Yeni bir 15 Temmuz lütfuna nâil olamazsa…

Fille güreşmenin bedelini ödeyecek

HABER- YORUM | SEMİH ARDIÇ

Amerika’dan gelen S-400 muhtırasının üzerinden (http://www.tr724.com/2nci-johnson-mektubuna-saray-sessiz/) bir hafta geçti.

Mektubun alıcısı Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar olmak üzere Saray cenahı ilk günlerde üç maymunu oynamayı tercih etti. Hatta Saray emrine âmâde kalemşorlar vasıtasıyla tam aksine bir manzara tasvir etti.

55 sene sonra okyanus ötesinden gönderilen “2’nci Johnson Mektubu”, Ankara’ya değil de Patagonya Savunma Bakanı’na gönderilmiş muamelesi yapılsa da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) böyle bir manipülasyona hazırlıklıydı.

SONRA DEMEDİ DEMEYİN!

Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan’ın imzasını taşıyan mektupla Ankara’ya şu mesaj verilmişti: “Rus S-400 hava savunma sistemini almanız halinde muhtemel müeyyedileri peşinen beyan ediyoruz ki yarın bu da nereden çıktı! demeyin.”

Mektubun bir nüshası diplomasi çevrelerinin dikkatle takip ettiği Foreign Policy dergisine isimsiz bir zarf içinde sızdırıldı.

Mahiyeti itibarıyla çok hassas bir mektubun diplomatik teamüllerin çok ötesine geçilerek sızdırılması sebepsiz değildi.

Ankara’ya verilen mesaj gayet berraktı: Amerikan Savunma Bakanlığı (Pentagon), S-400 muhtırasının Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükûmeti tarafından çarpıtılması ihtimaline binaen ön aldı.

MUHTIRAYI BİR HAFTA SONRA KABUL ETTİLER

AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan’dan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na kadar hemen her yetkili zevat suskunluğunu bozdu.

Ağzını açan Pentagon’un kendi zaviyesinden haklı olabileceği “sızdırma” manevrasına veryansın ediyor.

AKP lideri Erdoğan, “S-400 alınacak değil, alındı bile. O iş bitti.” diyerek S-400 kizinde son sözünü söyledi.

Demek ki belge sızdırılmasaydı hükûmet “ABD ile anlaştık” yalanını yaymaya devam edecekti.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) marifetiyle 23 Haziran’da yeniden yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimi’ne kadar yalan rüzgârı sayesinde dolar 5,50 TL’ye kadar düşecekti.

Herkes işin aslını fark edene kadar atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş olacaktı.

O FÜZELER BURAYA GELECEK!

Bütün stratejisini Amerika’nın şu ana kadar olduğu gibi yine tutuk kalacağı tahmini üzerine bina eden Saray’ın hayalleri suya düştü.

İçlerinde tutamayacak kadar öfkeliler…

Böyle bir mektubun sızdırılması müttefiklik ruhuna aykırıymış…

Amerika samimi değilmiş, Türkiye’yi oyalayıp duruyormuş…

“O füzeler (S-400) alınacak.” demenin manası yokmuş.

Zaten füzeler alınmış, temmuz ayında da teslimatı yapılacakmış…

Dolayısıyla ne Amerika’nın ne başka bir mihrakın kudreti buna mani olmaya yetmezmiş…

BİR HAFTA GEÇTİ, DAHA CEVAP YAZACAKLAR

Söze gelince mangalda kül bırakmıyorlar. Amma velâkin mektubun üzerinden bir hafta geçti ve bir A4 kâğıda yazılmış mektuba cevap dahi yazamadılar.

Akar lazım gelen cevabı yazmak için hazırlıklara başladıklarını söyledi. O büyük yalanları yüzlerine vurulduğu için telaşa kapıldılar.

Piyasa yeniden karıştı. Kuvvetle muhtemel dolar bu haftayı yükselişle kapatacak. Her an 6 TL seviyesi aşılabilir.

Borsa İstanbul (BİST) ise bir haftadır kazandırdıklarını geri alarak kapatacak.

Borsa’dan daha evvel cübbesiz Katarlıların çıkardığı 4,5 milyar doların son iki haftada doları aşağı çekmek için kullanıldığı iddia ediliyor ki hiç hafife alınmamalı.

PİYASA KENDİ KRİZİ İLE BOĞUŞUYOR

Artık ne rakamlara ne de piyasalara itimat kaldı. Piyasa kavramının içi boşaltıldı. Serbest piyasa Erdoğan ile Hazine Bakanlığı koltuğunda oturan damadı Berat Albayrak’a bağlandı.

Erdoğan namına piyasaların kıymet ölçüsü belli: Siyasî ikbaline katkı sağlıyorsa alkışlar, aksi halde piyasalar yerden yere vurulacak bir paspastan ibarettir.

Kimin elinin kimin cebinde belli olmadığı bir yatırım ikliminde kolunu feda edip gövdesini kurtaran yatırımcı kendisini talihli kabul ediyor.

Yarın ne olacağına dair tahmin aralığı büyümüşse hiç kimse risk alamaz. Alan varsa kayıplarının telafisi mümkün olmayacak maalesef.

Sis dağılmadan kimse kesin hükümde bulunup risk almamalı. Akşamdan sabaha bir o tarafa bir bu tarafa savruluyor Türkiye.

ERDOĞAN AVA GİDERKEN AVLANDI

S-400 krizinde müsebbibi haricimizde aramayalım. Erdoğan kendince şark kurnazlığı yapmaya teşebbüs etti ve çekiçle örsün arasına başını uzattı.

Ava giderken avlandı. Fil ya da atı yiyeceğini zannettiği hamlesine mukabil “şah” çekilince irkildi. Üstelik “şah” çeken tek kişi de değil.

Bu saatten sonra Rusya ile Amerika gibi iki süper güçten birine “hayır” demek mecburiyetinde kalacak. Hangisine ”hayır” derse desin Türkiye muhakkak bedel ödeyecek.

İDLİB ÜZERİNDEN VERİLEN MESAJ

Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin güney doğu hududunun hemen öbür tarafında İdlib şehrinde patlayan bombalar, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan saldırılarda verilen kayıpların zamanlaması manidar.

Suriye topraklarındaki hareketlilik Beşar Esed’i kuyudan çıkaran Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in tarzına hiç uzak değil.

Olup bitenlerin Erdoğan’a matuf “Ayağını denk al” mesajları olduğu o kadar aşikâr ki! S-400’den vazgeçmek artık Erdoğan’ın inisiyatifinde değil.

AMERİKA’NIN ŞAKASI YOK

Diğer tarafta ise Amerika bekliyor. F-35 taarruz uçaklarından mahrumiyetle başlayıp Hasımlarla Müeyyidelerle Mücadele Kanunu (CAATSA) ile uzayıp giden bir kara liste bekliyor.

Amerika’nın S-400’de şakasının olmadığını New Jersey Senatörü Bob Menendez, Senato’da yaptığı konuşmada şu sözlerle ifade etmişti: “Umarım Erdoğan, ABD’nin blöf yapmadığını anlar.”

Daha ne desinler! “Rusya’da S-400 füzelerini alırsanız, bizim müttefiğimiz değil, hasmımız olursunuz.” imasında bulundular.

ÇEKİÇ İLE ÖRS ARASINA BAŞINI UZATTI

Krizin bitap düşürdüğü Türkiye’yi çekiç ile örs arasında bırakan Erdoğan vahim hatalarının siyasî faturasını er ya da geç ödeyecek.

Bu sefer yeni bir 15 Temmuz lütfuna nâil olamazsa soluğu yurt dışında alacaktır. Senaryoları artık rağbet görmüyor.

Dünyada usta bir yalancı olduğuna duymayan kalmadı.

Erdoğan’ın tuzu kuru tabiî. Yedi sülalesine yetecek kadar kara parayı Man Adası’nda, Katar’da, Singapur’da, Hindistan’da, Çin’de ve Malta’da zulalara istifledi.

Esas bedeli bütün bunlarda hiç bir dahli olmayan vatandaş ödeyecek.

FİLLE TUTUŞTUĞUMUZ EN SON GÜREŞİ HATIRLIYOR MUSUNUZ?

Erdoğan’ın fille tutuştuğu güreşte el ense çekme faslı geride kaldı. Fille tutuştuğumuz en son güreşte iki tweetle tuş olmuştuk.

Türk Lirası dolara mukabil bir ayda yüzde 35 erimişti. O günden beri krizle boğuşuyoruz.

Erdoğan’ın nihaî cevabı, “S-400’ler alınacak değil, alındı bile. O iş bitti.” şeklinde kayıtlara geçtiğine ve bir devir kapandığına göre herkes hesabını tekrar tekrar gözden geçirsin.

Kum saati ters çevrildi, akış hızlandı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin