Tek gerçek, canı yanan çocuklardır

YORUM | TARIK TOROS

Erzurum başsavcılığı, Mersin başsavcılığına 25 Ekim 2018 tarihli bir yazı yazdı.

Elif Zahide Tohumcu’nun;

-Şüpheli sıfatıyla savunmasının alınması..

-Delillerin sorulması için..

-İvedilikle ifadeye çağırılması istendi.

 

**

Yazıda soruşturma numarası var ama ne hakkında olduğu yok.

Sayfanın altına bakıyorsunuz.

Elif Zahide Tohumcu, 26.06.2014 doğumlu.

Yani, henüz 4 yaşında.

Yazıyla DÖRT.

 

**

Olay Cuma günü gündem oldu.

4 gündür…

Twitter’de belli hesaplar, belli birkaç internet sitesi dışında olaya tepki gösteren yok!

**

Bırakın hukuk/adalet/yargı…

Olayı insaniyet açısından ele alacak hal bulunmuyor.

Oralara girmeyeceğim.

 

**
Ülkenin gazete sayfalarını çevirin, az ekranlarına bakın…

Hiçbir şey olmamış gibi bir hayat yaşanıyor.

Adeta güllük gülistanlık.

Muhalif kesime bakın:

Gezi’de polis şiddeti kurbanları Berkin Elvan, Ali İsmail söz konusu olunca…

Mangalda kül bırakmıyor.

Yine…

Son dönemde, tuhaf bir şey oldu.

Eskiden 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, mesela…

Sadece o gün kutlanırdı.

Şimdi üç gün önceden başlıyor.

Tıpkı, 10 Kasım Atatürk’ün ölüm yıldönümü gibi.

Geçen hafta, “Nur içinde yat Atam” mesajlarını görünce…

“Allah Allah bugün 10 Kasım mı acaba” diye düşündüm.

Baktım 8 Kasım.

29 Ekim kutlamaları da öyle, 25-26’sında başlamıştı.

İtirazım bunlara değil.

Gezi Olayları’na, geçmiş darbe günlerine, ara dönemlere rahmet okutacak bir dönem yaşanıyor.

Gözünü güncel zulme kapatıp arşivden kart çekmek işe yarıyor mu gerçekten, merak ediyorum.

Ya da klasik, zararsız alan paslaşması mı bunlar, bilemiyorum.

 

**

Şu son 5-6 senede gördüğüm şu:

Vicdan ve kamu vicdanı farklı şeyler.

Bu toplum kendini notunu çok çok önceleri vermişti de, idrak etmemiştik henüz.

Şimdi iliklerimize kadar hissediyoruz.

 

**

Esasen…

4 yaşında bir çocuğu ifadeye çağıran savcının ülkesinde…

Bundan zerre bahsetmemek, görmezden gelmek, yokmuş gibi davranmak, üstünü kapatmak değildir ana mesele.

Yetişkinler bir biçimde acılarıyla yaşamayı becerir.

Hayatını ona göre tanzim eder.

Olmadı, yeni hayat kurar.

Ya çocuklar?

 

**

Göç yollarında yitip gidenler hicrandır.

Ve halen;

Binlercesinin cezaevinde olduğu…

On binlercesinin dışarıda anasız-babasız bırakıldığı…

Bir o kadarının açlık kertesinde yaşam mücadelesi sürdüğü…

Okulunda dışandığı, itilip kakıldığı bir ülkede…

Tek gerçek, canı yanan çocuklardır.

Yaraları sararsınız, lakin bunun tedavisi yoktur.

Travması nesiller boyu devam eder.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin