İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan “casusluk” soruşturması kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Merdan Yanardağ ve Necati Özkan’ın tutuklanmasına karar verildi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, adliye çıkışında basın mensuplarına konuştu. Karara tepki gösterdi. Özel, “Daha tutuklama kararı yüzlerine okunmadan Başsavcılık bilgi notu paylaşıyor. Hüküm giymemiş, dosyaları Yargıtay’da onanmamış insanlar peşin olarak suçlu kabul ediliyor. Burada anayasal düzene karşı suç işleniyor. Bugün burada yapılmaya çalışan tam olarak da budur.” dedi.
İktidarın daha önce çeşitli suçlamalar yönelttiğini ancak bunların “ellerinde patladığını” savundu. Son olarak casusluk suçlamasına başvurulduğunu söyledi. Tutuklama gerekçelerini “birbiriyle çelişkili” olarak niteleyen Özel, hukuki sürecin usulsüz şekilde yürütüldüğünü aktardı. Özel’İn açıklamasından öne çıkanlar şöyle oldu:
- Ne terör örgütüne destek, ne hırsızlığı, ne yolsuzluğu… Ellerine yüzlerine bulaştırdılar. En sonunda son çare, “Yeni baştan bir şey yapalım, bu sefer bunlara casusluk suçlamasında bulunalım. Belki vatandaşı böyle ikna ederiz” diye bir şey söylüyorlar. Sorulan sorular verilen cevaplar okunduğunda ve daha sonra da tutuklama gerekçeleri okunduğunda aslında tamamen altı boş, ne dediğini kendisi de bilmeyen birbiriyle çelişen ve hukuku ve anayasayı ayaklar altına alan bir durumla karşı karşıyayız…
- Daha karar yüzlerini okunuyor, daha avukatlara çıktısı verilmemiş ama Başsavcılık bilgi notu yolluyor. Bilgi notunda şöyle başlıyor; “Ekrem İmamoğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi’ni yasadışı yollarla ele geçirmek ve cumhurbaşkanlığı için fon sağlamak için kurduğu terör örgütünün diğer suçlarının yanında…”
- Ya o suçların, onun suç olabilmesi için, adının “çıkar amaçlı suç örgütü olabilmesi“ için sen önce iddianameyi yazacaksın, delilleri koyacaksın, bunun üzerine yargılama başlayacak, yargılamanın sonunda burada bir karar verilecek, olumsuz bir karar olsa istinafa olacak. Ardından Yargıtay olacak karar kesinleşecek. Ancak ondan sonra buna suç örgütü denilebilir…
- Ama kendi hayalini kendi sanrısını, birisinin kendisine verdiği talimatla bir cumhurbaşkanı adayının önünü kesmek için ortaya attığı dünya kadar iftirayı gerçekmiş gibi, gecenin 2.5’uğunda alelacele konu eden… Kendi yalanına doğruymuş gibi insanları iftira atıyor, elde ettiği kamu gücü ile anayasaya askıya alıyor. Burada anayasal düzene karşı suç işleniyor. Bugün burada yapılmaya çalışan tam olarak da budur.
- Bundan önce MİT’in ve 8 Bakanlığın ve bağlı kurumların bütün verilerini çaldırdılar. Neymiş efendim bir kısım istanbullunun bilgisi alınmış da yabancı ülkelerin desteği için yabancı ülkelere satılmış… Onlara gidip satmaya kalksan “kardeşim bunların zaten önceden çalınmışı var internette satılmışı var” derler sana.
- AKP övüne övüne bitiremiyordu, veri madenciliği yaptığını… Bunun siyasetini yapıyordu. Bunu yarım yamalak anlamış savcının yazdıklarıyla bunun bir benzerini bizim yaptığımızı ve bunun suç olduğunu iddia ediyor. Veriler yurt dışına gitmekle birileri yargılanacak olsa ilk başta bir önceki MİT başkanı yargılanmalıdır. O 8 bakan yargılanmalıdır, en başta Recep Tayyip Erdoğan yargılanmalıdır.
- Biz buna teslim olmayız. Millet bizimle beraberdir. Biz korkuyu endişeyi haklılığımızdan dolayı taşımıyoruz. Biz buradan arkadaşlarımızın eşleriyle dimdik, onlara inanarak, güvenerek dimdik çıkıyoruz. En sonunda gün gelecek bu iftiracılar hesap verecek. Arkadaşlarımız da haklı olmanın gururuyla onuruyla bu ülkede çok önemli görevlere gelecek. Bugün bir bitiş değil bir başlangıçtır. Onlar yolun sonunda biz daha başındayız!
