Kürtler Öcalan’ı dinlemez mi?

YORUM | BÜLENT KORUCU

Abdullah Öcalan bir anda yine sırma saçlı- badem gözlü haline geldi. Sekiz yıl verilmeyen görüşme izni önce avukatları, ardından da Ali Kemal Özcan için çıktı. Yüzlerce akademisyenin ‘barış’ dediği için hapis cezası alıp işini kaybettiği bir ülkede, özel seçilmiş bir akademisyen Öcalan’ın mektubunu canlı yayında açıklıyor.

Neden avukatlar değil de Özcan? Çünkü avukatlar Öcalan için ‘yerli ve milli’ ifadesini telaffuz etmezdi. Daha önce de pek çok AKP’li ihtiyaç doğdukça bunu söylemişti. Hem milliyetçi AKP’liler hem de Devlet Bahçeli ve MHP’nin hazım sorununu çözmek için bu sodayı kullanıyorlar. İşlerine gelince yerli milli; işlerine gelince bebek katili…

İstanbul seçiminde Ekrem İmamoğlu’nu destekleyen kitleye ‘tarafsız kalın’ talimatı desteğinizi çekin anlamına geliyor. Selahattin Demirtaş ise tam ters çizgide durmaya devam ediyor. Erdoğan kurnaz bir hamle ile bu çelişkiyi bir liderlik mücadelesi olarak niteledi.

Öcalan ve taraftarlarına koltuğunuz tehlikede mesajı vererek daha agresif mücadeleyi tetiklemeye çalışıyor. Bu çelişkide arada kalmış bir Kürtle konuşurken Demirtaş’a karşı Dağ (Cemil Bayık) ile Erdoğan’ın işbirliği yaptığını söylemişti. Onlar da Öcalan-Demirtaş müsabakasını istemiyor ancak Erdoğan bu kapışmayı zorluyor; Demirtaş’ı böyle bitirmeyi planlıyor.

Öcalan’ın çağrısı ne kadar etkili olur? Sorusunun cevabı çoğunlukla cevap verenin temennilerini yansıtıyor. HDP seçmeni tek tip değil. Silahlı mücadele içinde olmasa dahi PKK’ya aidiyet duygusu ile bağlı azımsanmayacak bir kitle var. Bu kitlenin örgüt ve Öcalan’la ilişkisi şeyh-mürit düzleminde diyebiliriz.

Sorgulamadan ‘bir bildiği vardır’ deyip tereddütsüz uyacak kısım yarıya yakın. Kalanlar PKK’ya sempati duyan ama iradesini tamamen teslim etmemiş Kürtler ve Beyaz Türkler. Birinci kısımdakilerin çoğu kırsal kesimlerde yaşayanlar. İstanbul’da ikinci yüzde 50 çoğunlukta diyebiliriz; varoşlardakilerin birinci kısımda olduğunu da unutmadan.

O halde şöyle diyebiliriz: Öcalan’ın talimatı en azından varoşlarda etkili olabilir. Fakat Erdoğan’ın herhangi bir etki hesabı yapmadığını düşünüyorum. Minareyi çalmadan kılıf hazırlama girişimi gibi geliyor. Sandık sonuçlarına yapacağı kuraldışı müdahale için gerekçe üretiyor. ‘Öcalan devreye girdi, tercihler değişti’ demenin altyapısını kurguluyor. 24  Haziran 2018 genel seçimlerinde Kürt illerinde MHP oylarının bir öncekine göre 3-4 kat arttığını hatırlayın. Hakkari’de bin 964 oydan 4 bin 762; Şırnak’ta 2 bin 660’tan 8 bin 721 oya yükselişini izah edebilen çıkmadı. O gün manipülasyonun aracı MHP’ydi.

Erdoğan yine kumar oynuyor ama bu defa riskler daha büyük. Devlet içindeki koalisyon ortakları, Kürtler ve cemaate karşı sertleşme karşılığında ona tahammül ediyorlardı. Öcalan’ın AKP eliyle tekrar siyaset kurucu bir figür haline gelmesi hoşlarına gitmeyecektir. Ortaklık tamamen bozulur demek erken bir yorum ancak Erdoğan’ın kendini affettirmesi için ekstra performans gerekebilir. İstanbul’un ne demek olduğunu anlamak için çırpınışlarına bakmak yeterli. Gerçekten beka meselesi; ülkenin değil tabii ki….

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin