceği Alman bir siysetçinin Avrupa Sosyalistlerinin (S&D) adayı olacağı beklentisi Brüksel kulislerine son derece yaygın. Diğer muhtemel bir durum ise, Danimarka, İsveç ve Finlandiya’nın S&D grubu içerisinde ortak bir aday göstermeleri şeklinde ifade edilebilir. Fakat, an itibariyle bir isim telaffuz etmek son derece güç

Avrupa Merkez Bankası

Berlin’in Alman bir yöneticinin bankanın başına geçmesini diretecek olması son derece muhtemel olsa da, böylesine bir talebin özellikle Güney Avrupa’lı üyelerce reddedileceği bir çok uzman tarafından öngörülmekte. Hali hazırda, Italyan Mario Draghi’nin bankaya başkanlık yaptığı düşünüldüğünde, 2019’da Avrupa Merkez Bankası’nın başında özellikle İrlandalı ya da tekrar Hollandalı bir ismi görmek son derece muhtemel. Fakat, bugünden bir isim telaffuz etmek son derece zor.

Türkiye'de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin