AnaSayfa»Manşet»Herkes iyi mi?

Herkes iyi mi?

Pinterest Google+

YORUM | TARIK TOROS

 

Siyasi tutsaklıkta;

-Soruşturma ve davanın,

-İddianamenin, önemi yoktur.

 

**

İki şey mühimdir;

-Medya aracılığı ile algı oluşturmak,

-Sahip çıkılamaz hale getirmek.

 

**

Mahalleye, iki yıldır içeride tutulan Ahmet Altan’ı sorsanız…

Taraf’taki yayınlarından dem vururlar.

Halbuki…

Altan’ın dosyasında Taraf’ta çıkan herhangi bir haber veya yazı yok.

 

**

Yine…

Profesör Doktor Sedat Laçiner mesela.

İki yıldır Çanakkale’de tutuklu.

Niye, darbecilikten.

Darbe gecesi Çanakkale hiçbir askeri veya sivil etkinlik yok, Laçiner evinde oturuyor.

Valilik açıklama yapmış, “Çanakkale’den bir tane bile darbeci çıkmadı” diye.

Laçiner’in iddianamesinin son sayfasında şöyle yazıyor:

“Eylemlerinde cebir-şiddet unsuruna rastlanmamıştır ama cezalandırılmasında kamu yararı vardır.”

 

**

Kamu yararı ne?

Soranda kabahat.

 

**

Cumhuriyet ve Oda TV internet siteleri dün feryat figan:

-Fetönün Balyoz kumpasında eski İstanbul 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev alan Ömer Diken, tahliye oldu. Balyoz kumpası mağdurları, “Ömer Diken’in tahliyesi bir felaket habercisi.”

 

**

Söz konusu hâkimi tanımam bilmem.

İki satırlık haberin veriliş biçiminde en az dört tane çarpıtma var:

-Yargılandığı dava 15 Temmuz darbe girişimi.

-Örgüt üyeliğinden dolayı iki yıldır tutuklu.

-Balyoz konusu ile ilgili hiçbir suçlama yok.

-Balyoz’dan yargılanmıyor ki, tahliyesi felaket habercisi olsun.

 

**

Kaldı ki, Balyoz kumpas mı değil mi, “fetö” marifeti mi?

Bunlar muazzam bir medya bombandımanı ve “altın çağını yaşayan” yargısal ayarlamalarla topluma kabul ettirilmiş savlar.

Aksini iddia eden, mahallede taşlanır.

Bu artık “su götürmez” biçimde satın alınmış bir şey çünkü.

 

**

2011’den itibaren kısmen…

2013’ten itibaren hukuku rafa kaldırarak açıktan…

Son iki yıldır ise bodoslama tasfiye yapıyorlar.

Belli nedenlerden dolayı kimse “yahu burada hata var” demiyor, diyemiyor.

Tuhaf bir kısır döngü ile aynı şeyler oluyor, olacak:

-Kıyım yapılıyor.

-Kimse itiraz etmiyor.

-Kimi alkışlıyor.

-Kimi koltuk bekliyor.

-Kimi korkuyor.

-Kimi ihbar ediyor.

-Suçlanan, örgüt üyesi olmadığını anlatmaya çalışıyor.

-Böyle davranarak yapılan işlemi meşrulaştırıyor.

-Kelepçelenen sahipsiz kalıyor.

-Onu yalnız bırakan da bir süre sonra kelepçeleniyor.

-Medya aygıtları, operasyonlanan kişileri lekeleyip insan içine çıkamaz hale getiriyor.

-Bu durum sür git devam ediyor.

 

**

Adnan Oktar grubuna yapılan, ne ilk ne de son.

İddia ne olursa olsun…

-Henüz gözaltına aldığınız bir grubun, polis sorgusu dahi gerçekleşmeden, daha ilk gün malına mülküne kayyım atıyorsanız…

-Medya aparatları ile otomatikman “suç örgütü” ilan ediyorsanız…

-Ağzını kapatıp başına bastırıp kameralar önünde itibarsızlaştırmaya çalışıyorsanız…

-Bir anda ortaya çıkan onlarca “mağduru” kanal kanal gezdirip magazinin dibine vuruyorsanız…

Öncekilerin başına gelen onların da başına gelecek.

Sonra…

Sıradaki de farklı bir “örgüt” suçlamasıyla kelepçe ile tanışacak.

 

**

Başkanlıktan, sultanlıktan filan bahsetmek dahi istemiyorum artık.

Başbakanlığın içini boşaltıp Saray’a devreden adamı şimdi meclise başkan seçtiler, iyi mi.

 

**

Geçen kabine açıklanmış, görüş almak için arayan gazeteci dostuma, “Zerre umurumda değil, yorum vererek ayrıca değer izafe etmek istemiyorum. Allah topunu bildiği gibi yapsın” deyip kapattım.

Bitti gitti yani.

 

**
Jet Fadıl, Sabah müsveddesinde sürmanşete kocaman ilan vermiş:

-15 Temmuz demokrasi zaferi şerefine

-Caprice’den sadece 3 yıl tatil alana

-15 yıl tatil hediye.

 

**

Sürmanşetteki bu ilanın altında…

Manşette, büyükçe bir Erdoğan fotoğrafı eşliğinde şu var:

-Hızlı başlangıç

-Türkiye’ye çağ atlatacak yeni sistemle ilk günden JET icraat.

 

**

Durun, zihninizden ne geçiyor, tahmin edeyim:

Mikemmel manzara mikemmel. Anlatmaya gerek yok. Görüyorsunuz!

Önceki Son 10 Yazı:
İnce bir sitem, umarım anlarlar - 10 Tem 2018
Twitter’ın orkestra şefi - 06 Tem 2018
O dans edecek aslında ama benim borum ötüyor - 03 Tem 2018
Ne kaleci var ne de direk kaldı - 29 Haz 2018
Buharlaşma garantili ‘Endüstri 1.0’ hayırlı olsun - 26 Haz 2018
Suruç’u konuşan kaç kişi kaldı? Nedenini yazdım… - 19 Haz 2018
Bu yazının bir günlük ömrü olabilir, niye mi? - 14 Haz 2018
Kıraathane kekine isim önerileri - 12 Haz 2018
Bunu da gördüm ya gözüm açık gitmez - 07 Haz 2018
Bir mesajla ortalık karıştı, topluca cevap vereyim - 31 May 2018
önceki yazı

Kardeşliğimizin olmazsa olmazı: Muâvenet!

Sonraki yazı

Boydaklar daha ne kadar rencide edilsinler Sayın Gül!

1 Yorum

  1. Hüsameddin
    13 Temmuz 2018 at 20:39 — Cevapla

    15 Temmiz darbe gecesi Fetö yerine Ketö denilse, darbeci kesinlikle Ketö bilinirdi. Ya da makarayi geri sarsak. butun Fetö kelimelerini silsek, yerine Ketö yazsak, delil diyebilecekleri her isnad Ketö’ye tam otururdu.

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir