Okan Bato’ya göstermelik ceza: “Böyle yargı mı olur, yanlarına mı kalacak?”

Eski İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato’nun 8.1 milyon TL’lik şaibeli mal varlığı ve müsadere kararı, Türkiye’de yargı sisteminin en çarpıcı çelişkilerinden birini gözler önüne seriyor: “Böyle yargı mı olur? Yanlarına mı kalacak?”

Okan Bato, 15 Temmuz sonrası dönemde Gülen Cemaati soruşturmalarının yoğun yürütüldüğü İzmir’de kilit isimlerden biriydi. HSK soruşturması ve bilirkişi raporları, 2015-2019 arası yasal geliriyle açıklanamayan yaklaşık 8.1 milyon TL’lik mal varlığı artışı tespit etti – bu rakam, tasarruf edilebilir gelirinin 10 katından fazla olarak hesaplandı.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, haksız mal edinme suçundan önce 3 yıl 5 ay hapis ve 40 bin TL adli para cezası verdi; indirimle 2 yıl 11 ay hapis + 33 bin 333 TL para cezasına çevrildi. Karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onandı. Üstelik İzmir Karşıyaka ve Çeşme’deki konutlar ile Bayraklı’daki lüks ofis için müsadere (zor alım/el koyma) kararı kesinleşti – bu taşınmazlar artık devlet envanterine geçti.

Peki ceza ne oldu? Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla bir gün bile hapis yatmadı. Dosyada ünlü Patek Philippe kol saati iddiası da yer aldı – benzer lüks saatler üzerinden rüşvet/aklama şüpheleri gündeme gelmişti, ancak Bato “imitasyon” savunması yaptı.

Bu süreçte Bato, “soruşturduğu dosyaların bedelini ödetmeye çalışıyorlar” diyerek kendini savundu; taşınmazların eşinin mirası veya aile kaynaklı olduğunu iddia etti. Ancak Yargıtay onayıyla el koyma kararı, iddiaları tescilledi.

Av. Nurullah Albayrak, TR724’teki Ne Yapılabilir? programında bu konuyu “göstermelik ceza” olarak nitelendirerek eleştirdi: “Memleketin yargısının bakış açısı zaten değişti. Yolsuzluğa çok da o kadar kötü bakmıyor. Yolsuzluğu belki ekonominin çarklarının bir parçası olarak görüyor olabilir.” Albayrak, Bato’nun Gülen Cemaati soruşturmalarını en sert yürüten savcılardan biri olduğunu hatırlatarak, “Bir kesim onu çok savunuyor, cemaatle mücadelede en önde koşturanlardan biri olarak takdim ediyor” dedi. Ancak motivasyonları sıralarken şu vurguyu yaptı: “Hırçın olan birisi varsa motivasyonunun farklı olduğu anlaşılıyor… En önemli motivasyonlardan birisi maddiyat. Parasal motivasyon… Sistem artık yargısal bir mevzu olmaktan çıkartıp menfaat çarkına çevirmiş oluyor.”

Albayrak, benzer örnekleri (rüşvet iddiaları, FETÖ borsası bağlantıları) anlattı:

“Okan Bato yalnız değildir” yorumunu yaptı ve kararttığı hayatlar için “zaman aşımı 22,5 yıl… Adaletin yeniden tecelli edebilecek bir ortamı gelmesi lazım” diyerek umutlu ama eleştirel bir kapanış yaptı.

Şu sorular ortada duruyor:

-Gülen Cemaati soruşturmalarını en sert yürüten savcılardan birinin mal varlığı 10 kat artarken, neden ve hükmün geriye bırakılması gibi “göstermelik” bir ceza verildi?
-Borsacılık iddiaları, rüşvet şüpheleri… Bunlar yanına mı kalacak?
-Yargı, muhaliflere karşı “etkin pişmanlık” sopasını sallarken, kendi içindeki benzer şaibelerde neden bu kadar yumuşak?

Bu karar, yargının “bağımsızlığı” ve “tarafsızlığı” tartışmasını yeniden alevlendiriyor. 8.1 milyon TL şaibeli artış, müsadere edilen lüks mülkler ve sıfır gün hapis… Böyle yargı mı olur? Yanlarına mı kalacak? Zaman aşımı 22-25 yıl diyor, ama adaletin tecellisi için ortamın değişmesi şart. Yoksa bu çark dönmeye devam eder.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin