SEVİNÇ ÖZARSLAN – TR724
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, beş aydır Edirne L Tipi Cezaevinde tutuklu olan 7 aylık hamile (33 hafta) Leyla Arslan hakkındaki mahkûmiyet kararını usul hatası nedeniyle bozdu.
Yargıtay, Gülen cemaatine yönelik davalar kapsamında Arslan hakkında verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddedilmesini hukuka aykırı bularak bozma kararı verdi. Karar, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi’nin 12 Ocak 2022 tarihli hükmüne ilişkin temyiz başvurusu üzerine verildi.
Diyarbakır’da KHK ile kapatılan Selahattin Eyyubi Üniversitesi’nin öğrenci yurdunda müdür yardımcısı olarak çalışan Leyla Arslan hakkında 20 Aralık 2019’da dava açıldı. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 17 Kasım 2020 tarihinde Arslan’a ‘Gülen cemaatine üye olmak suç’lamasıyla 8 yıl 9 ay hapis cezası verdi.
Bu karar daha sonra Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından istinaf yolunda incelendi ve başvuru esastan reddedildi.
YARGITAY: CEZADA HAKKANİYET ÖLÇÜSÜ GÖZETİLMEDİ
Arslan’ın avukatının temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay, davada usuli işlemlerin hukuka uygun yürütüldüğünü ve delillerin hukuka uygun şekilde toplandığını belirledi.
Ancak Yüksek Mahkeme, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde yeterli gerekçenin ortaya konulmadığı değerlendirmesinde bulundu.
Kararda, cezaların belirlenmesinde Anayasa ve Türk Ceza Kanunu’nda yer alan hakkaniyet ilkelerinin gözetilmesi gerektiği vurgulanarak, mahkeme tarafından Arslan aleyhine ağırlaştırıcı unsurlar bulunmadığı halde cezanın artırılmasının hukuka aykırı olduğu kaydedildi.
Bu gerekçeyle Yargıtay, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını ve Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hükmünü bozdu. Dosya, yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderildi.
Karar, 27 Kasım 2025 tarihinde oybirliğiyle verildi.
“KELEPÇELİ MUAYENE YAPILDI, BAŞIMDA JANDARMALAR BEKLEDİ”

Üç aylık hamileyken 4 Ağustos 2025’te Edirne’de gözaltına alınıp tutuklanan KHK’lı Leyla Arslan, ilk hamileliğinde gebelik zehirlenmesi yaşadığı için hapiste zor günler geçiriyor.
Günde üç kez tansiyon ilacı kullanan Arslan’ın eşi Fikret Arslan TR724’e yaptığı açıklamada, “Eşim ilk hamileliğinde gebelik zehirlenmesi geçirdi. Hem annenin hem de bebeğin hayatı o dönemde risk altındaydı. Şu anda içeride kalması halinde hem eşimin hem bebeğimizin hayatı tehlikede. Riskli bir gebelik geçiriyor. Yüksek tansiyon var. Günde üç kez ilaç kullanıyor. Geçen ay tansiyonu yükseldi ve hastaneye kaldırıldı. Hastane yatışı sırasında; bir kolunda damar yolu bulunurken, diğer kolundan yatağa kelepçelendi. Ayrıca başında jandarma görevlileri sabaha kadar bekledi.” dedi.
Leyla Arslan, 4 Kasım’da eşine yazdığı mektupta yaşadığı ihlalleri şöyle dile getirdi:
“Kontrol için hastaneye gittim. Tansiyonum olmuş 18/11. Doktor hemen ultrasona aldı. Arada dinlendirildi. Ama tansiyon 14, 8/10 inmiyor. ‘Ağrın var mı’ dedi. Evet başım çok ağrıyor dedim. ‘O zaman yatış vereceğiz’ dedi. Hastanenin altında mahkum koğuşu diye bir yer ayrılmış. Doktor oraya izin vermedi. 3. katta ‘Kadın Doğum Servisinde sürekli takip edip ilaç vereceğiz’ dedi.
Tekli bir odaya aldılar. Odada bir bayan infaz memuru, kapıda 2 erkek jandarma. Kapı 7/24 açık, içeriye bakıyorlar. Ona rağmen ‘Sizi yatağa kelepçelemek zorundayız’ dediler. Ben halime baktım. Bir kolumda damar yolu açılmış, bir kolumda kelepçe. Sabaha kadar sağa-sola dönmezsem yatamıyorum. Nasıl kelepçeyle uzanacağım? ‘Maalesef yapacak bir şey yok’ dediler. Gayrı ihtiyari ağlamaya başladım. Bir doktor vardı. ‘Üzmeyin kendinizi, şu an bebeğin sağlığınızı düşünmeniz lazım’ dedi. Ama düştüğüm o hâl anlatamam yaa, ancak filmlerde görürüm diyordum. Bunu da mı yaşayacaktım. Şu an yaşadıklarımı kelimelere dökmek mümkün değil. 2 gün 1 gece kaldım (salı giriş – çarşamba çıkış)”
Beş aylık hamile iki aydır hapiste: Hem kendisi hem bebeği risk altında
