AİHM’de Osman Kavala duruşması; Büyük Daire bir kez daha toplandı

Fotoğraf: Ensar Nur / TR724

ENSAR NUR | TR724 STRAZBURG

17 Ekim 2017’den beri tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala’nın ikinci başvurusuna ilişkin Büyük Daire duruşması bugün Strazburg’da bulunan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) binasında yapıldı.

AİHM’in 2019 ve 2022’deki kararlarına ve Bakanlar Komitesi’nin çağrılarına rağmen serbest bırakılmayan Kavala, bir kez daha Strazburg Mahkemesi’ne başvurmak zorunda kaldı. Kavala’nın avukatları 10 Aralık 2019 tarihli AİHM kararından bu yana yaşanan ihlallerden şikayetçi oldu.

Erdoğan rejiminin hedef haline getirdiği Osman Kavala, Türkiye’de yaşanan hukuksuzlukların ve hak ihlallerinin en büyük mağdurlarından biri olarak dünyada tanınan bir sembol isim haline geldi. İş adamı, 2023 yılında Vaclav Havel ve 2025 yılında Goethe ödüllerine layık görüldü.

8 yıldan fazladır hukuksuzca cezaevinde tutulan Kavala’nın duruşmasına eşi Ayşe Buğra ve pek çok önemli isim katıldı. CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Aysu Bankoğlu, Türkiye’nin eski AİHM hakimi Rıza Türmen, yazar Erol Özkoray ve gazeteci Sedat Ergin duruşmayı yerinde takip etti.

Yoğun ilgi gösterilen davaya çok sayıda insan hakları örgütü üçüncü taraf görüşü sunarak müdahil oldu. Aynı kapsamda, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty de duruşmada söz aldı. Komiser, Türkiye’de insan hakları aktivistleri, siyasetçiler, gazeteciler ve avukatlar üzerinde oluşturulan baskı iklimine ilişkin gözlemlerini 17 hakimli Büyük Daire ile paylaştı.

Duruşmada Osman Kavala’nın avukatlığını Profesör Philip Leach ve Profesör Başak Çalı yaparken Türkiye hükümetini Abdullah Aydın ve Profesör Ali Emrah Bozbayındır temsil etti.

Hükümet tarafı, daha önceki duruşmalarda olduğu gibi Osman Kavala’nın Gezi Parkı eylemlerinin arkasında olduğu ve eylemler aracılığıyla hükümeti yıkmaya çalıştığı yönündeki dayanaksız iddialarını tekrar etti.

Duruşmada, davanın kabul edilebilirliğine ilişkin kısım da önemli yer tuttu. Hükümet temsilcileri, Kavala’nın Anayasa Mahkemesi önünde bekleyen başvurularını işaret ederek iç hukuk yollarının tüketilmediğini söyledi ve dolayısıyla başvurunun kabul edilemez bulunmasını istedi.

Kavala’nın avukatları ise, AYM önündeki başvuruların sonuçlanmasının çok uzun sürmesi ve sonunda kabul edilemezlik verilmesi gibi sebeplerle AYM’nin dava özelinde etkin bir iç hukuk yolu olmadığını  belirtti.

Avukatlar, Büyük Daire’den Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında Madde 3 (işkence yasağı) ve Madde 5’in (keyfi tutukluluk) yanı sıra madde 18 çerçevesinde Madde 6 (adil yargılanma hakkı), Madde 7 (kanunilik ilkesi), Madde 10 (ifade özgürlüğü) ve Madde 11’in (örgütlenme özgürlüğü) ihlali yönünde karar vermesini istedi.

Duruşmanın ardından TR724’e konuşan Rıza Türmen, bu başvurudaki yeni unsurların önemli olacağını belirtti. Türmen, AYM’nin etkili iç hukuk yolu olmadığı yönünde çıkacak bir ihlalin, Türkiye’nin karara uymamasını çok daha zor hale getireceği yorumunda bulundu.

Yazar Erol Özkoray ise Osman Kavala’yı uzun zamandır tanıdığını ve çok hümanist birisi olduğunu söyledi. Kavala’nın bu yaşananları hak etmediğini belirten Özkoray, Türkiye’nin karara uymayarak kendi imajını zedelediğini ifade etti.

Ayşe Buğra Kavala bugünkü duruşma için hazırladığı yazılı açıklamada, Osman Kavala’nın “kültür ve sanat alanındaki çalışmalarının barış ve demokrasi kültürünün gelişmesini amaçladığını” vurguladı. Osman Kavala’nın “maruz kaldıklarının Türkiye’de ve dünyada sanatçılar, entelektüeller ve siyasetçiler tarafından hukukun üstünlüğünden sapmanın sembolü” olarak görüldüğünün altını çizdi.

Büyük Daire taraflara savunmalarına yazılı eklemeler yapabilmeleri için 2 hafta süre tanırken kararın yaklaşık 1 yıl içinde açıklanması bekleniyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin