CHP lideri Özgür Özel, köprü ve otoyolların özelleştirilme planı üzerinden iktidara yüklendi. Partisinin grup toplantısında konuşan Özgür Özel, “Yayınladığımız belgelere ‘gık’ diyemediler. Bir gazeteci arkadaşımız bakanlığı arayıp sormuş. ‘Satacak mısınız, CHP’nin kuvvetli iddiaları var’ demiş. Onlar da, “Kesin satacağı diyemeyiz, piyasasını araştırıyoruz.” demişler. Duyanlar duymayanlara bunu anlatsın.” ifadelerini kullandı.
Özgür Özel’in gündeminde Erdoğan’ın bir türlü kamuoyuna açıklanmayan diploması da vardı. Geçtiğimiz günlerde mitingde kullanılan ‘Diplomasız Erdoğan’ sloganları nedeniyle Erdoğan’ın avukatlarının kendisini mahkemeye verdiğini anlattı. Ardından şunları söyledi: “Ben ‘Diplomasız Erdoğan’ diye slogan atmışım. Erdoğan buna dava açtı. Erdoğan’ın aukatı mahkemede, “Efendim! Özgür Özel müvekkilimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın diplomasının olmadığını söylüyorlar.” diyor. Benim avukat da “Var mı? Varsa dosyaya sunun.” diyor. Hakim de ‘diplomanın dosyaya sunulmasına’ karar veriyor. Bunlar kabul etmiyor! Reddi hakim talebinde bulunuyorlar. Sayın Erdoğan, varsa diploman o mahkemeye sunacaksın!”
Özgür Özel’in konuşmasından bazı bölümler şöyle:
- Türkiye’nin AK Parti’nin kara düzenindeki vergi meselesini olabilecek en basit şekilde anlatan bir grafiğimiz var. Türkiye’de 100 lira vergi toplanıyor. Gerçekleşmesi 65 falan oluyor da, buradan beklediğini alamayınca buradan yüzdeye yansıyor.
- Bu seneki niyetleri: Dünyanın en adaletsiz vergisi dolaylı vergiler (harcamalardan alınan vergiler-ÖTV-KDV gibi); yüzde 62.4. Kim veriyor bunu? Bu işçi kardeşim veriyor, bu elinde çocuğuyla ev hanımı kardeşim veriyor, bu çiftçi veriyor, bu emekli veriyor, hemşire hanım veriyor, doktor hanım veriyor.
- Bu vergiler, dünyanın en adaletsiz vergisini toplam verginin %62,5’i. Elektrik yakınca verdiğin vergi, doğalgaza verdiğin vergi, çocuğuna üst baş ayakkabı alırken verdiğin vergi… Parayı verip karşılığında fişi aldığında, parayı verdiğin anda ödediğin vergi yüzde 62.5.
- Kalanı gelir vergisi. Dünyada esas vergiyi verenlerden (kurumlardan) Türkiye’de yüzde 11 alınıyor. İşçiden, emekliden, emekçiden, memurdan, çiftçiden alınan vergilerin toplamı yüzde 62; kazanandan ve kâr edenden, para kazanandan alınan vergilerin oranı yüzde 11. Böyle bir adaletsizliğin içindeyiz.
- Bugünlerde piyasaya gençlerin çok sahip olmak istedikleri bir cep telefonu çıktı, pahalı bir model. Bu cep telefonunun yurt dışında yarı fiyata satılıyor, Türkiye’de fiyatı 107.999 lira, 108 bin lira. Telefon alıyor ya, doğal devlet bu alışverişten bir vergi alır; %10 alır, 15 alır; dünyada, Amerika’da %8 alıyor, 4’ü eyalete 4’ü merkezi yönetime. Türkiye’de 108 bin liralık telefonun 54.959 lirası vergi, 53 bin lirası telefon. Dünyada bir tek Türkiye’de, vergisi telefondan fazla. Telefon alacaksın; 55 bin lira vergi ödüyorsun.
- Tabii buna sahip olmak için Türkiye’de o gencin babasının 4 ay çalışması lazım, Avrupa ülkelerinin bazısında 19 gün; bir ay bile değil, 19 gün çalışması lazım. Mavi yakalı ya da beyaz yakalı genç kardeşimin 55, 60, 70 bin lira alacağı maaşın üç tanesi vergiye gidiyor. Yani 12 tane maaş alıyor, 9’u cebine kalıyor, üç tanesi vergiye gidiyor. Böyle bir durumla karşı karşıyayız.
- “TARİHTEKİ TÜM KAZANIMLARI BUNLAR ÖZELLEŞTİRDİ”
- 1980’lerin sonunda başladı, şu ana kadar 100 liralık özelleştirme yapıldıysa 86 lirasını AK Parti yaptı, yüzde 86’sını. Yani AK Parti, Cumhuriyet döneminde kendisinden önce yapılmış her şeyin satışının yüzde 86’sını aldı, cebine koydu; güya onlarla bize hizmet edecekti. Şimdi gelmişler Boğaz’daki iki köprünün… Üçüncü köprüyü biliyorsunuz; hem geçiş ücreti çok pahalı hem bizim değil. Herhalde daha 22 sene yapanlar o geçişten para alacaklar, bekledikleri kadar alamazlarsa da aradaki farkı geçiş garantisiyle devlet ödeyecek kendilerine. Ama birinci ve ikinci köprü ve yedi otoyol; devletin yaptığı, şu an bizim olan ve geçiş ücretleri de diğerlerine göre makul olan yerleri satmaya niyet ettiler.
- Devletin yaptığı köprü şu an 59 lira. Tayyip Bey’in kendi bulduğu, ‘Cebimizden beş kuruş çıkmayacak’ dediği ama geçiş garantisi verdiği Kocaeli’ni Yalova’ya bağlayan köprü 959 lira. Biri 59 lira, biri 959 lira. Bu ucuz, 59 lira olan geçiş ücretinden, örneğin İzmir’den Çeşme’ye kadar gidiyorsun; rahmetli Özal’ın Semra Hanım’la kaset dinleyerek açtığı, ‘Koy bakalım Semra kaset, bir keyfimize gelelim’ dediği yerde 103 kilometre 59 lira. Bu taraftan Akhisar’a kadar gidiyorsun, Tayyip Bey’in yaptırdığı yerde 103 kilometre bu sefer 359 lira.
- Şimdi bu köprüleri alıp satmaya ve 59 lira olan geçiş ücretini 300-350 lira yapmaya niyetliler. Bu köprülerin dikkatinizi çekiyorum, bu ucuz fiyatlarla yıllık getirisi 600 milyon dolar. Bu ucuz fiyatlarla… Dedikleri gibi beşe, altıya, yediye katlandığında 3-4 milyar dolar olacak. Bugünkü geçiş paralarıyla 600 milyon dolar olan bu köprüleri Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı özelleştirmeye niyetli ve niyet ettikleri para 3 milyar dolar. Yani beş yıllık kirasıyla 25 yıllık gelirini satacaklar.
- Beş yılda gelecek parası zaten; birini bu sene alıyoruz, ikincide sen bu işi yapana kadar gelecek sene gelecek. Üç senelik parayı peşin almak için 25 senelik kazancı bırakıyor. Ve işin kötüsü, bıraktıkları 59 liralık köprüyü 359 lira yaparak verdikleri parayı belki de bir senede, 9-10 ayda alacaklar. Kalan zamanda hepimizi kendi köprümüzden geçerken ki alternatifi yok ki bunun; yani İstanbul’da bir bedava devlet köprüsü olur, ikiyi üçü dördü özelleştirirsin, parası olan oradan geçiş yapsın ama olmayana devletimizin hizmeti de bu dersin. Öyle bir köprü yok.
- Bir değerli gazeteci kardeşimiz bakanı aramış, bakanlığı aramış sormuş, ‘Satacak mısınız?’ demiş. ‘CHP’nin kuvvetli iddiaları var’ demiş. Onlar da demişler ki: ‘Kesin satacağız diyemeyiz, piyasasını araştırıyoruz.’ Köprülerin satılacağından haberdar olan vatandaşlarımızın oranı anketlere göre yüzde 35-40. Bir kere bunu duyan duymayana duyursun. Haberdar olup da köprü satışını destekleyenlerin oranı yüzde 10.
- Ve altın yumurtlayan tavuğu yabancılara satmak istiyorlar. Dediğim gibi adam fiyatı beş katına çıkardığı gün, bir yılda bütün parayı toplayacak; 25 yıl boyunca gelecek paradan hepimiz mahrum kalacağız.
- Benim ona itirazım şudur: O para bana lazım, o para Cumhuriyet Halk Partisi’ne lazım, o para Türkiye İttifakı’na lazım. Biz o parayla en düşük emekli maaşını asgari ücrete çıkaracağız, sonra bir buçuk asgari ücret yapacağız. Biz o parayla asgari ücreti yükselteceğiz; oradan zorlanacak olan küçük esnafa, KOBİ’ye, sanayiciye sosyal güvenlik destekleme yardımı yapacağız, destekleme primi vereceğiz.
AĞZI SULANANLARA SÖYLÜYORUM: HEPSİNİ GERİ ALACAĞIZ
- Ama bütün vatandaşlarımıza söylüyorum: Bil ki bu iktidar köprü satıyor, giderayak satıyor. Bil ki Abant’ı satıyor, Yedigöller’i satıyor, Spil’i satıyor, Uludağ’ı satıyor; bil ki gittiğindendir. Aha buradan da alacaklara söylüyorum, alacaklara: Daha bugüne kadar Özgür Özel’in yapacağım deyip de şartlar oluştuğunda yapmadığı bir iş, tutmadığı bir söz yoktur. Buradan söylüyorum, bunlar istedikleri kadar satsınlar; millet bunları gönderip Cumhuriyet Halk Partisi’ni getirdiğinde, Türkiye İttifakı’nı getirdiğinde şimdi ağzı sulananlara söylüyorum; 99 yıllığına o Abant gölünü sizde tutmayız, çatır çatır geri alacağız. Hepsini geri alacağız!”
ERDOĞAN’LA ‘DİPLOMA’ DAVASI: ‘HADİ GÖSTER!’
- Ben ‘Diplomasız Erdoğan’ diye slogan atmışım. Erdoğan buna dava açtı. İftira atmışım! Hakim orada, bizim avukat orada, Cumhurbaşkanı’nın avukatları da salonda… Erdoğan’ın aukatı, “Efendim!” diyor bunlar, müvekkili Özgür Özel müvekkilimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın diplomasının olmadığını söylüyorlar.” Benim avukat da diyor ki: “Var mı? Varsa dosyaya sunun.” Hakim diyor ki: “Ne diyorsunuz?” Bunlar diyor ki: “Diplomamız vardır çünkü Cumhurbaşkanlığı için diploma lazımdır.” Hakim de diyor ki: “Sayın Erdoğan’ın diplomasının dosyaya sunulmasına.” Bunlar diyor ki: ‘Hayır, sunmak zorunda değiliz.’ Ya diyor ki; bu diyor ki ‘diploman yok’, sen diyorsun ki ‘var’, diyor ki ‘göster’, hadi göster! Bunun üzerine Erdoğan’ın avukatları reddi hakim talebinde bulunuyor.
- Tayyip Erdoğan’a söylüyorum: Ben sana ‘diplomasız Erdoğan’ demişim, sen bana mahkeme açmışsın. Avukatım demiş ‘dosyaya sunsunlar’, avukatın demiş ‘sunamayız’. Hakim de demişse ‘varsa diploman sunacaksın’. Sayın Erdoğan, varsa diploman o mahkemeye sunacaksın!

Recep Tayyip Erdoğan sahte diplomalı cahil bir hırsız. Cumhurbaşkanlığı geçersiz. Attığı imzalar hükümsüz.