AnaSayfa»Manşet»Sansür makasından sonra siyah boya fırçası

Sansür makasından sonra siyah boya fırçası

Pinterest Google+

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

 

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri ve Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu.

Konuşma deyip geçmeyin.

Artık Erdoğan ne derse kanun sayıldığı için kürsüde sarfettiği her söz not alınıyor. Ön sıralarda Erdoğan’ın görüş mesafesine girebilmek için bakanların müşavirleri birbiri ile köşe kapmaca oynuyor. Erdoğan, “TEOG nedir, bizim zamanımızda TEOG mu vardı?” diyor anında liselere giriş sistemi değiştiriliyor.

İsmine ‘Yeni Türkiye’ dedikleri garabetler manzumesi ekrandan, kürsüden, tek adamın buyruklarıyla idare ediliyor. 6 Şubat 2018 tarihli kürsü tamimleri de tamam. Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’na verdiği yeni emirlerin hepsi üç vakte kalmaz eksiksiz tatbik edilecektir.

BİRLİK, DERNEK VE VAKIFLARA TÜRKİYE YASAĞI

Olağanüstü Hal var nasıl olsa! Ne Türkiye Büyük Millet Meclisi ne Anayasa Mahkemesi’nin hükmü kaldı. Yasaklarla mücadele edeceğini vaat ederek iktidara gelen AKP lideri her gün akla ziyan yasaklar ilan ediyor.

En son yasak meslek birlikleri, dernek ve vakıfları ihtiva ediyor. Sivil toplum kuruluşu (STK) diye bilinen vakıf, dernek ve birliklerin başındaki ‘Türk’, ‘Türkiye’ ifadeleri Bakanlar Kurulu kararıyla kaldıracak. Bir nevi tabela yasağı…

Kulağa hoş gelmese de bu böyle biline! Nasıl olur da Erdoğan’ın ‘terör sevici’ olarak gördüğü Türk Tabipler Birliği (TTB) tabelasında ‘Türk’ ibaresini kullanırmış. Bundan mütevellit şunları söyledi Reis-i Cumhur: “Türk Tabipler Birliği’nin başındaki ‘Türk’ ifadesi zaten Bakanlar Kurulu kararıdır. Bir defa onun oradan hemen, süratle çıkarılması lazım. Bakanlar Kurulu kararıyla meslek birliklerinin başındaki Türk, Türkiye ifadesini kaldıracağız.”

65 SENELİK İSİM BİR ANDA SİLİNECEK

7 Mart 1953’ten beri Türk Tabipler Birliği olarak bilinen bir STK’ya getirilen yasağın zamanlaması da manidar! İki darbe, iki muhtıra, bir post modern darbe döneminde bile kimsenin aklına gelmeyen ucube yasağa Erdoğan imza attı.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin’e harekât düzenlemesi üzerine ‘savaş bir halk sağlığı sorunudur’ çıkışı yapan TTB’nin 13 yöneticisi bir hafta nezarethanede tutulmuştu. Hafta içinde beş kişi serbest bırakılmıştı. Dün de 8 hekim adlî kontrol şartı ile hayata dönüş yapmıştı. Görünen o ki Erdoğan bu tahliyelerden ziyadesi ile rahatsız. Kıskanç bir çocuğun arkadaşının oyuncaklarına zarar vermesi misali Tabipler Birliği’ne kendince büyük bir ceza vermeye yelteniyor. 65 senelik mazisi olan bir kuruluşun ismine müdahale etme hakkını kendinde görebiliyor.

TTB’YE SÖYLÜYORUM GELİNLERİM SİZ ANLAYIN!

Tabiî hazır günah keçisini bulmuşken diğer sivil toplum kuruluşlarına da gözdağı verecek. Bunu yaparken Dernekler Kanunu’nda Bakanlar Kurulu’na verilen bir yetkiyi sopa olarak kullanacak.

Dünyada demokrasinin geldiği seviye ile uzaktan yakından alakası olmayan 28. Madde şöyle: “Dernek adlarında; Türk, Türkiye, Milli, Cumhuriyet, Atatürk, Mustafa Kemal kelimeleri ile bunların baş ve sonlarına getirilen eklerle oluşturulan kelimeler İçişleri Bakanlığının izni ile kullanılabilir.” STK’nın kuruluş safhasında kaşlarını çatan devletle iktifa etmeyen Erdoğan artık ‘indirin o tabelayı’ diyebilecek.

‘SAKINCALI’ STK’LAR TEŞHİR EDİLECEK

Kanundaki bu maddenin ne kadar hukukî olduğu tartışması bir yana Erdoğan’ın çıkışına bakılırsa bu madde de iktidar tarafından suiistimal edilecek. İktidarın hoşuna giden işler yapanlar Türk ya da Türkiye ibarelerini kullanabilecek. Sesi fazla çıkan, muhalefet etme hakkını kullananların tabelası indirilecek.

İsminden Türkiye ibaresi atılan ‘sakıncalı’ dernek de mimlenmiş olacak. Bu şekilde işaretlenmiş bir STK’nın mevcudiyetini devam ettirme ihtimali kalmaz. İktidarın yönlendirdiği gazete, televizyon ve internet siteleri vasıtasıyla gözlerine kestirdikleri dernek ya da birlikler yaylım ateşine tutulacak.

HİZMET HAREKETİ’NE REVA GÖRÜLENLERİN DEVAMI

Hizmet Hareketi’ne yakın STK’ları yalan ve iftiralarla ‘öcü’ gibi göstermekte ne kadar mahir olduğunu gösteren Saray medyasının herhangi bir derneğin defterini dürmesi iki gün bile sürmez. O filmi çekmeye devam ediyorlar.

AKP, dört sene evvel Hizmet Hareketi’ni algı operasyonları ile hedef tahtasına oturtmuş; dernek, dershane ve okullardan tabelaları belediye zabıtaları, hatta itfaiye erleri ile indirmeye başlamıştı. İndiremediği tabelaların üzeri siyah branda ile kapatılmıştı.

İki gün yaylım ateşi, akabinde tabelalar indirilecek. Tabela, isim yasağı, birkaç sene evvel Hizmet Hareketi’ne ait dershane, dernek, vakıf, okul, gazete ve televizyonların maruz kaldığı zulmün devamı niteliğindedir.

DARBECİLERİN BİLE AKLINA GELMEDİ

Senelerdir bilinen ve artık hafızalara kazınmış dernek, vakıf isimlerinde ‘Türkiye’ ya da ‘Türk’ ifadelerinin üzeri fırçayla siyaha boyanacak. Darbe dönemlerinde gazetelerin bazı sütunları boş çıkardı. Zira Sıkı Yönetim Komutanlığı’nın sansürlediği haberlerin yerine yenisini bulmak mümkün olmuyor ve Yazı İşleri Müdürü de gazete matbaaya yetişsin diye sansürlenen sütunları mecburen boş bırakıyordu.

AKP’nin sansürlediği dernek ve vakıfların tabelalarındaki siyah boya da seneler sonra bugünlerin tarihi yazılırken sivil toplumun maruz kaldığı ‘iktidar baskısı’nın timsali olarak gösterilecek.

EN BÜYÜK DERNEKLER TAMAMEN SUSACAK

Erdoğan’ın ilan ettiği tabela ve isim yasağından bugün yakayı sıyıran dernekler yarın en basit ihtilafta düşman ilan edilecek. Bu yüzden en büyük dernekler bile üç maymunu oynamaya devam edecek. Nadiren de olsa konuşan birkaç STK’ya da haddi bildirilmiş olacak.

Arada kafayı kaldıran olduğunda tabelasının ilk kelimesi fırçayla siyaha boyanacak. Bundan kimsenin tereddüdü olmasın. Mevcut isimlerden bazılarının siyaha boyandığında kısaltmalarının ne olacağını makaleden ayrı bir tabloya dercettim.

YASAK KARARI TÜRGEV İÇİN DE GEÇERLİ Mİ?

Erdoğan’ın tabela yasağının eşi Emine Hanım’ın himaye ettiği Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) ile oğlu Bilal’in idare ettiği Türkiye Eğitim ve Gençlik Vakfı (TÜRGEV) için de geçerli olup olmayacağını müzakere etmek bile vakit israfıdır. Her konuda olduğu gibi bu keyfî uygulama da ‘ötekiler’ haricinde kimseye tatbik edilmeyecek.

Vakıf veya dernekle başlayan yasak yeni eşikler atlana atlana banka, şirket ve dükkân isimlerine kadar uzanacaktır. AKP bu minvalde yarım kalan hesabı ikmal etmek üzere evvela Türkiye İş Bankası’ndan Türkiye ibaresini çıkaracaktır.

Erdoğan’ın elinde siyah boya kutusu ve fırçalı hali, askerlerin gazeteleri biçtiği sansür makası kadar hicap vericidir.

Önceki Son 10 Yazı:
5 Şubat Depremi: Piyasalar tepe taklak - 06 Şub 2018
Kendi kendine yetemeyen Türkiye - 05 Şub 2018
Saray’da faiz toplantısı - 03 Şub 2018
Sevsinler sizin enflasyon hedefinizi - 01 Şub 2018
‘Ruslar, Denizbank’ı Dubai’ye satacak’ iddiası - 30 Oca 2018
İşsizim, açım, öleyim mi? - 30 Oca 2018
OHAL’de döviz kredisi yasak - 29 Oca 2018
Davos’tan geriye kalan… Silaha değil müşfik kalpli insanlara ihtiyaç var - 27 Oca 2018
Af edersiniz yine seçim torbası - 26 Oca 2018
Bankalar, Türk Telekom’a el koyacak - 24 Oca 2018
önceki yazı

Rüyalar gerçek olur mu?

Sonraki yazı

Beka sorunu olarak Adnan Oktar olayı

Yorum yapın

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir