Süleyman Soylu’nun Pirus Zaferi

Süleyman Soylu - Fotoğraf: AFP

HABER-YORUM | SEFER CAN

Her şey İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Eğer, sıkıntıda olduğunuz görülüyorsa geri çekilmekten hiçbir zaman vazgeçmeyin. Geri çekilmek de bir erdemdir. Hangi görevde olursam olayım Recep Tayyip Erdoğan’ın neferi olarak hayatıma devam edeceğim. Hakkınızı helal etmenizi diliyorum” sözleriyle başladı.

Bakan SS’in sözleri doğal olarak ‘veda’ şeklinde algılandı. Sosyal medyadaki ‘bakan istifa ediyor’ söylentisi medyanın da gündemine taşındı. SS’ye yakın isimler istifa algısını körükleyecek şekilde yazdı. O da bir tweet ya da iki cümlelik yazılı açıklamayla bitirilecek bir tartışmanın sürmesine göz yumdu. AKP Genel Başkanı (Cumhurbaşkanı) Tayyip Erdoğan’la gece telefonla görüşüp kalmayı netleştirmesine rağmen yine tartışmayı bitirmedi. Ta ki Erdoğan ona ‘sahip çıkana’ kadar. Bakan SS, akıllıca bir stratejiyle koltuğunu sağlamlaştırmış görünüyor. Ancak bu görüntünün yanıltıcı olduğunu ve kazanılan Pirus Zaferi’nin aslında yenilginin başlangıcına işaret ettiğini düşünüyorum.

Macunun tüpten çıktığını ve geri dönüşün zorlaştığını tahmine sevkeden maddeleri şöyle sıralayabilirim.

İSTİFA PASLAŞMASI ŞİMDİLİK NETİCE ALDI

İstifa yalanlanmadı, Cumhurbaşkanı’nın sahip çıkması sonucunda geri alınmış bir kararın varlığına kuşku yok. Şimdilik pansumanla ilk müdahale yapıldı ancak kanamaya hazır bir yara tescillendi. SS kendisine gelmesi kaçınılmaz yangını karşı ateşle püskürttüğünü düşünüyor. “Lafı eğip bükmeye gerek yok istifa edecek” diye en net biçimde yazan Cem Küçük, Erdoğan’ın açıklamasından sonra şu tweet’i attı: “Sayın Bakanımız Soylu ile şimdi konuştum. ‘Cumhurbaşkanımızın talimatı her şeyin üzerindedir’ dedi.” Küçük, “Cumhurbaşkanımız ne kadar mert, ne kadar yiğit bir adam olduğunu İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’ya sahip çıkarak bir kez daha gösterdi,” diye eklemeyi ihmal etmedi. Küçük ile SS’nin paslaştığı açık biçimde görünüyor.

SS’yi savunmak için harekete geçen troller ile karşıtlarının çarpışması yıpratıcı bir tablo ortaya çıkardı. Bakan’ın veliaht Prens Damat Berat Albayrak’la arasının limoni olduğu biliniyordu, bu çatışma geri dönülmez noktaya getirdi. SS’nin bindirilmiş kıtaları, savunmayla yetinmek yerine Damat Albayrak’a ağır eleştiriler yöneltti. Bunlar kayıtlara geçti ve ipleri tamamen kopardı. Sadece gölge başbakan Albayrak değil, görünürdeki başbakan Binali Yıldırım’ın da SS’den rahatsızlık duyduğu biliniyor. SS’nin Erdoğan’dan sonra Kabine’deki işe yarar tek adam ve büyük kahraman havasında dolaşması eş başkanlar Yıldırım ve Albayrak’ı öfkelendiriyor. Yıldırım neyse de Damat’ın öfkesi bakanı götürür.

Erdoğan’ın da, SS’nin kahraman pozlarından ve istifa şovundan rahatsız olduğunu düşünüyorum. Arşivden çıkarılan ve Erdoğan’a ağır hakaretler içeren videoların sanıldığının aksine problem oluşturmadığı kanısındayım. Tam tersine tükürdüğünü yalaması, Erdoğan’a bir güç sarhoşluğu bile yaşatıyor bence. Ancak kendi ayakları üzerinde durabildiği ve yönettiği alanda inisiyatif kullandığı izlenimi vermesi hanesindeki eksi puan.

ÜÇ VAKTE KADAR GİDİCİ

İstifa şovundan duyduğu hoşnutsuzluk ‘sahip çıkma’ açıklamasında bile hissedildi. Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında çıkan istifa iddialarına ilişkin soruyu, “Bu söylenenler veya belki ifadem biraz ağır olacak ama ahlaksız troller vasıtasıyla yapılanlar bizleri ciddi manada rahatsız etmektedir. İçişleri Bakanımızın konuşmasında belli bir yerinde duygusallık olabilir ama ben de kendisiyle dün akşam görüştüm. İstifası asla söz konusu değil” diye cevapladı. Erdoğan’ın “Türkiye’yi troller idare etmeyecek. Biz idare etmeye devam edeceğiz,” sözlerinin ve ahlaksız nitelemesinin trolleri hedef aldığını sanmak saflık olur. Trolleri harekete geçiren iradeye “ayağını denk al, seni görüyorum” diyor Erdoğan.

SS, zafer sarhoşluğu içinde bunları görür mü bilmiyorum, ama üç vakte kadar gidici diyebiliriz.

Türkiye'de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

3 YORUMLAR

  1. Aynen dediğiniz şekilde,trol ahlaksızlığı derken de bu sisi yi kastediyor,yezid bu insan musveddeciklerine vazife tevdi etmezden önce boş tarihli istifa dilekçesi alıyor,manevraya hic hazir olmadığı bir anda da sifonu çekiyor afedersiniz,bu trol ordusuyla şantaj falan bunları hic kaldıramaz,bu ülkede bir siyasi şantaj yapılacaksa onu da kendisinin yapması lazım diye düşünür,bu arada sisinin
    trollerinin de laf arasında akıbetleri belli oldu.Bekleyip görelim.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin