Krizin final sahnesi 2019’da

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Miladî 2018 senesi geride kalırken ekonomi cenahında 2001 ve 2009 krizlerini gölgede bırakan kriz yeni seneye miras kaldı. Mobilya, beyaz eşya ve otomobilde ÖTV indirimleri 3 ay uzatıldı. Hane halkını yüzde 30 fakirleştiren krizin bakiyesi 2019 boyunca karşımıza çıkacak.

31 Mart 2019 Pazar günü yapılacak Mahallî İdareler Seçimi olmasa 81 milyon kişi tam takır kuru bakıra dönen Hazine’nin ihtiyaç duyduğu kaynağı temin etmek için ilan edilen zamlarla 1 Ocak sabahına uyanacaktı.

31 MART’TA SEÇİM VAR, ZAMLAR TEHİR EDİLDİ

Seçim oyunlarında kimse mevcut iktidarın eline su dökemez. Zamlar 1 Nisan’a tehir ettirildi. Hatta Maliye’nin anayasası olarak kabul edilen “yeniden değerleme oranı (YDO)” bile kale alınmadı.

Kamunun tatbik ettiği harç, vergi, para cezası vb. kalemler her sene YDO kadar artırılırdı. 2019 senesi için yüzde 23,27 olarak tespit edilen YDO’ya seçim ayarı geldi. Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) 2019 için yüzde 15,9 artacak.

Hükûmet MTV’nin 23 milyona yakın taşıt sahibinin cebine birebir dokunduğunun farkında. Bunun içindir ki MTV’yi YDO’nun altında bir oranda artırdı.

Ölümü gösterip sıtmaya razı etme taktiği ile 31 Mart’ta “oy ütecek”. Nitekim seçim hileleri sadece sandık konulduğu gün yapılmıyor ki!

Köprü ve otoyol ücretlerine hiç zam yapılmayacak. Her ne kadar 2018 içinde iki defa zam gelse de yeni sene için YDO’dan muaf tutuldu köprü ve otoyollar.

GECEKONDUCUYA AF 6 AY UZATILDI

Hazine arazisine kaçak bina inşâ edenlerin affedildiği İmar Barışı’nda müracaat süresi 6 ay daha uzatıldı.

Kaçak bina sahiplerinden şu ana kadar gelen 11 milyar TL ile gözleri açılan hükûmet seçim için saçtığı paraların birazını gecekondu sahiplerinin ödeyeceği paralarla karşılayacak. 6 ay mühlet vermeleri sebepsiz değil.

Geçen hafta tek maddelik kanun teklifi ile köprüden kaçak geçeni affetmişlerdi. Evvela cezaları bir sene beklettiler. On binlerce TL tutarında birikmiş cezaları tebliğ edince yükselen öfke selini af kanunu ile teskin ettiler.

Dürüst vatandaş cezalandırılıyor, kuralları ihlal edenler taltif ediliyor. Her vatandaşına karşı adil olması icap eden devlet bu hale getirildi.

ÇIKAR AFFI, GELSİN PARALAR!

Ekonomi en ağır krize düçar olsa da Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) nezdinde olup bitenler zerre kadar kıymet ifade etmiyor.

Sıkıştıkça yeni malî aflar, olmadı bedelli askerlik. Bedelliden de 8,5 milyar TL geldi. Öyleyse çıkarırsın affı, kaparsın paraları!

Nazar-ı dikkatinizi krizle boğuşan bir memleketin “Bu ne perhiz!” dedirten ahvalini tekrar nazar-ı dikkatinize sundum. Zira hükûmet, daha doğrusu Başkan Recep Tayyip Erdoğan ne krizi ne de anayasayı kale alıyor.

Krize çare olacak acı reçeteyi hep tehir etmesi sebepsiz değil. Halkın sandıkta kendisini cezalandırması Erdoğan ve ailesi için dünyanın sonu demektir. Pedal çevirmeli ki saltanat bisikletinden düşmesin.

KÂĞIT ÜZERİNDE KALAN VAATLER

Olmayan paralar havaya saçılıyorsa er ya da geç o faturayı herkes ödeyecektir. 2017 anayasa değişikliği referandumundan evvelki vaatler ile akabinde açıklanan zam paketi arasında hiç bir benzerlikten bahsedilemez.

“Memurlara 3.600 ek gösterge verilecek”, “En düşük emekli aylığı 2 bin TL olacak” gibi yüzlerce vaat hâlâ kâğıt üzerinde. Yine öyle olacak. Erdoğan aynı köprüyü, aynı havalimanını bilmem kaçıncı defa yine açacak.

Tek sesli medya aynı haberi satırı satırına yayımlamaktan hicap etmeyecek. “Adamlar yol yaptı.” diyenler de yine gidip Erdoğan’a rey verecek. AKP’nin istikrar ambalajına sardığı statüko böyle sürecek…

Ekonomi ağacı içten içe çürümeye devam ederken AKP medyası bildik masallar anlatacak.

DIŞ BORÇ 10 KAT ARTTI

Türkiye zaviyesinden aynı banal film tekrarlanırken iktisadî kriz içinden çıkılmaz bir hâl alacak. Nasıl almasın ki!

Aynı popülizm yüzünden Türk Lirası (TL) 2018’de dolara mukabil yüzde 40 gerilemedi mi? Euro ve sterlin yüzde 50’ye yakın artmadı mı?

Enflasyon ve işsizlik rakamları 2001 krizi seviyelerinde seyretmiyor mu? Diğer taraftan dış borç 2002’nin 10 katına çıkmadı mı?

Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi ise bir önceki seneye kıyasla yüzde 21 düşmedi mi? Dünyada en yüksek faizi ödeyen ilk üç devletten biri Türkiye değil mi?

TÜRKİYE “ÖZGÜR OLMAYANLAR” LİGİNE DÜŞTÜ

Hukuk ve demokraside geriye gidişe hiç temas etmedim. Türkiye 2018’de “az özgür olanlar” liginden “özgür olmayanlar” ligine düşmedi mi?

Raporu hazırlayan Freedom House gibi muteber kuruluşlar, AKP’nin sözcülerine göre dış mihrak sayılsa da dünyada herkes bu raporlara bakarak karar veriyor.

“Kredi derecelendirme kuruluşları bizi bağlamaz. Kim bunlar ya!” diyen Erdoğan, ağustosta dolar yüzde 35 fırladığında soluğu Almanya ve ABD’de almıştı. Temel hak ve hürriyetlere dair tutulan çetelede tarihin en kırık karnesinin de Türkiye’ye ilave bir maliyeti oluyor.

AYAĞINIZI FRENDEN ÇEKMEYİN

Erdoğan’ın tek adamlık maliyeti giderek katlanacak. Erdoğan’ın memleketi aile şirketi gibi idare etme ihtirasının bedelini herkes ödediği halde siyasetteki tıkanmışlık ve alternatifsizlik hakikaten manidar. Vatan sathında ölü toprağı serpilmiş.

Dünyada 1929 Buhranı’na benzer yeni bir şok dalgasından bahsediliyor. ABD, Almanya ve İngiltere’de piyasalar alarm zilleri çalarken gırtlağına kadar borçlu Türkiye’nin el kesesinden saçtığı paraları gördükçe istikbal adına tedirgin olmamak mümkün mü?

Naçizane tasviyem: Erdoğan’ın çizdiği “seçim baharı” tablosuna aldanıp ayağınızı frenden çekmeyin.

Türkiye iflasla hakiki manada yüzleşinceye kadar kriz devam edecek. 2018 o hazin yüzleşmenin birinci sahnesiydi o kadar. Krizin final sahnesi 2019 senesine kaldı.

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin