AnaSayfa»Manşet»Kabul edelim diasporayız

Kabul edelim diasporayız

Pinterest Google+

YORUM | TARIK TOROS

 

İki sene önce…

Türkiye hayatımı sonlandırınca şöyle söylemiş ve yazmıştım:

Kendimi ne kaçak ne sürgün ne de gurbette hissediyorum, hasret de çekmiyorum.

Halen de böyle.

Geçen her bir gün, düşüncelerimi pekiştirdiği gibi…

Çok iyi yapmışsın, dedirtiyor.

Bunu yüksek sesle ve coşkuyla söylemem mümkün değil.

Zira, kişi geride kalanların çilesine tanık oldukça…

İster istemez mahcubiyet yaşıyor.

***

Elimde değil, elimizde değildi elbet.

Herkes kendi hayatını yaşıyor.

Tahmin edemezdik şu olanları.

Öngöremezdik.

Amma ve lakin, mahcubiyet oluyor yani.

***

Kaçak, sürgün, gurbet, hasret…

Bu duyguların hiçbiri yok.

Çıkarken yoktu.

Şimdi de yok.

Bu, yurdunu inkâr değil.

Türkiye bizim vatanımız, doğup büyüdüğümüz yer.

Kimimizin evlendiği, çoluk çocuğa karıştığı yer.

Bunu hiçbir gönülden kimse silemez.

***

Orası bizim öz yurdumuz.

Burası ise evimiz.

Orası bizim memleketimiz.

Burası, yeni hayatımızı kurduğumuz yer, yeni adresimiz.

***

“Diaspora” yabancı bir kelime.

Türkçe sözlükte karşılığı şu:

“Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer.”

Bu tanıma katılmıyorum, yaygın anlamını vermiyor çünkü.

İngilizce tanımı daha doğru:

“The spreading of people from one original country to other countries?”

Yani…

İnsanların ana yurtlarından diğer ülkelere yayılması.

Ermeni diasporası, Yahudi diasporası gibi.

***

Türkiye, geçmişte çokça yaptığı gibi, sistematik olarak vatandaşlarını buna zorluyor.

Avrupa’daki Kürt diasporası böyle oluştu.

Cemaat için de benzer bir durum geçerli.

Bir farkla:

Türkiye, Cemaat diasporası olmasın diye olağanüstü gayret gösteriyor.

***

Cemaat mensupları veya bununla itham edilip yaşam alanları daraltılanlar…

Bugün ancak ölümü göze alarak yurt dışına çıkabiliyor.

Pasaport iptali veya yurt dışına çıkış yasağı basit yöntemler.

-Sınır polislerine rüşvet dağıtmak,

-Kimi ülkelerin yöneticilerini parayla peylemek,

-Paranın geçmediği yerde türlü siyasi argümanı kullanmak,

-Sınır ötesi adam kaçırma operasyonları düzenlemek,

-Yurt dışına çıkabilenlerin geride bıraktığı yakınlarına zulmetmek, gibi…

Bırakın mafyayı, çeteyi, gangsterliği, haydutluğu…

İnsanlık dışı, çirkef yöntemleri kullanmaktan çekinmeyen bir Ankara var.

***

İçeridekileri bölüp dağıtıp sindirerek…

Dışarıdakileri mütemadiyen rahatsız edip tehdit ederek…

Hapse tıkamasa bile…

Kişileri bulunduğu yerde infaz etmeyi kafasına koymuş bir Ankara var.

***

Yurt dışında konsolosluklar bebek ve çocuklara dahi pasaport vermiyor, süresi bitmiş pasaportları yenilemiyor.

Sadece bu mu.

Diyanetinden, Anadolu Ajansına, Türk evlerine, TİKA’sına…

Tüm yurt dışı temsilcilikler trollerin tatbikat ve oyun alanı.

Tuhaf tuhaf tipler cirit atıyor.

***

Tüm bunları bilerek, hissederek…

Duyup yaşayarak…

Bulunduğumuz yerde hayatımızı sürdürmeye gayret ediyoruz, edeceğiz.

Kabul edelim diasporayız.

Öz yurdumuzdan çıktık, çıkarıldık.

Şimdi dilini, kültürünü anlamaya çalıştığımız yeni mahallemizde tutunmaya çalışıyoruz.

Türkiye’yi unutmadan, vatan sevgimiz zerre dumura uğramadan.

***

Burada yapılacak işler listesi vermeyeceğim.

Herkes biliyor ne yapması gerektiğini.

Yapmıyor sadece.

***

Diyeceğim şu:

Sürgün veya gurbet psikolojisi ile…

Hasretle yanıp tutuşarak…

Ne geride bıraktıklarımıza bir yararımız olur.

Ne de kendimizi gerçekleştirebiliriz.

***

Ne kırk yaş, ne de elli, hayatın sonu değil.

Colonel Sanders, Kentucky Fried Chicken’ı kurduğunda 62 yaşındaydı.

İleride ülkenizi sağlam değerler üzerine inşa etmek gibi bir idealiniz varsa…

Diasporada yas tutup Türkçe haberlerle kederlenme aralığını ufak ufak daraltmanız, daraltmamız icap ediyor.

Birileri, “Bunların diasporası da olmayacak” diye karar almış bunu planlı ve sistemli biçimde uygularken…

Kimse, oturduğu yerde kendini ve ailesini güvene aldığını düşünmesin, düşünmemeli.

***

Meriç’i geçmiş olabilirsiniz.

Sonrasında boğulmayın, boğulmayalım, vesselam.

Önceki Son 10 Yazı:
Devlete çalışanlar kalmış, diğerleri çekilmiştir sahneden! - 13 Şub 2018
Türkiye’nin güçlü bir devlet olma potansiyeli var mı? - 09 Şub 2018
Kitabını yazmış ama tanıyamamış - 06 Şub 2018
6 kıta 24 mısrada dönemin özeti - 01 Şub 2018
İçinden Türkiye geçmeyen bir yazı - 30 Oca 2018
Kedi bu ise bizim et nerede? - 16 Oca 2018
İki buçuk açıklama ile ülkenin özeti - 09 Oca 2018
Ömer Allah’tan korkardı - 04 Oca 2018
Gelen yıl gideni aratmasın, Amin - 02 Oca 2018
Cesur olmalı da, namussuzlar hiç böyle şeytanlaşmamıştı - 28 Ara 2017
önceki yazı

Yeni Asya muhabiri Nur Ener Kılıç 'ev hapsi şartıyla' tahliye edildi

Sonraki yazı

"IŞİD'in canlı bombacısı" diye yakalandı, 2 ay geçmeden ilk duruşmada tahliye edildi

11 Yorumlar

  1. Veysel
    20 Şubat 2018 at 06:09 — Cevapla

    Insanlar buyuk sok yasadi, yasiyor.
    Coluk, cocuk mericte boguluyor.
    Hapis koselerimde cile cekiliyor.
    Toplama kamplarinda hayati idame ediliyor.
    Zulum ve hukuksuzluk karsisinda hafakanlar basiyor.
    Magdurlar basini dik tutmaya calisiyor. Tum bunlari kar hanesine gecirmeye calisiyor…

  2. Seyda Akıncı
    20 Şubat 2018 at 07:19 — Cevapla

    Allah sizlerin yar ve yardımcısı olsun,bizlere de bu zulümlerden kurtulmayı nasip etsin. Çok güzel içinde bulunduğumuz durumu irdelemişsiniz,kaleminize ve yüreğinize sağlık!!!

  3. Mehmet Mesut
    20 Şubat 2018 at 08:01 — Cevapla

    Ne güzel ifadeler ve tavsiyeler elinize sağlık.hürmetler.

  4. Mehmet Mesut
    20 Şubat 2018 at 08:04 — Cevapla

    Ne güzel ifadeler ve tavsiyeler,bize düşen bizden tarihin ve vatanımızda ezilen magdur ve mazlum insanimizin beklediği maddi ve manevi kivam insanı olmak tavsiyeleriniz cok kiymetli,elinize sağlık.hürmetler.

  5. Kerem
    20 Şubat 2018 at 09:46 — Cevapla

    Ne tatli adamsin! Özün sözün bir. Vesselam

  6. Aslan Can
    20 Şubat 2018 at 10:01 — Cevapla

    “Sürgün veya gurbet psikolojisi ile… Hasretle yanıp tutuşarak… Ne geride bıraktıklarımıza bir yararımız olur. Ne de kendimizi gerçekleştirebiliriz.” Hay ağzınız bal yesin…

  7. Çiğdem
    20 Şubat 2018 at 14:55 — Cevapla

    Epeydir okuyamamistim sizi özlemişim.
    Ağzınıza sağlık kaleminize güç kuvvet versin Rabbim..Bizde binbir güçlükle çıktık ama çıkarken arkada kalanlara vefasizlikmi ediyoruz diye dönüp dönüp bakarak çıktık…Aklımızın vatanımizda olması kadeslerimize yardimci olamamaktan…yoksa ne gam ne keder…

  8. Hakan
    20 Şubat 2018 at 20:57 — Cevapla

    Yazacak bişey bulamamışsın Tarık abi biz bunları gayet iyi biliyoruz düşünüyoruz farklı bişeyler söyler misin lütfen

  9. Erim Gündüz
    20 Şubat 2018 at 22:35 — Cevapla

    Diaspora anayurduna meyyal olur. Bizler olabilecek miyiz? Gelecek yıllar bunu gösterecek. Kaleminize kuvvet.

  10. mahir
    21 Şubat 2018 at 02:52 — Cevapla

    Vatanınızda olsaydınız yazılarınızı okuyamaz, yorum videolarınızı izleyemezdik, çünkü hapiste olurdunuz! Sizin gibi bazı gazetecilerin zamanında vatanından uzaklaşabilmesi bu açıdan iyi olmuş. Atilla davasını Adem Yavuz sayesinde düzgün öğrenebildik mesela.. Siz yazmaya, analiz etmeye, arşivlemeye, tarihe not düşmeye devam edin, eleştirilere kulak asmayın. Gönül koyan koysun

  11. Bahadir Sahin
    21 Şubat 2018 at 12:20 — Cevapla

    Tespitleriniz çok doğru. Türkiyedekilerin yapabileceği fazla birşey yok bu aşamada. Ama yurtdışındakiler en azından bulundukları çevreyi,dili ve resmi süreçleri öğrenerek arkadan gelecek büyük kafilelere mihmandar olmalılar. Yaşadıkları sıkıntıların tekrarına belli ölçüde mani olabilirler. Yapılacak çok iş var.Tr nin kasvetli gündeminin tesirinde kıymetli zamanlarını boşa harcamamalılar.

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir