”15 Temmuz’da silahlı tüm adamlarımla sahadaydım, devlet istedi düşünmeden indik ama değmezmiş”

15 Temmuz darbe girişimi bahanesiyle sokağa çıkan ve köprüde askeri öğrencilerin boğazını kesen, erleri kemerleriyle döven sakallı, asker kıyafetli kişilerin kim olduğu zaman zaman gündeme geliyor.

Son olarak Boğaz Köprüsü’nde işkence ve linçle boğazı kesilerek şehit edilen askeri lise öğrencesi Murat Tekin’in ablası Mehtap Tekin, kardeşinin katili olduğunu söyleyen Yusuf Tosun tarafından tehdit edildi. Sosyal medya hesabından ‘kardeşinin boğazını ben kestim’ diyen bu şahıs ve onun gibilere 15 Temmuz günü devlet tarafından görev verilip verilmediği tartışılıyor.

Darbe girişimi sonrası gözaltına alındığında emniyette başından geçenleri sosyal medya hesabından paylaşan ihraç istihbarat binbaşı Engin Büker, o gece Erdoğan’ı havalimanından almaya gittiğini söyleyen ‘Çeçen İsa ve adamları gibi sahaya sürülen eli silahlı daha kaç kişi var? Devlet kendi organize ettiği ve yönettiği darbede daha kimleri piyon olarak kullandı?’ diye sordu.

Aynı nezarehanede kaldığı Çeçen İsa’nın anlattıkları karşısında şaşkınlığını saklamaya çalıştığunu belirten muhreç Binbaşı Engin Büker, bundan sonra e olacak bu memleketin hali diye yönelttiği soruya aldığı cevabı şöyle aktardı: ”15 TEMMUZ’DA BÜTÜN ELEMANLARIMLA BİRLİKTE SAHADAYDIM. GÖRDÜĞÜNÜZ SİLAHLILAR BENİM ADAMLARIMDI! DEVLET HEPİMİZİ SAHADA İSTEDİ VE BİZ DE EMİR KABUL ETTİK VE DÜŞÜNMEDEN İNDİK. Ama görüyorum ki değmezmiş. Bundan sonra bu devlet için savaşmam asla!.. Ülkeyi er yada geç karıştıracak o TOPAL ŞEREFSİZ! Ortalığı kan gölüne çevirmeyi planlıyor. İstediği kaos.” dedi ve ekledi “AK Parti de değişecek. REİS bütün bu lavukları sallayacak. Yerlerine adlarını hiç duymadığınız, tanımadığınız bakanlar getirecek.”

İşte o çarpıcı paylaşım:

Size birinci ağızdan bir bilgi aktaracağım.

Konu: 15 Temmuz
Yer: Emniyet İstanbul Asayiş Müdürlüğü Nezarethanesi
Zaman: 31 Aralık 2016
Kişiler: Çeçen İsa, ben ve nezarethanedeki diğerleri

Tutuklandıktan sonra İstanbul Kuştepe Karakolu Nezarethanesinde tutuluyor olmamıza rağmen ifademizin alınması için sırayla Asayiş Şube Müdürlüğüne götürülüyor ve ifade öncesi ile sonrasında tüm gün burada kalıyorduk. Ben de bir grup içinde Asayiş Binasına götürülmüştüm.

Beklemek için bir nezarethaneye koyulduğumda bir kişi hariç herkesin asker olduğunu gördüm. Asker olmayan o kişi ise “Kendilerine tuzak kurulduğunu, devlet için çalışan istihbarat elemanı olduğunu ve dayısının kısa sürede onu kurtarmaya geleceğini” söylüyordu.

İstihbaratçı olmamın da verdiği meslek hastalığıyla hikayesini çok merak ediyordum. Birşeyler öğrenmeye çalışırken onu kurtaracağını söylediği dayısını da getirmişlerdi. Aslında birlikte çalışan dayısı yani Çeçen İsa’nın tüm ekibini toplamışlardı o gün. Kim ve neden?

Çeçen İsa geldiğinde beni de ifade vermem için götürdüler. İfadem bitip de geri döndüğümde Çeçen İsa ile aynı yere alınmak için polise rica ettim ve o da kabul etti. Selamlaşma safhasından sonra ilk sorum “Hayırdır dayı seni niye aldılar buraya?” oldu. Cevaben, “Sen beni tanıyor musun?” deyince ben de “Hayır, tanımam mı gerekiyordu?!” dedim gayri ihtiyari.”Ben ÇEÇEN İSA! Türkiye’deki Çeçenlerin dayısı, abisiyim. Emrimde yüzlerce adam ve kontrolümde milyon dolarlar var.” dedi ve ekledi, “Tanımıyorsan seninle konuşacak birşeyim yok!”

Şaşırmıştım.Ama bozuntuya vermeden ben de üste çıkmaya çalıştım v bir süre sonra birkaç kelamla açıldı Çeçen İsa.

Kardeşi Suriye’de bir dönem TR için savaşmış silahlı bir grubun lideriydi. Kendisi de bir grup Çeçen ile birlikte İsth.Teşkilatına haber elemanı olarak çalışıyordu

Son görevlerinde kapatılan bir fabrikadan kaçırılan faturalar ve mühürlerin saklandığı hüzne bir yeri basmak,oradaki korumaları etkisiz hale getirip malzemeleri alarak bölgeden ayrılacaklarmış.Yönlendirdiği adamların görev öncesinde bölgeden sorumlu polis karakoluna gittiğini görevi rapor ettiğini, görev sonrasında ise arabayla hareket eder etmez karakol polisleri tarafından etkisiz hale getirildiğini, sonrasında ise kendisi dahil tüm ekibinin toplandığını söyledi. Ancak garip olan, irtibatta oldukları MİT personeli kimdi ve neden yrdm etmemişti?

Sorunca kendisine ulaşamadığını söyledi. Ne kadar İsa’nın kabul etmesi yarım saati alsa da devlet onları kullanmış ve tuzak kurmuştu. Peki ya neden? Çünkü istihbarat önce kullanır, sonra etkisiz hale getirir böyle adamları. Bu adamları özel yapan neydi peki? Sordum…

“Ben Çeçenistan’da Ruslara karşı savaştım. Ukrayna’ya geçtim. Orası da karışınca TR’ye geldim. Devlet için çalıştım. Ne istedilerse yaptık. Bu toprak için ölmeye hazırdık. Suriye’de ihtiyaç oldu orada da savaştık. Kardeşim hala orada. Ülke içinde de aktiftik. Milyon dolarlar var emrimde. Tek hareketimle akar o paralar. Devlet beni iyi tanır. Ama anlaşılan ipimi çektiler. Putin beni istiyordu. Sanırım verecekler beni. Ama elimde sağlam kozlar var. Çıkıcam Savcının karşısına ve pasaportunu isticem. Kabul edecek eli mahkum! Çok şey biliyorum bunlar hakkında.Bu AKP var ya hepsi şerefsiz,paracı,dinleri imanları para, herşeylerini satarlar, VATAN MİLLET bunlar için yalan,varsa yoksa para!” dedi v ekledi “15 TEMMUZ’DA BÜTÜN ELEMANLARIMLA BİRLİKTE SAHADAYDIM. GÖRDÜĞÜNÜZ SİLAHLILAR BENİM ADAMLARIMDI! DEVLET HEPİMİZİ SAHADA İSTEDİ VE BİZ DE EMİR KABUL ETTİK VE DÜŞÜNMEDEN İNDİK. Ama görüyorum ki değmezmiş. Bundan sonra bu devlet için savaşmam asla!” diyordu. Olay daha da ilgimi çekmeye başlamıştı. Uzun uğraşlar sonrasında “REİSİ HAVALİMANINDA KORUYAN DA BİZDİK! YAKIN KORUMALARI REİSİ ÇIKARMAK İÇİN BİZİ BEKLEDİ. BİRQZ GECİKİNCE HATTA ‘ABİ NERDESİNİZ. REİS SİZİ BEKLİYOR.’ DİYE FIRÇA BİLE YEDİK. Ne polis ne de korumaları maçaları yemedi REİSİ KORUMAYA. BİZDİK ONLAR! Adamlarımla bizzat ben gittim Havalimanına. Ama değmezmiş!”

Şaşkınlığımı gizlemeye çalışıyordum. Doğru söyleyip söylemediğini birkaç soru ile test edip doğru olduklarına kanaat getirdikten sonra daha fazlasını öğrenmeye çalıştım doğal olarak. “Peki ne olacak bundan sonra, nedir dayı bu ülkenin hali? Var mı kulağına gelen?” dedim.

“Ülkeyi er yada geç karıştıracak o TOPAL ŞEREFSİZ! Ortalığı kan gölüne çevirmeyi planlıyor. İstediği kaos.” dedi ve ekledi “AK Parti de değişecek. REİS bütün bu lavukları sallayacak. Yerlerine adlarını hiç duymadığınız, tanımadığınız bakanlar getirecek.Teşkilatlar değişecek. Parti yönetimi değişecek. Tümden değişecek herşey.” dedi. Akşener siyasette etkin olacak. Eş altından destekliyorlar onu. Delikanlı kadındır. Ama arkasında kim var ne var bilemem. Bahçeli’den bir cacık olmaz. O koltuğu hak etmiyor.” dedi.

Ve ne yazık ki karakola geri dönme saatimiz gelmişti.

Sonra orada sürekli kalan arkadaşlardan öğrendim ki Çeçen İsa’nın dediği gibi olmuş. Savcıya çıkmış, ifade vermiş ve sonrasında anlaştık demiş dönünce. Akşamına elini kolunu sallayarak ayrılmış Emniyetten.

Şimdi soruyorum size. ÇEÇEN İSA ve ekibi gibi sahaya sürülen eli silahlı daha kaç kişi var? Devlet kendi organize ettiği ve yönettiği darbede daha kimleri piyon olarak kullandı ve sonrasında harcadı? Ve daha ne kadarını harcayacak?!

Yüzlerce vatandaşımızın vefat ettiği KANLI TİYATRO için “ALLAH’IN BİZE LÜTFU!”yorumunu yapan Erdoğan v sahne gerisinde en etkin isim olan Perinçek Grubu için kendileri haricinde herkes HARCANABİLİRDİR!

Kendinizi kullandırmayın!

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin