Orhan Pamuk: Marifet Trump’ı eleştirmek değil, Sayın Erdoğan’ı sıkıysa eleştirmek

Türkiye’deki ifade özgürlüğüne dikkat çeken Yazar Orhan Pamuk, “Mesele Trump’ı eleştirmek değil. Mesele Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ı sıkıysa eleştirmek.” ifadesini kullandı.

Masumiyet Müzesi’nde gazeteci Murat Sabuncuya konuşan Orhan Pamuk, son 50 yılın “en kötü” düşünce özgürlüğü döneminde olunduğuna dikkat çekti. Nobel ödüllü yazar, “Düşünce özgürlüğü, düşündüğünü korkuya kapılmadan bir yerde yayınlamak ve dert olmamak. Son 50 yılın en kötü durumundayız” dedi.

“HERKES KENDİ ÜLKESİNİ ELEŞTİRMEKLE YÜKÜMLÜDÜR”

Söyleşide, Türkiye’deki tartışmalarda Batı’daki skandalların anlatılmasına da itiraz eden Pamuk, eleştirinin hedefini “yakın olan, yaşanan” meselelerin oluşturması gerektiğini söyledi. “Herkesin vazifesi benim gidip Amerika’da bugün olan rezaletleri eleştirmem değil. Benim Amerika’da yaşadığım kadar üzerime düşer. Herkes kendi ülkesini eleştirmekle yükümlüdür.” uyarısını yaptı.

Pamuk, “Trump’ı eleştirmek marifet değil” derken, Türkiye’de yaşanan sorunların görünür kılınması gerektiğini vurguladı: “Burada Trump’ı eleştiriyorlar ya da Batı’da olmuş skandalları anlatıyorlar. Ama Türkiye’de olan skandallar… yakınımızdaki rezaletler… kadınlara yapılan rezaletleri anlatalım.”

“KİTAP SİYASİ DEĞİL AMA DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ DAHA KÖTÜ”

Pamuk, Masumiyet Müzesi ve Masumiyet Müzesi romanının “siyasi bir roman olmadığını” söyledi, ancak Türkiye’nin düşünce özgürlüğü tablosuna dair değerlendirmesini de ekledi. “Siyasi olarak, özellikle düşünce özgürlüğü olarak daha iyiye gitmedik” diyen Pamuk, içinde siyasi yanlar taşıyan sahnelerden örnekler verdi.

Bu örneklerden biri, romanda geçen vize alma ve konsolosluk kuyrukları oldu. Pamuk, bu bölümün beklenmedik şekilde “çok siyasi” bir karşılık bulduğunu söyledi; geçmişte pasaport ve vize süreçlerinde yaşanan “eziyet”i hatırlattı.

“MUTLULUK, ROMANIN EN ÖNEMLİ KONUSU”

Söyleşinin edebiyat bölümünde Pamuk, Masumiyet Müzesi’nin mutluluk fikri etrafında kurulduğunu anlattı. Romanın ilk cümlesinde “hayat” ve “mutluluk” kelimelerinin birlikte yer aldığını, son cümlede de aynı eksenin korunduğunu kaydetti. “Mutluluk en önemli roman konusudur” diyen Pamuk, romanda Kemal karakterinin “pişmanlık”, “aşk ritüeli”, “sınıftan düşme” ve “topluma meydan okuma” üzerinden okunduğunu ifade etti. Pamuk, roman ve müze fikrinin merkezine, kahramanın yenilgisini ve utanç sayılabilecek bir hikâyeyi bile “göstermeyi” koyduğunu anlattı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin