AnaSayfa»Ekonomi»İtfaiye geç kaldı, kriz çoktan başladı

İtfaiye geç kaldı, kriz çoktan başladı

Pinterest Google+

HABER-ANALİZ | SEMİH ARDIÇ

Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu 13 Eylül’de haftalık repo faizini yüzde 17,75’ten yüzde 24’e çıkardı.

23 Temmuz’da faizlerde değişikliğe gitmeyen TCMB’den kimse bu kadar yüksek oranlı artış beklemiyordu.

TL BİR AYDA YÜZDE 33,5 ERİDİ

Bir evvelki toplantıda muhtemel dalgayı göremediği için ağustos ayında Türk Lirası (TL) ABD Doları’na mukabil yüzde 33,5 eridi. Türkiye için kriz fiilen ağustos ayında başladı.

Fiyatlandırma davranışları tamamen bozuldu, tahminler alt-üst oldu ve zam sağanağı başladı.

Temmuzda buna dair bir tedbir alınabilseydi, yani 13 Eylül’de alınan karar o gün alınabilseydi kur şoku bu kadar şiddetli olmayabilirdi.

YANGIN HER TARAFA YAYILDI

Küçük ya da büyük işletmeler 5-5,20 TL civarında dolar kuruna göre hazırlık yapmıştı. Ağustostaki depremi kimse beklemiyordu. Artçıları iflaslar, konkordato ilanı, işten çıkarmalar gibi hasarlara sebebiyet veriyor.

Merkez Bankası’nın elindeki veri bankasında bahsettiğim parametrelerden çok daha fazlasını ihtiva ediyor. Sadece karar almaktan aciz o kadar.

Sebebi de malum: Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan inşaat sektörünün krizden çıkması için faizlerin indirilmesinde ısrar ediyor.

MERKEZ BANKASI MÜDAHALEDE GEÇ KALDI

Borç yükü şirketleri felç etmiş, bütçe açığı ve cari açık Türkiye’nin risk primini 500’lerin üzerine çıkarmış Erdoğan’ın umurunda değil.

Fiyat istikrarını tesis etmekle vazifelendirilen Merkez Bankası da Erdoğan’a şirin görünmek saikiyle hareket etti ve elindeki verilere muvafık karar almadı, alamadı.

Demek ki faizler isteyince bir günde yüzde 35 artırılabiliyormuş. Merkez Bankası bu kararı almasa muhtemelen birkaç güne kalmaz dolar 6,80 TL eşiğini zorlayacaktı.

EYLÜLDE ENFLASYON YÜZDE 20’Yİ BULABİLİR

Ağustos sonu itibarıyla Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) yüzde 17,9, Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) yüzde 32,1 seviyesine tırmandı. Eylülde bu oranlar daha da artacak.

TCMB buna bildiği için müteakip toplantıya kadar kurda enflasyon artışından mütevellit ağustosa benzer bir şok yaşanmaması adına doğru bir hamle yaptı. Mamafih bu doğru hamle geç kalındığı hakikatini değiştirmeyecek.

ATEŞİ BİRAZ DÜŞÜREBİLİR, O KADAR

Mevduat faizinin yüzde 25’lere geldiği, Hazine’nin o civarda borçlandığı, kredi faizlerinin yüzde 45’e tırmandığı bir piyasada TCMB yüzde 24 ile bankaları fonlayacak.

TL’nin aradığı iksir bu değil. Faiz artışı kurun ateşini biraz düşürecektir, o kadar. Hariçten ve dahilden gelecek en basit menfi haberler kurda yukarı yönlü hareketlerin bahanesi olacaktır.

Türkiye’nin krizinin sadece para politikası ile aşılamayacağının altını çiziyorum.

YATIRIMCI KAÇIYOR

Demokrasi ve hukukun göstermelik hale geldiğini gören yatırımcı süratle Türkiye’yi terk ediyor. Kalanlar da “belki düzelir” ümidi ile elini-kolunu feda ediyor.

Ağustos şokunun tekrarında yabancı yatırımcı göçü hiç tahmin edilmediği kadar hızlanacaktır.

Erdoğan’ın kendisini Varlık Fonu’nun başkanı, Hazine’nin anahtarlarını verdiği damadını da vekil tayin ettiği, döviz sözleşmelerinin yasaklandığı bir Türkiye’de mülkiyet hakkı ile sözleşme hürriyeti de kalmadı.

KUVVETLER AYRILIĞI BİTTİ

Özel hukuk alanına bu kadar pervasız müdahale edebilen Erdoğan’ın yargı ve yasama zaviyesinden teftiş edilmesi artık imkânsız. Denge ve denetim mekanizmaları hurdalığa kaldırıldı.

Faizler Merkez Bankası tam bağımsızlığını geri aldığı için artmadı. Erdoğan bu formülü kabul etti. Zira başka çare kalmadığını dağdaki çoban biliyor.

Doların 8 TL’yi bulacağı tahminlerinin belediye seçimlerinde aleyhine işleyeceğini gayet iyi bilen Erdoğan 13 Eylül’de dolara karşı açtığı harbi kaybettiğini cümle âleme ilan etti.

Kaybedeceğini bile bile giriştiği muharebede bütün cephelerde ağır zayiat verdik.

ERDOĞAN: İHALESİ YAPILSA DA BAŞLANMAMIŞ PROJELER İPTAL

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri Erdoğan piyasa dinamikleri ile oynamanın ne kadar maliyetli bir teşebbüs olduğunu idrak etmiştir herhalde.

“İhalesi yapılmış, fakat başlanmamış işleri iptal edeceğiz.” sözlerini Erdoğan’dan nihayet duyduk. Bu da bir gelişme sayılır.

Aynı Erdoğan, Temmuz başında Kanal İstanbul’dan, Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) yeni inşaat projelerinden bahsediyordu. Döviz artınca herşeye zam geldi, hesaplar tutmadı.

HEDEF DOLARI SEÇİME KADAR 6-7 TL ARASINDA TUTMAK

Nitekim kur geçişkenliği öyle müşavirlerin iddia ettiği gibi yüzde 10 değil, daha yüksek. o halde ne yapıp edip döviz kurlarına bir çare bulmak mecburiyetindeler.

Muhtemelen doları 6-7 TL bandında tutmak için TCMB faizde kesenin ağzını açacak.

Temmuzdaki Türkiye ile eylüldeki Türkiye aynı değil. Arada ağustos depremi oldu. Ezber bozuldu, statüko yıkıldı. Dünyada Arjantin’den sonra en yüksek reel faizi Türkiye veriyor.

Arjantin’de haftalık repo faizi yüzde 60, enflasyon yüzde 31,20. Türkiye’de faiz yüzde 24, TÜFE yüzde 17,90. Arjantin Uluslararası Para Fonu (IMF) desteği ile ayakta durmaya çalışıyor ki tehlike henüz geçmiş değil.

BANKALAR DA ZORDA

Türkiye’de batık krediler böyle artmaya devam ederse kasım ya da aralıkta bankaların ortalama sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 12’nin altına inebilir. Bahse konu oran temmuzda yüzde 14’ten yüzde 13’e indi.

Ağustos depremi, hazan mevsiminin artçı şokları bilançoları tahrip edecek. İşsizlik artarken, ekonomide durgunluk (resesyon) en ağır şekli ile hissedilecek.

Muhtemelen son çeyrekte milli gelir (GSYH) eksiye inecek. Yangına vaktinde müdahale etmeyen itfaiyenin payını kenara yazalım. Diğer taraftan itfaiyenin tek başına yangını söndüremeyeceği aşikâr.

PARANIN MALİYETİ EN AZ YÜZDE 30 ARTTI

Yangın günden güne yayılıyor. 13 Eylül kararı eksikleri olmakla beraber geç alınmış isabetli bir karardır. Vaktinde bu müdahale yapılabilseydi yangın bu kadar büyümeyecekti.

Faiz artışının yan tesirleri ne mi olacak? Kredi borcu olan ya da finansmana ihtiyaç duyan her kişi ya da şirket için paranın maliyeti en az yüzde 30 artacak.

Brüt kâr marjının yüzde 10-15 seviyelerine indiği bir ekonomide bu denli yüksek finansman maliyetine Sabancı ve Koç bile uzun müddet katlanamaz.

Faiz lobisi, döviz lobisi haricinde kazananı olmayan bir kriz bu. Erdoğan da kaybedenler kulübüne yazılacak.  

Önceki Son 10 Yazı:
Patron muhasebe müdürü olursa - 13 Eyl 2018
“Burunlarından fitil fitil getireceğim” - 12 Eyl 2018
Büyürken fakirleştik! - 11 Eyl 2018
Doların turşusu - 10 Eyl 2018
MASAK’tan esnafa: Niye 1.750 dolar yolladın? - 08 Eyl 2018
Doların 6,60 TL olmasını mı beklediniz? - 06 Eyl 2018
Alıştıra alıştıra devalüasyon - 04 Eyl 2018
HALTBANK - 03 Eyl 2018
Türkiye, İran ve Rusya üçlüsü dolara alternatif para çıkarabilir mi? - 02 Eyl 2018
Dolar kaç TL olursa “kriz” diyeceksiniz - 31 Ağu 2018
önceki yazı

AİHM’in Risale-i Nur Külliyatı Kararı [2- İHLAL NEDENLERİ]

Sonraki yazı

Atilla Taş’tan CHP eleştirisi: Oy verdiğimiz partimiz iktidarın bir parçası

Yorum yapın

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir