Her şey çok güzel olacak mı?

Haber-Yorum | Naci Karadağ

Siyasal İslam, Tayyip Erdoğan eliyle demokrasiyle kalan, artık incecik kalmış son ipi de kopardı.

Bir kesim ısrarla, “bu kadarını yapamazlar!” filan dese de başka bir kısım, “YSK’nın kendisine emredilenin dışında bir karar alabilmesi elbette zor” diyenler haklı çıktı.

Erdoğan bir kez daha gösterdi ki, ülkenin filan ateşe atılması umurunda değil.

Kişisel ikbali, yeryüzündeki her şeyden çok daha önemliydi.

Yaklaşık 6 yıldan beri, son derece tutarlı bir çizgi izliyor Erdoğan.

Bu sebeple aslında Erdoğan cephesinde şaşırtıcı bir şey olduğunu düşünmüyorum.

Beni esas şaşırtan şey, başta CHP olmak üzere muhalefetin yaşadığı şaşkınlık ve tam da Erdoğan’ın istediği refleksleri göstermesi.

Keza Kürt halkı ve partisi de öyle.

Bir önceki seçimlerde Kürtlere barajı aştırarak, tabiri caizse bir parmak bal çalarak kendi istediğini elde eden Erdoğan belli ki, içine sindiremediği son seçimleri tashih ederken yine planlı programlı davranıyor.

Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılması, adeta Saray’dan yazılmış gibi duran mektubun medyaya sızdırılması ve hemen akabinde açıklanan seçimlerin tekrarlanacağı haberi bir süredir siyasetin iplerini elinden kaçıran Erdoğan’ın tekrar kontrolü sağlamaya çabaladığının temel işaretleri.

Ünlü distopya yazarı George Orwell, meşhur 1984 kitabında totaliter ve baskıcı bir iktidarın eline düşmüş olan Okyanusya’dan bahseder.

Okyanusya iç ve dış düşmanlar tarafından sürekli kuşatıldığı için sürekli savaş halindedir. Ve iktidar kendisi için değil halkı için sürekli fedakarlıklar yapmaktadır!

“Parti ne diyorsa gerçek odur” Orwell’in 1984’ünde.

Ve şu şahane cümle de orada geçer;

“Hiç bir şey yasaya aykırı değildi, çünkü ortada yasa filan yoktu!”

Yıllardan beri her türlü hukuksuzluğu yapan, masum insanları esir alan, hapse atan, işkence yapan, bebekleri, yaşlıları hapse atmaktan geri durmayan bir iktidardan adalet beklemek bize has bir safdilliktir.

Muhalefet parti liderlerinden birini saçma sapan gerekçelerle bir yıldan fazladır hapiste tutan bir otoriter rejimden seçim sonuçlarına dair demokratlık beklemek en büyük defomuz ve Erdoğan bu defoyu sonuna kadar kullanacak sanırım.

Başka bir ülkede olsa YSK böyle bir kararı açıklamaya cüret bile edemezdi. Toplumun yarısından fazlasını yokmuş bir siyasi anlayış, adaleti ayaklar altına alan bir hukuk sistemi hangi ülkede böyle bir şeye cüret etse, kurumlarını başlarına yıkarlardı!

Fitö, füto türü saçmalıklara yıllardır teşne olan CHP ve diğer sol kesim, YSK kararından sonra sanki her şey hukuk içerisinde oluyormuş gibi kalkıp bir de “Her şey çok güzel olacak!” türü romantizm güzellemesi yapıyor.

Elbette her şey güzel olabilir bir gün!

Ama soru şu olmalı: Ne zaman olacak bu?

Ben size söyleyeyim: Hiçbir şey 23 Haziran’dan öncesinden daha güzel olmayacak!

Öyle olma ihtimali belirdiği halde daha fecisini yapacak siyasal İslam!

Kimse kimseyi kandırmasın…

Sanatçı tayfası dört koldan çengi abanıp duruyor; güzel olacakmış her şey!

Yılmaz Erdoğan bile öyle yazmış diyorlar.

Bu ülkede ekonomi, adalet, eğitim, insanlık yerle bir edilirken sesi çıkmayanlar, kötülüğü yüceltmek için susarak ortak olanlara göre her şey çok güzel olacakmış a dostlar!

Bugüne kadar hangi seçim adaletli ve şaibesiz oldu söyler misiniz?

Aynı zarfa konulan 4 pusuladan 3’ü şaibesiz, bir teki şaibeli masalına hangi sar kitle inanıyor?

Madem inanmıyorsunuz, karşınızdaki otoritenin, bedeli ne olursa olsun, iktidarını bırakmayacağını hala anlamadınız mı?

Diploması şaibeli birinin yönettiği ülkede, hukuk tamamen bitmişken hala seçimlerin objektif olacağına inanan varsa, buyrun size afiyet olsun.

Ama hiçbir şeyin –en azından kısa süre içerisinde- güzel filan olacağı yok.

Başta Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılacağına inanarak önlerine uzatılan havuca sulanan Kürtler olmak üzere, yakında bunu herkes anlayacak ama ortada ülke kalmayacak ne yazık ki!

Cem Yılmaz’ın aynı isimli filmini sloganlaştıracağınıza, filmin şarkısını haykırsanıza:

Bu ne biçim hikaye böyle?

1 YORUM

  1. İyi tamam güzel olmayacak ta ne öneriyor kardeş. Sokağa mı dökülsün insanlar. Sanki yazdıklarını kimse bilmiyor. Adamı hasta ediyor sen de çok bilmiş.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin