Özel: ”Söz veriyorum bu belediyeyi o alçaklardan, hırsızlardan alacağım”

19 Mart sabahı İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına ‘darbe’ diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek “Atanmış savcılarla, atanmış hakimlerle belediye alacağımıza 50 yıl daha almayalım daha iyi. Eğer patron milletse, gelin birlikte oy verelim Erdoğan, Beykoz’un önünde tekrar kantara çıkalım, tekrar seçimleri yenileyelim, var mısınız?” ifadelerini kullandı.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlatılan mitinglerin 79’uncusu İstanbul Beykoz’da düzenlendi.  Mitinge vatandaşlar soğuk havaya rağmen yoğun ilgi gösterdi.

Miting Beykoz’un tutuklu Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in mektubunun okunmasıyla başladı. Mektubu Alaattin Köselerin eşi  Firdevs Köseler okudu.

KÖSELER: ”BENİM ALNIM AK BAŞIM DİK”

Köseler’in mektubundan satır başları şöyle:

“3 kuşaktır Beykozluyuz. Beykozlular ile kurduğum bu bağ atalarımdan bana kalan en büyük mirastır. 20 yıl sonra Beykoz halkının iradesiyle tekrar seçilmem benim en büyük onurumdur. Makamlar geçicidir, ama ahlaki değerler ve duruşlar kalıcıdır. Sizlerden aldığım bu kuvvet beni burada daha azimli kılıyor. Benim alnım ak başım dik.

Eylül ayında süren 3 günlük mahkemenin ardından tahliye kararı verildi. Fakat ne yazık ki bu özgürlük sadece 24 saat sürdü. Bana ulaşan yüzlerce mektuptan anlıyorum ki bu süreç halkın vicdanında da yer bulmamış. Tüm Beykozlu komşularıma soruyorum: Yaşadıklarım üzerinden başarı hikâyeleri yazmaya çalışanların davranışları ne kadar ahlakidir, ne kadar vicdanidir?

”ADİL YARGILAMA HAKKI SADECE ŞAHSIM DEĞİL HER YURTTAŞIN TEMEL GÜVENCESİ OLMALIDIR”

Bana kurulan kumpasın parçası olanların isimleri Şile Belediyesi iddianamesi tapelerinde açıkça geçmektedir. Bazı kişiler bu isimleri unutturmaya çalışsa da bu kişilerin hainlikleri toplumun hafızasından silinmeyecektir.

Adil yargılanma hakkı sadece şahsım için değil bu ülkede yaşayan her yurttaşın temel güvencesi olmalıdır. Halk tarafından seçilen belediye başkanlarının kaderi yine halk tarafından seçimle belirlenmelidir.

Demokrasi, adalet ve özgürlük bizi bir arada tutan en sağlam paydalardır. Tutuksuz yargılanma hakkı hem bizlerin hem de ailelerimizin en temel hakkı olmalıdır.

Hiç kimse ümitsizliğe kapılmasın. Dayanışma içinde birbirimize inanmamız en büyük gücümüz olacaktır. Bu günler geçecek, biz yine büyük bir azimle sizlerin refahı için onurumuzla hizmet etmeye devam edeceğiz. Dayanışmanız hepimize güç veriyor. Özgür günlerde size kavuşmayı diliyorum.”

Mitinge İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’da tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden mektup gönderdi. İmamoğlu’nun mektubunu CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik okudu.

İMAMOĞLU: ”GETİRİN SANDIĞI, MİLLET İRADESİNİ BİLDİRSİN”

İmamoğlu mektubundan şu ifadeleri kullandı:

“Milletin gönlünden daha büyük ve daha değerli bir makam bilmeyiz. Milletin seçimle işbaşına getirdiği yöneticileri tutuklayarak bir zorbalık düzeni kurmaya çalışanlar, meşruiyetlerini yitirdiler. Millete verdikleri hiçbir sözü tutmayanlar, ekonomiyi batıranlar, eğitimi, sağlığı, adaleti yerle bir edenler meşruiyetlerini yitirdiler. Milletin onayını almanın tek yolu vardır: Getirin sandığı, millet iradesini bildirsin. Sandıktan kaçanı millet affetmez, affetmeyecek. Milleti kutuplaştırarak seçim kazanma devri bitmiştir. Millet çalışanı artık işbaşında görmek istiyor. Millet artık halkçılık görmek istiyor. Bizim oylarımızı artırarak İstanbul’u kazanmamızın sebebi de budur. Yurttaşlarımız canla başla nasıl çalıştığımızı çok iyi bilirler.

Kimsenin partisine, siyasi fikrine bakmadan icraat yaptık. Karşımızda kreşler üzerinden bile ayrımcılık, siyasi bölücülük yapan bir akıl var. Hukuksuzca, ahlak dışı oyunlarla, yetki ve makam gaspı yapan siyasi akıl, İstanbul’u 25 yıl yönetti. 25 yıl bu şehri yönetip tek bir kreş yapmayanlar, Alaattin başkanın umutla ve heyecanla gerçekleştirdiği, açılışa hazır 3 adet kreşi Milli Eğitim Bakanlığı’na devrettiler. Bu apaçık bir yargı gaspıdır. Hak gaspıdır. Bu adımla sadece sandıktan çıkan oylar değil, Beykoz için verilen emek de yok sayılmaktadır. Bu hukuksuzluğun hesabını aziz milletimiz vakti geldiğinde soracaktır. Her işte kendi siyasi çıkarlarını gözetenler, birlik ve kardeşlik duygumuz karşısında tarih olacaklar. Aynı siyasi akıl Beykoz Belediyesi’nde çalışanları işten çıkarmıştır. Bu vicdanları zedelemiştir. Milletin ekmeğiyle oynayanlar sandık günü geldiğinde hesabını verecekler.

Bu adalet ve hürriyet, bu demokrasi, bu haysiyet mücadelesidir. Bu mücadele elbet kazanılacaktır. Başaracağız. Eksilmeyen cesaretinizle kazanacağız. Her birlikte el ele başaracağız. Her şey çok güzel olacak.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Özgür Çelik’in ardından kürsüye çıktı.

Özel’in konuşmasından satır başları şöyle:

”İstanbul İstanbulluların yıllarca Tayyip Bey’in adamlarına verdikleri oylarla yönetilirken herkes sandığa, milli iradeye saygı duyuyordu. Gün oldu İstanbullu dedi ki Tayyip Erdoğan’a ‘artık yeter. Bu defa senin belirlediğin değil benim seçtiğim birisi bu şehri yönetecek.’

Bizim adayımız 3 defa bu Tayyip Bey’in adayını yendi. Yetmedi daha sonra Murat Kurum’a karşı sizin kardeşiniz Ekrem İmamoğlu’nu bir kez daha seçen İstanbullu AKP’nin adayını bir kez daha yendi. İstanbul’un iradesine saygı duymayanlar bundan 294 gün önce Ekrem Başkan’ın evine sabahın köründe polisimizi  yollayarak ve orada gözaltı işlemi yaparak, değerli eşinin yanından sanki bir suçluymuş gibi alıp götürerek bir darbeye giriştiler.

”BU DARBEYE DİRENMEKTEN BAŞKA ÇARE YOKTU”

Yapılan bir sonraki Cumhurbaşkanına yönelik bir darbeydi. Bu darbeye direnmekten başka çare yoktu. İşte o gün bir çağrı yaptık. Her darbenin siyasi hedefinin yanında sembolik hedefi olur. Dedik ki darbeye teslim olmayacağız. Bu binadan çıkmayacağız. Bu binaya Ekrem Başkan’ı kim oturttuysa onları çağıracağız dedik. Bir çağrı yaptık. 10 gün boyunca yan yana gelmemiz valilikçe yasaklandı. Dediler bitti bu iş. Dedim ki ne olacaksa bu gece olacak. Biz balkona çıktık Saraçhane’ye çağrı yaptık. Onlar otobüsleri, metroları, vapurları, hatta köprüleri kapattılar. O gün tam bu saatlerde Saraçhane’ye yürüyerek, bütün engelleri aşarak, bariyerleri yıkarak 110 bin kahraman geldi. Birçoğunuz oradaydınız. O ilk gece oradaki 110 bin kişiye, İstanbul Üniversitesi’nden gelen üniversiteli gençlere, oraya akan tüm İstanbullulara, milyonlar olup orayı sonraki günler dolduranlara ve Ocak ayının üçünde Çankırı’da meydanı dolduranlara ve burada yağmur altında saatlerce bekleyip Beykoz’u dolduranlara selam olsun, helal olsun.

Bu meydanda psikolojik üstünlük vardır. Bu meydanda çoğunluk enerjisi vardır. Önünde sonunda haklı olan kazanacak. Bu gece evinde pijamayı çekip TV izlemek yerine, yağmur altında buraya gelenler kazanacak.

İBB için hazımsızlık yapanlar, Beykoz’u da hazmedemediler. İlk geceden seçim sonuçlarına itiraz edip, 50 tane takla atıp Beykoz’u elimizden almaya çalıştılar, ama biz oyunuza sahip çıktık, mazbatamızı aldık.

Alaattin Köseler’e sordukları soru şu: 67 bin lira özel kalemine göndermişsin. Bu para ne parası? Köpürttüler, köpürttüler. Sonra ortaya çıktı ki bu para Alaattin Köseler’in verdiği bir yeminin parasıymış. Uçak, yemek vb için belediye parası harcamayacağım diyen adamın uçak ve yemek parasıymış bunlar.

”SİZİN OYLARINIZI AKP’YE PEŞ KEŞ ÇEKTİ, HARAM ZIKKIM OLSUN”

Alaattin Başkan’ın nihayet iddianamesi yazıldı, mahkemeye çıktı, sorulanları cevaplayınca, kumpaslar tek tek dökülünce, mahkemeyi gören hâkim tutukluluğunun kaldırılmasına karar verdi. Köseler kalktı geldi, sizle kucaklaştı. Tam göreve iade zamanı gelmişti ki bir şey oldu. Köseler yokken başkanvekili olan şahsa gel bir anlaşma yapalım dediler. Bir anda 67 bin liralık uçak, yemek parasını cebinden ödeyen adamı, ertesi gün tutuklatıp Silivri’ye götürdükleri günün hemen ertesinde, güya CHP’li olan, Köseler gözaltına alınınca AKP’ye ‘irade hırsızları’ diyen, ‘hırsızları defetmeye geldik diye tweet atan’ o kişi, 9 Eylül günü Köseler’in özgürlüğünü takas ederek AKP’ye geçti. Sizin oylarınızı AKP’ye peş keş çekti. Haram zıkkım olsun. İşte bunlar bu ahlakın insanlarıdır. Bunların hazmetme kapasitesi böyledir.

Köseler er ya da geç çıkacak, o belediyeye gelecek. Ne yaparsanız yapın, isterseniz hepimizi alın, isterseniz sonraki seçime kadar içerde tutun. And olsun ki bu ellerimle bu Beykoz el değiştirirken aldığımız Atatürk resmini geri asacağım. Beykoz’daki AKP’lilere söylüyorum: Sizin seçimle kazanamadığınız yere böyle çirkinlikle çökülmesi sizin içinize sinmez. Söz veriyorum bu belediyeyi bu hırsızlardan geri alacağım.

”BEYKOZ’UN ÖNÜNDE TEKRAR KANTARA ÇIKALIM, TEKRAR SEÇİMLERİ YENİLEYELİM, VAR MISINIZ?”

Atanmış savcılarla, atanmış hakimlerle belediye alacağımıza 50 yıl daha almayalım daha iyi. Eğer patron milletse, gelin birlikte oy verelim Erdoğan, Beykoz’un önünde tekrar kantara çıkalım, tekrar seçimleri yenileyelim, var mısınız?

Aydın’da, Gaziosmapaşa’da, Bayrampaşa’da, Beykoz’da, Söke’de yargı oyunlarıyla belediyelerimizi elimizden aldığını sanıyorsun. Cesaretin varsa buralarda sandığı koyalım, kararı millet versin.”

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin