AnaSayfa»Manşet»Vahşi, barbar ve zalimce işkenceye karşı ‘Evrensel Yetki’

Vahşi, barbar ve zalimce işkenceye karşı ‘Evrensel Yetki’

Pinterest Google+

YORUM | NURULLAH ALBAYRAK

Her hafta yeni bir işkence haberiyle karşılaşıp, kamu görevlisi sıfatına sahip kişilerin ne kadar vahşileşebileceğini okuyoruz. Bu hafta da Konya savcılığı ve emniyetinde işkence ve kötü muameleye dair haberler paylaşılmaktadır. Soruşturma adı altında gencecik kızlar taciz tehditleriyle, erkekler ise cebir, şantaj ve tehditlerle işkenceye maruz kalmaktadır.

Kamu görevlisi sıfatına sahip olan bu kişiler tarafından insan onuruyla bağdaşmayan, bedensel veya ruhsal yönden acı çekilmesine neden olan söz ve eylemlerin işkence olduğunda hukuken bir tereddüt bulunmamaktadır. AİHM’ye göre de, tecavüz en ağır işkence türlerinden olup, bir kişiyi konuşması için taciz ve tecavüzle tehdit etmek  işkence suçunu oluşturmaktadır.

İşkence fiilini işleyen kişilerin kamu görevlisi sıfatına sahip olması sebebiyle bazı devletler işkencecileri cezalandırma konusunda çekingen davranmakta ve işlenen fiilin cezasız kalma ihtimali doğabilmektedir. Ülkemizde de bizzat iktidar tarafından işkencecilerin desteklendiği ya da en azından yapılanlara göz yumulduğu anlaşılmaktadır. Bu düşünceyle, iktidarlar tarafından işkence işkencecilerin korunmasını engellemek amacıyla “İşkencenin Önlenmesine dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi” evrensellik ilkesine yer vererek işkencecilerin başka ülkelerde yargılanmasının ve cezalandırılmasının önünü açmıştır.

Sözleşmede yer alan evrensel yargı yetkisi ile devletlere, suçun işlendiği yere, işkencecinin ve mağdurun tabiiyetine bakılmaksızın sadece suçun konusuna dayanarak yargılama yetkisi tanımaktadır. Devletlerin egemenliğinden doğan geleneksel yargı yetkisini genişleten bu evrensel yargı yetkisi uluslararası topluma yönelen zalimane suçların cezasız kalmaması için kullanılan etkili bir yöntemdir.

Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, İsrail,  Avustralya, Avusturya, Belçika, Kanada, Danimarka, Hollanda, Senegal ve İsviçre’de evrensel yetki fiilen uygulanarak suçun nerde işlendiğine ve failin nerede olduğuna bakılmaksızın yargılama yapılmıştır. Yargılama neticesinde de mahkumiyet kararları verilmiştir.

İngiltere, ABD, Macaristan, Finlandiya, Hırvatistan ve İspanya işkence failinin ülke sınırları içinde bulunmasını aramaksızın tam evrensellik ilkesi kapsamında yargılama yapmaktadır. Bu ülkeler yapılacak yargılama neticesinde failin gıyabında mahkumiyet kararı vermekte ve uluslararası arama kararı çıkartmaktadır. Diğer ülkelerde ise yargılama, faillerin yokluğunda başlatılmakta ancak mahkumiyet kararı verilmesi için işkence failinin ülkelerinde olmasını aramaktadır. Yani, haklarında yargılama yapılmaya başlanan kişiler herhangi bir nedenle yargılama yapılan ülkeye gittiklerinde haklarında mahkumiyet kararı verilecektir.

İnsanlığa karşı işlenen suçların faillerinin cezasız kalmaması ve hiç kimsenin vahşi, barbar ve zalimane olduğu kabul edilen işkenceye teşebbüs edememesi için uluslararası arenada sorumlular yargılanmaktadır. İşkence yaparak insanlığa karşı suç işleyen kişilerin yargılanıp cezalandırılması için mağdurlara düşen de, işkencecilerin yaptıklarının yanlarına kalmaması için gerekli mücadelenin verilmesidir.

BAŞVURULAR İÇİN NE YAPMALI?

Bu kapsamda yapılacak başvurularla ilgili olarak gönüllü hukukçular destek verilmektedir. http://www.solidaritywithothers.com ve @Others_Info adreslerinde bu konuda gerekli açıklamalar bulunmaktadır.

Kısa sürede netice alınabilmesi için; öncelikle verilen bilgilerin kesin, doğru ve teyit edilmiş olması, ikinci olarak da tanık ya da belgelerle doğrulanması gerekmektedir.

Bu kapsamda işkence ve kötü muamelenin başladığı andan itibaren gerçekleşen tüm olaylar yazılmalıdır. Bilinen tüm tarih, isimler ve mekanlar detaylıca belirtilmelidir. Olaylar açıklanırken şu soruların cevaplarını içermesi başvurunun sağlıklı yapılabilmesi ve işkencecilerin cezalandırılması açısından önemlidir;

  • Mağdur ne şekilde faillerin denetimine girdi? (gözaltı, kaçırma vs.) Bu işlem nerede, ne zaman ve nasıl gerçekleşti?
  • Mağdur nereye götürüldü? Nerede tutulmaktadır? Tutulduğu yerin durumu nedir?
  • Herhangi resmi bir başvuru yapıldı mı? Başvuru yapıldıysa ne cevap alındı?
  • Failler kimlerdir? Görevleri nedir? İşkence faili kaç kişi vardı? İsimleri ya da tanınmalarını sağlamaya yönelik özellikleri nelerdir?
  • Kötü muamele ne şekilde gerçekleşti? Yaşanan süreç tüm ayrıntısıyla anlatılmalı. Fiziki ve ruhsal yönden eziyet çekilmesine neden olan olaylar en ince detayına kadar anlatılmalıdır.
  • Faillerin mağdurdan talepleri nelerdir? Hangi gerekçeyle işkence yapıldığı anlatılmalı.
  • Bu soruların yanında olayın takibi için uluslararası makamlar ile paylaşabilecek başkaca bir bilgi varsa onlar da eklenmelidir.

Uluslararası sözleşmeler kapsamında işkencecilerin cezasız kalmaması ve hak ettikleri muameleyle en kısa zamanda karşılaşmaları için gerekli hukuki mücadele hızlı bir şekilde yapılmalıdır.

Unutmayalım ki, işkence ve işkencecilerle uluslararası arenada mücadele edilmezse işkence haberlerini okumaya devam etmek zorunda kalabiliriz.

Önceki Son 10 Yazı:
‘Saray hukukçuları’ - 09 Nis 2018
Hayaller ‘hukuk devleti’, gerçekler ‘haydut devleti’ - 02 Nis 2018
Bizi kandırmışlar, cennet aslında cehennemmiş! - 26 Mar 2018
Yaşananların sorumlusu Barolar Birliği’dir - 19 Mar 2018
‘Terörün finansmanı filan, üfleriz Gazi Abi’ - 12 Mar 2018
28 Şubat’çılar zalimdi; Siz hem zalim, hem gaddar hem de zorbasınız! - 05 Mar 2018
Nerede, ne yapabilirim? - 26 Şub 2018
Bankaya para yatırmak nasıl suç olur? - 19 Şub 2018
Zulüm mimarları: Hâkim ve savcılar - 12 Şub 2018
Uğruna yaşamak istediğimiz bir şey var mı? - 05 Şub 2018
önceki yazı

Daha kaç can yanacak, kaç şirket iflas edecek?

Sonraki yazı

Şimdilik gölge boksu

Yorum yapın

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir