AnaSayfa»Yazarlar»Tarık Toros»İşte o an bir fırtına kopar

İşte o an bir fırtına kopar

Pinterest Google+

YORUM | TARIK TOROS

 

Toplumun yer yer ortak paydada buluştuğu oluyor:

Şarkıcı Sıla erkek arkadaşından şiddet görünce…

İki asker donarak ölünce…

Canan Karatay, “Veganlar tahıl beyinli” deyince…

Osman Kavala iddianamesiz 1 yılı Silivri’de tutuklu olarak geçirince…

Bir üniversite öğrencisi, Berkin Elvan’ın cenaze törenine katıldı diye suçlanınca…

Cemal Kaşıkçı İstanbul’da konsolosluğa girip çıkmayınca…

İsrail Gazze’de Filistinlilere eziyet edince…

Topyekün öfkeleniyoruz.

 

**

Özelde de durum değişmiyor:

El ettiği boş taksi durmadı diye Twitter’da yazı dizisi yapan var.

Ne bileyim, zamlı ürünlere kızıp fiyat etiketini çekip protesto eden…

THY’nin bilmem kaç saat rötar yapmasına sinirlenip verip veriştiren…

Komşusuna çemkiren, yol vermeyen araca atarlanan, Fenerbahçe’nin sürekli puan kaybetmesine köpüren milyonlar…

**

Temelde, bunlar zararsız konular.

Biraz da onun için atış serbest.

Yani:

Bu neviden olaylarda öfkeli muhalefet…

Kişinin başını belaya sokmuyor, henüz.

 

**

Halk büyük bir baskı ortamında yaşadığının farkında.

Bunu yandaşlar da görüp eleştiriyor artık.

Görülmeyen, duyulmayan ise…

Artık milyonları bulan ve kıtlık/açlık kertesinde yaşam sürdürmeye çalışan insanlar, insanımız.

 

**

İki seneyi geçti, soruşturma/kovuşturma evresinde ölen insan sayısı 400.

Buna, kederden gidenler dahil değil.

On binlerce insan, suçsuz, masum… Hücrelerde tutuluyor.

Yüzbinlercesi kamudan ve özelden atılmış…

Kimi evlere temizliğe gidiyor, kimi el emeği ne varsa onu satıyor.

Kimi de, “tutuklanırım” korkusuyla evden dışarı adım atamıyor.

Çoluk çocuk, önünü göremediği bir “vatan”da yaşamaya zorlanıyor.

Başka diyarlara göçmeye de izin yok.

Aslında tüm bunlara göz yumulduğu için mi, yazının girişindeki vak’aları yaşıyoruz?

Herkes sormalı kendine.

 

**

Vatan gazetesi kapanmış mesela.

Orada çalışmış bir gazeteci, “Yandaş bir gazete kapatılmış gibi değil de gazeteciliğe bir darbe daha diye okumak lazım” diye tweet atmış.

Be hey mübarek, geçti Bor’un pazarı.

Mahalle böyle, kendi içinde azami toleranslı.

 

**

Günlük olayları analiz etmeyi, fikir yürütmeyi bırakalı çok oldu.

Ülkenin tımarhaneye döndüğünü düşünüyorum, acı acı.

Hangi olayda hangi etiğe, hangi kanuna, hangi teamüle atıfta bulunacaksın..?

 

**

Şiddet gören Sıla’ya…

Vatan kapanınca işsiz kalan gazetecilere geçmiş olsun.

Şehit erlere Allah rahmet etsin.

Tüm bunlar, birer demo aslında.

Yaklaşan ve hiçbir önlem alınmayan büyük kasırganın öncü esintileri sadece.

İşte o patlayınca…

Kalanı da katıp götürecek diye endişe ediyorum.

İtiraz güçlü olmayınca…

Cımbızla seçilmiş münferit vak’aların kurtaracağı da yok kimseyi, kusura bakmayın.

Önceki Son 10 Yazı:
Neden ‘geçici’ isim koydular? Anlatayım… - 30 Eki 2018
Raf ömrü bir günlük belgesel - 26 Eki 2018
Çukura düştüysen kazmayı bırakacaksın - 23 Eki 2018
Doğranan bir insanın vücudu değil, sistem - 19 Eki 2018
Çıkamayacağı yere neden girdi? - 16 Eki 2018
Londra’da yapabilir miydi? - 12 Eki 2018
Her an her yerde her şey olabilir - 09 Eki 2018
Birini iktidar birini muhalefet kör etmiş - 05 Eki 2018
Mama isteyen bebeğin ağzına tıkıştırmak - 17 Ağu 2018
Toplumlarda çaresi olmayan tek şey şudur - 14 Ağu 2018
önceki yazı

İlaç gibi derbi!

Sonraki yazı

Bebeklerin âhı, indirir şahı!

Yorum yapın

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir