AnaSayfa»Yazarlar»Efe Yiğit»Bir zamanlar Avrupa’da tarih yazardı… [Haber-İnceleme: Efe Yiğit]

Bir zamanlar Avrupa’da tarih yazardı… [Haber-İnceleme: Efe Yiğit]

0
Paylaşımlar
Pinterest Google+

Türkiye Süper Lig’in 4 yıldızlı tek takımı olan Galatasaray sadece ligde değil uluslararası arenada da ülkenin en başarılı takımı. Müzesinde UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupası bulunduran tek Türk takımı. Ancak Sarı Kırmızılı ekip son yıllarda Avrupa’da hayal kırıklığı yaşatan skorlarla konuşuluyor. Avrupa deplasmanında galibiyeti uzunca bir süredir unutan Galatasaray, İsveç liginin zayıf ekiplerinden Östersunds’a 2-0 yenilerek bu kötü grafiği sürdürdü.

MAKUS TALİHİ DEĞİŞTİRMİŞTİ

Türk futbolunun Avrupa arenasında ‘şerefli mağlubiyetler’ aldığı 1980’li yıllarda makus talihimizi değiştiren ilk takım Galatasaray olmuştu. Şimdinin Şampiyonlar Ligi olan Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda sarı kırmızılı ekip 1988-89 sezonunda fırtına gibi esiyordu. İkinci turun ilk maçında deplasmanda 3-0 yenildiği İsviçre’nin Neuchâtel Xamax ekibini İstanbul’da 5-0 mağlup ederek tarihi bir başarıya imza atıyor ve çeyrek finale yükseliyordu. Fransız temsilcisi Monaco’yu eleyip yarı finale yükselirken, final yürüyüşünü Romanya’nın Steaua Bükreş takımı engelliyordu. İlk kez bir Türk takımı Kupa 1’de yarı finale yükselme başarısı göstermişti.

Mayıs 2000’de bu kez yıllarca hayali kurulan bir başarıya ulaştı ‘Avrupa fatihi’. Bir zamanlar hayalini bile kuramadığımız Avrupa’da kupa kazanmak gerçek olurken, yine başrolde Galatasaray vardı. UEFA Kupası’nda Bologna, Borussia Dortmund, Mallorca ve Leeds United’i geçen Galatasaray, finalde Arsenal’i penaltılarda saf dışı bırakıp Türk futbolunun makus talihini değiştirdi. Galatasaray, aynı yılın Ağustos ayında bu kez Real Madrid’i yenerek UEFA Süper Kupası’nı kazandı.

TROMSÖ FACİASI MI GELİYOR?

Ancak tüm bu başarılar mazide kaldı. Bir zamanlar adını Avrupa’da herkesin ezberlediği Galatasaray giderek sıradan bir takım hüviyetine büründü. Öyle ki 2005’te Norveç’in Tromsö takımına 5 yıl önce kazandığı UEFA Kupası’nın birinci turunda elenerek hayal kırıklığı yaşattı. İsveç’in Östersunds takımına karşı alınan 2-0’lık mağlubiyet de bu ‘Tromsö faciasını’ hatırlatı.

Bu sezon Belhanda, Gomis ve Maicon gibi isimlerle kadrosunu güçlendiren Galatasaray için İsveç ekibi çantada keklik görünüyordu. Ancak Galatasaray’ın kötü bir huyu var: Avrupa deplasmanlarında maç kazanamamak. Avrupa kupalarındaki son deplasman galibiyetini, 2012-2013 Şampiyonlar Ligi ikinci turunda Schalke 04’e karşı 3-2’lik skorla alan sarı-kırmızılı ekip, kendisini çeyrek finale taşıyan bu sonucun ardından bir daha rakip sahada mutlu sona ulaşamadı. Sarı-kırmızılılar, son 12 deplasman mücadelesinde 10 yenilgi alırken, 2 maçta sahadan berabere ayrıldı. Bu karşılaşmalarda rakip fileleri sadece 9 kez havalandırabilen Galatasaray, kalesinde ise 31 gole engel olamadı.

SAHANIN HİÇBİR YERİNDE ÜSTÜNLÜK KURAMADI

Bu kötü istatistikle İsveç’e gelen Galatasaray, zayıf rakibini yenip adına yakışmayan bu kötü gidişe son vermek istiyordu. Ancak hesap bir kez daha tutmazken, deplasmanda kazanamadığı maç sayısı 13, aldığı mağlubiyet 11’e, yediği gol sayısı ise 33’e yükseldi.  Alınan mağlubiyetten daha acı vereni Galatasaray’ın ortaya koyduğu kötü futbol. Zayıf rakibine karşı sahanın hiçbir yerinde üstünlük kuramayan sarı kırmızılı oyuncular sanki Avrupa kupası maçında değil de jübile maçında top oynar gibiydiler. Koca 90 dakika boyunca rakip kalede yakalanan en ciddi gol pozisyonunun maçın son dakikalarında gelmesi ortaya konan oyunun kalitesi hakkında fikir veriyor.

Galatasaray ile Östersunds’u kıyaslamak bile mümkün değil. Östersunds toplam değeri 8 milyon Euro olan bir takım. En değerli oyuncusu Galatasaray’a ilk golü atan Saman Ghoddos’a biçilen değer sadece 900 bin Euro. Dahası Östersunds tarihinde ilk kez Avrupa kupalarında mücadele etti. Ve ilk maçında UEFA Kupası’nı kazanmış bir takımı yenerek, Avrupa yürüyüşüne başladı.

TUDOR’UN BİLETİ KESİLEBİLİR…

Maçtan sonra Igor Tudor, yüreklere su serpip ‘Kimse merak etmesin bu turu geçen takım Galatasaray olacak’ açıklamasını yaptı. Tudor, ‘Savunmada kompakt bir görüntü sergiledik. Çok da fazla pozisyon vermedik’ derken neredeyse 2-0’lık yenilgiden mutlu olmuş gibiydi. Rakip ne de olsa Östersunds’du! Daha farklı skor da olabilirdi!

Galatasaray ve tabi ki diğer kulüplerimiz özellikle Avrupa’da başarının kaliteli kadro kadar kaliteli hoca ile mümkün olduğunu bilmek zorunda. Altyapı için getirdiği Jan Olde Riekerink’i A takımın başına getirerek yanlış yapan sarı kırmızı yönetim hatasını bir başka hata ile karşılayıp bu kez stajyer Igor Tudor’a koca takımı teslim etti. Galatasaray, UEFA Kupası’ndan elenirse büyük ihtimal Tudor’un biletini keser. Ancak yeni gelecek hoca kim olursa olsun, transferini kendi yapmadığı hazırlık dönemini birlikte geçirmediği bir takımı çalıştırmak durumunda kalacak. Doğal olarak başarı biraz daha zor olacak. Şayet Östersunds’nu İstanbul’da turu getirecek bir skorla yenerse, Tudor kalmaya sarı kırmızı taraftarlar ise korkulu rüyalar görmeye devam edecek.

Önceki Yazıları:
Galatasaray, Dortmund gibi olur mu? - 21 Kas 2017
İyi ve kötü: Adebayor ve Tudor - 20 Kas 2017
871 maçlık maraton bitti şimdi soru: Kupayı kim kaldıracak? - 18 Kas 2017
Celtic’in rekorunu yine Celtic kırar! - 17 Kas 2017
Boşa giden milyonlar - 16 Kas 2017
Buffon’un vedası… - 15 Kas 2017
Bir kere gözden düşmeye gör! - 14 Kas 2017
Yaşı küçük futbolu büyük yıldızlar - 13 Kas 2017
Beşiktaş’ın yeni ‘MAF’ı: Cenk, Talisca ve Babel - 11 Kas 2017
İyi ki gurbetçi oyuncular var - 10 Kas 2017
önceki yazı

Meyveden ayrı bırakmayın

Sonraki yazı

Türkiye Musul’a girer! [Haber-Yorum: Deniz Ayhan]

1 Yorum

  1. mahir
    15 Temmuz 2017 at 05:31 — Cevapla

    GS’nin meşhur avrupa kupaları iptal edilip geri alınmalı, ayrıca milli takımın dünya üçüncülük kupası da geri alınmalı; sonuçta o kupalarda FETÖcü parmağı var, nitekim son khk’da madalyası iptal edilen hainler sayesinde alınan kupalar da iptal olmalı! Değil mi ama?!!!!

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir