Türkiye artık ‘aile şirketi’, alınacak kararlar da ‘ticari sır’

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Türkiye’nin en kıymetli varlıkları evvela “Varlık Fonu” dedikleri paralel Hazine’ye devredildi. Şimdi o varlıkların tapusu Erdoğan ailesine teslim ediliyor.

Planlı gaspı daha berrak hale getirmek maksadıyla adım adım gidelim…

Türk Hava Yolları, Türk Telekom, Halkbank, Vakıfbank, Ziraat Bankası, Borsa İstanbul (BİST), Boru Hatları İle Petrol Taşımacılık AŞ (BOTAŞ), Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ÇAYKUR, Eti Bor AŞ gibi Hazine’nin sermayedar olduğu milyarlarca liralık şirketin idaresi doğrudan Saray’a geçmiş oldu.

TÜRKİYE EŞİTTİR AİLE ŞİRKETİ!

İdarenin kendi uhdesine geçmesi ile iktifa etmeyen Başkan Recep Tayyip Erdoğan kendini yönetim kurulu başkanı, damadı Berat Albayrak’ı da vekil tayin etti.

Memleketi Aile şirketi gibi idare etmenin hazzı ile adeta kendisi ile yarışan Erdoğan’ın talimatı ile geçen hafta Ticaret Sicil Gazetesi’nde bir karar yayımlandı.

Kararla padişaha verilmeyen imtiyazlar Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a altın tepside takdim edildi.

Türkiye artık “aile şirketi”, Türkiye’ye dair kararlar da “ticari sır” sayıldığı için 81 milyonu yakından alakadar ettiği halde bahse konu değişikliklerden kimsenin haberi olmadı.

İMZA YETKİSİ 2021’E KADAR UZATILDI

29 Kasım 2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanan Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu kararına göre Hazine Bakanı Berat Albayrak’a verilen A grubu imza yetkisi 11 Eylül 2021 tarihine kadar uzatıldı.

Tarih uzatmakla kalınmadı. Albayrak’a, “TVF ve ona bağlı alt fonları her şartta ve sınırsız bir temsil ve ilzam etme” imtiyazı tanındı. Dilediği kadar borç alabilir veya istediği şirkette hisse satışı yapabilir.

Teamüllere göre böyle bir kararın alınması için onlarca kanunda değişiklik yapılması ve değişikliklerin genel kurulların onayına sunulması icap ederdi. Görüldüğü üzere ayları, hatta seneleri bulacak bir işlem bir gün bile sürmedi.

ALBAYRAK KİMİ İSTERSE O İDARECİ OLACAK  

Varlık Fonu kararında “sınırsız” olarak A grubu imza yetkisine sahip olan Berat Albayrak ile TVF Genel Müdürü Zafer Sönmez’e verilen imtiyaz şöyle tanımlandı: “Şirketin ve veya bağlı alt fonların sermayedarı olduğu şirket ve varlıkların genel kurul, yönetim kurulu, müdürler kurulu ve sair her türlü kurul yahut organlarında TVF’yi temsil edecek ve Varlık Fonu’nu temsilen bu kurul ve veya organlarda görev almak için aday olacak kişileri de belirleme yetkisini haizdir.”

BUGÜNÜN İLK ADIMI OHAL’DE KHK İLE ATILDI

Yukarıdaki kararla Erdoğan, Türkiye’nin tapusunu, Hazine’nin anahtarını tamamen damadı Berat Albayrak’a teslim etti. Devleti ele geçirme/kuşatma harekâtının her safhası planlandı.

Olağanüstü Hal esnasında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bir gecede TVF’ye devredilen Ziraat Bankası, Halkbank, BOTAŞ, PTT, Borsa İstanbul (BİST), TÜRKSAT, ÇAYKUR, THY, Telekom gibi kurumlarda artık Albayrak ne diyorsa o olacak.

İdarecilerden sıradan personele kadar herkes hakkında nihai kararı Albayrak verecek.

KARARDA KİMLERİN İMZASI VAR?

Devasa kamu şirketlerini Albayrak’ın inisiyatifine bırakan karara imza atanlara tarihe not düşmek lazım.

O karara Başkan Erdoğan, vekili Albayrak, genel müdür Sönmez’in yanı sıra, Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Borsa İstanbul Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan, işadamı Fuat Tosyalı, Salim Arda Ermut imza attı.

Şeffaflık, hesap verilebilirlik, kamu menfaatini gözetme gibi ilkeler ayaklar altına alırken çok sinsice hareket ediliyor.

ERDOĞAN 15 TEMMUZ’UN MEYVELERİNİ TOPLUYUOR

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü Erdoğan adına büyük bir lütuftu. Artık hayallerini hakikate dönüştürebilecekti.

O günden bu yana kuvvetler ayrılığı teke indi. Erdoğan itiraf kabilinden Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ile mahkemeleri ayak bağı olarak gördüğünü ifade etmişti.

Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) fon ismi altında doğrudan kendisine bağlayarak bürokrasiyi devre dışı bıraktı.

24 Haziran’da yapılan seçimin akabinde başkasına itimat etmedi ve Hazine’yi de paralel Hazine’yi de damadı Berat’a bağladı.

HAYIFLANMANIN FAYDASI YOK

Son imza yetkisine dair karar gösteriyor ki bundan böyle devlette teamül, kaide yahut içtihat kalmayacak. Erdoğan kimseye izah etme lüzumu bile duymadan gönlünden geçeni icra edecek. Bütün Türkiye de seyredecek.

Kızmanın, hayıflanmanın manası da kalmadı. Neticede Erdoğan, “Beni hele bir başkan yapın, görün kardeşiniz hepsini nasıl hallediyor!” demişti.

Geçti Bor’un pazarı…

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin