AnaSayfa»Manşet»Ağlayan kız!

Ağlayan kız!

Pinterest Google+

Yorum | Naci Karadağ

Tolstoy’un enfes bir tespiti var:

“Bir kişi acı duyuyorsa canlıdır. Başkasının acısını duyuyorsa insandır!” der büyük yazar.

Şair ise “ağlayın aşinasız, sessiz can verenlere!” der gurbette yalnızlığı işlediği şiirinde. …

Ağlamayı sevmez gibi görünür insanoğlu. Başkasının ağlamasından haz almaz gibi görünür ama en çok ağlamaklı filmler izlenir, en fazla göz yaşlarıyla ıslanmış şarkılar dinlenir.

Gidin herhangi “acıklı” bir filmin çıkışına şu cümleyi duyarsınız, “Çok güzel filmdi, acayip ağladık!”

Ağlamak güzeldir, çünkü insanîdir.

Çünkü kalbi vardır insanın.

En azından bazılarının!

İslam’da da vardır ağlamak. Peygamberimiz, gözyaşı peygamberidir.

Dinde olmayan şey ‘zırlama’dır. Yoktur yani dinde zırlama!

Hani gösteriş için, çıkar için ağlıyor gibi yapmak.

Para için ağlayanları çok görürüz, oy için ağlayanları da…

Ağlamak kötü insanların elinde büyük bir silahtır, mazlumun ise sığındığı liman.

Gözyaşından başka sermayesi yoktur çünkü mazlumun.

Bu sebeple Meriç göz yaşlarıyla yıkanır her gün.

Akan nehir değil mazlumların, gariplerin kanlı göz yaşlarıdır sınır boyu.

Zalim ise elini ölü mazlumun tabutuna koyarak ağlar gibi yapar!

Fethullah Gülen’in ağlamasına acayip bozulur ve nefret ederler cemaatinden hazzetmeyenler.
Sızıntı’nın kapağındaki ağlayan çocukla sembolize olmuş bir cemaatin göz yaşlarından eskiden gizli, şimdi aleni bir haz alırlar!

Acılarını görmezler bile.

Ancak Çorum’da bir mezarlıkta gece vakti mezar başında ağlayan hayalet kızı ölümüne merak ederler.

Akın akın mezarlığa giderler.

Notlar yazarlar mesela, “niye ağlıyorsun kızım, gel yardımcı olalım!” diye.

“Ben Bursa’dan geliyorum, eltim Ankara’dan, görümcem Sivas’tan” diye diye televizyona açıklama yapar merhamet taşkınlığıyla Çorum’a kadar gitmiş teyze.

Hristiyan âleminde ara sıra olur böyle şeyler.

Turizm için kullanılır.
Zaten Çorum yerel yönetimi de “Biz bu mezarlık olayını nasıl gelire dönüştürebiliriz diye düşündük” şeklinde açıklama yapmış.

Mezarlık turizmi başlatmışlar.

Ağlayan Meryem Ana Heykeli olur da Ağlayan Kız hayaleti neden olmasın?

Çorum’da sabaha kadar ağlayan kız nöbeti tutar Türk insanı.

Ne de merhametlidir değil mi?

Acaba kız niçin ağlıyordur?

Kimdir, neyin nesidir?

Bilmiyorum, bilmiyoruz. Mezarlıkta nöbet bekleyenler de bilmiyor açıkçası.

Çekirdeğini, içli köftesini alan gelmiş mezarlığın önüne.

Ekranların en güvenilir araştırmacı gazetecisi büyük Türk düşünürü Seda Sayan da meseleye el atar hatta. (BKZ)

İşi Blair Cadısı’na çeviren vitaminsiz amatör araştırmacılar da olur mesela. (BKZ)

Bir yandan da hafif miktar tırsılmıyor değildir hani!

“Kızı görseniz ne yapacaksınız?” diye soran muhabire, “Kaçarız abi” diye cevap verir kentin gençleri.

En azından taşlamayacaklar, bu da fena değildir aslında.

Hatırlarsınız UFO ile ilgili iddialara köylü gencimiz nasıl iletişim kurduğunu veciz şekilde anlatmıştı.

Konumuza dönelim…

Acaba hangi dert o genç kızı gece yarısı kocaman insanların bile gidemediği bir mezarlığa götürüp ağlattı bilemiyorum.

Meçhul genç kız niye ağladı onu da bilemiyorum.

Ama bu milleti tanıyoruz artık…

En azından ağlamaya, acılara olan kayıtsızlıklarını biliyoruz.

Galiba tespit Amin Maalouf’undu ve şöyleydi;

“Orta-Doğu insanı kadar her şeye üzülen ama hiçbir şey yapmayan başka millet yoktur!”

Aşağıdaki mezar size bir şey hatırlatıyor mu?

Hayır! Çorum’daki hayalet kızla ilgisi yok. Issız bir mezar bu.

Belki üstteki isim bir şeyler çağrıştırıyordur. Hala hatırlamadıysanız bir de şu fotoğrafa bakalım:

Belki şu video hafızanıza iyi gelebilir.

Başkalarının acılarını izlemekten keyif alan bir millet olduğumuzu son iki yılda görmek, en az bu acıyı yaşamak kadar yaralıyor insanı!

Genç kız neden ağlıyordu bilmiyorum.

Belki bir yakının kaybetmiş ve kırılgan ruhu bu kayba dayanamamıştı. Belki bir ölüm aklına oyunlar oynamış, başını alıp götürmüştü. Belki de başka bir şey…

Ama…

Sabahlara kadar ellerinde kuruyemişle mezarlık kapısında bekleyen millete başka ağlayan kızların, erkeklerin, bebeklerin varlığından bahsedebilirim.

Örneğin babalarından sonra, anneleri de tutuklanınca arabanın içinde çaresizce ağlayan şu çocuklar

Ölmüş olan meslektaşını selfi ile uğurlayan bakana mı anlatacağız gözyaşlarımızın sebebini!

Sadece gözyaşını değil, ölümü bile siyasete malzeme yapabilecek kadar insanlıktan şarampole uçmuş bir çözülme çağında yaşıyoruz hepimiz.

Mesela şu “anne üşüyorum” diye ağlayan şu kırmızı gocuklu kızı hatırladınız mı peki? O da çok ağladı ve şimdi ne yazık ki ağlayacak bir annesi bile yok! Hatırladınız mı annesine son bakışını?

Peki annesi ile babası aynı anda tutuklanmış, bir başına yapayalnız kalan Hilal’in gözyaşları ilginizi çeker mi?

Kimse bulamayınca annesini köpeğe soran yavruyu hatırlatsam size?

“Köpek, annem nerede?”

İçinize keskin ve paslı bir hançer gibi batıp, yüreğinizi parçalamıyorsa bu cümle, nabzınız atsa ne yazar, insanlığınız ağır komadadır!

Sınırı valiz içinde geçmek isterken yakalanıp hapse gönderilen bu çocuk ve ona terörist diyenler ile Çorum Mezarlığının kapısında ayazda sabaha kadar kuruyemişle bekleyenler aynı kesim mi acaba?

Aynı ya da değil, hepsinin sahte tesellilerinin canı cehenneme. Sahte gözyaşlarının da…

Şöyle bir haber uçurulsa hepsi buhar olacaktı biliyoruz:

“Duydun mu mezarlıkta ağlayan kız KHK’lı çıkmış!”

“Yok lan FETÖ’cüymuş!”

“Yürü yürü yürü, neme lazım, bizi de alırlar!”

Çorum’da bir genç kız varmış, mezar başında ağlıyormuş.

Devlet-millet el ele hep beraber kızın peşine düşmüş. Haber kanalları canlı yayınlar yapıyor.

Polis, Kızılay, AFAD hepsi teyakkuz halinde…

Meriç mazlum cesetlerinden oluşan bir akarsuya dönüşmüş. Gözyaşı akıyor, kan akıyormuş Meriç’te…

Umursamıyor kimse!

Devletin ve milletin derdi mezarlıktaki hayalet kız!

Bir dönemin fenomeni Kurtlar Vadisi’ndeki Muro’nun dediği gibi bitirelim:

“Nalet olsun içinizdeki sahte insan sevgisine!”

Önceki Son 10 Yazı:
Erdoğan olmasa! - 15 May 2018
Gelecekten bildiriyorum!; Türkiye Malezya olur mu? - 14 May 2018
Mehmet Niyazi’ye veda - 12 May 2018
Şaibe - 10 May 2018
Cerrahpaşa bölünemez! - 07 May 2018
Steiner’in ordusu! - 05 May 2018
Sonun başlangıcı! [Reis’in Kriminal Çetesi – 7] - 04 May 2018
Kan, su gibi akacak! [Reis’in Kriminal Çetesi – 6] - 03 May 2018
Boks kulübü görünümlü çete! [Reis’in Kriminal Çetesi -5] - 02 May 2018
Hainler ve kahramanlar! Esma, Halime, Şerife… - 01 May 2018
önceki yazı

İtina ile her nevi şirket batırılır

Sonraki yazı

Arkasında İngiltere mi var?

1 Yorum

  1. Güray güray
    17 Mayıs 2018 at 10:59 — Cevapla

    Hepsi için birer birer kimine aglamistik, kimine üzülmüştük.
    Hepsine birden topluca yine üzüldük, yine ağladık. Burnunuzun kemiği sizladi, Sizisini içimizde hissettik.
    Mevla bizi bu mazlum kardeşlerimizle, onlarida onlarla beraber hasreylesin inşallah.

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir