CHP lideri Özgür Özel, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız, bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yeter Özgür!” sözlerine Muğla Milas’tan cevap verdi: “Vallahi bozuk saat günde iki kere doğruyu gösterirmiş! Hiç niyetim yok, bu gidişi durdurmayacağım. Millet sizi yolluyor. Gidiyorsunuz, bunu durdurmayacağız. Ama sen de şunu bil; bu gelişi durduramayacaksın. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gelişini durdurmayacaksın, Türkiye İttifakı’nı durdurmayacaksın.”
Özgür Özel, AYM üyelerine de Akbelen konusunda çağrı yaptı: “Bu milletin sesini duyun. Bu ormanın, bu hayvanların, bu kuşların, bu ağaçların günahına girmeyin. Bu günahkar Erdoğan’a dur deyin, dur deyin.”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, önümüzdeki ilk genel seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ettiği İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ardından başlatılan “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarının Türkiye ayağının bu haftaki durağı Muğla oldu. CHP liderinin konuşması sırasında Milaslılar, “Tayyip istifa” ve “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları attı. Özgür Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
Muğla 68 milyar lira bütçeye vergi ödemiş, Muğla’ya bütçeden 5.2 milyar bütçe ayrılmış. Muğla’dan 12 almışlar 1 vermişler. Muğla’dan kepçeyle almışlar, çay kaşığıyla vermişler.
Türkiye’de tarım alanı kaybediyoruz, Türkiye’de olanın iki mislini Muğla’da kaybediyoruz. Genç çiftçiler fırsat bulursam asgari ücretli iş bulursam diyorsa işte burada çok büyük bir sorun var demektir.
Milas’ta olmamızın en önemli sebebi maalesef hükümet eliyle yapılanlar. İkizköy’e bağlı Akbelen Ormanı 2018 yılında bir maden şirketine verildi. O tarihten itibaren İkizköy, İkizköylülerin elinden alınmaya çalışıldı. O günden itibaren bu mücadeleye destek verenler Akbelen’de oldu. Öncellikle Akbelen Direnişi’ni selamlıyorum.
Buradan vicdanı olan, insafı olana, alllaha inanan herkese sesleniyorum. Bu yapılanlara karşı Akbelenliler direndi. AK Partililer, ‘seçimi kaybediyoruz’ diyerek geri adım attı. Şimdi iki katıyla saldırmaya çalışıyorlar.
Meclis’e bir kanun getirdiler. Normal şartlarda zeytinliklerin korunmasına dair kanun ortada duruyorken, kendilerince koordinatlarla burayı tarif eden kanun çıkardılar. Kanunu saatler içerisinde Anayasa Mahkemesi’ne götürdük. Bunlar Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı vermesinden çekinerek acele kamulaştırma için Cumhurbaşkanı Kararı çıkarttılar.
Anayasa Mahkemesi’ne buradan çağrıda bulunuyorum. Bu milletin sesini duyun. Bu ormanın, bu hayvanların, bu kuşların, bu ağaçların günahına girmeyin. Bu günahkar Erdoğan’a dur deyin, dur deyin.
Bu gece başınızı yastığa koyduğunuzda o orman köylüsünü düşünün. Onun için mücadele eden 80 yaşında mücadele eden teyzeyi, oraları maden olduğunda yok olacak olan hayvanları, güzelim ağaçları düşünün. Bir tane zeytinin bile kıymetini düşünün ve bir buçuk milyon zeytin ağacının kesimine dur demek sizin yetkinizde. Bu gece onları düşünün ve artık bu başvuruyu öne çekin, bu katliama dur deyin. Limak’a dur deyip, bu teyzemin yüzünü güldürmeni bekliyoruz.
Bundan sonra bu mücadele Erdoğan’dan bir şey isteme mücadelesi değildir. 20 bin liralık emekli maaşının 42 bin liraya çıkarılmasını ya da asgari ücreti 39 bin lira yapmasını beklemiyoruz. Erdoğan’dan bir şey istersem yazıklar olsun, ondan bir tek şey istiyoruz, erken seçim sandığı. Biz Erdoğan’dan zam değil, zam yapmak için milletten yetki, Erdoğan’dan da sadece ve sadece seçim sandığı bekliyoruz.
Erdoğan çıktı dedi ki, bu gidişi durduramayacaksınız Özgür, dedi bana. Vallahi bozuk saat günde iki kere doğruyu gösterirmiş ya Erdoğan’ın doğruyu söylediğini son zamanlarda ilk kez duyuyorum. Şunu bilsin, hiç niyetim yok, bu gidişi durdurmayacağım. Millet sizi yolluyor. Gidiyorsunuz, bunu durdurmayacağız. Ama sen de şunu bil bu gelişi durduramayacaksın. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gelişini durdurmayacaksın, Türkiye İttifakı’nı durdurmayacaksın.
