O saldırgan aslında neyi deşifre etti?

ADEM YAVUZ ARSLAN | YORUM

Tarih 16 Ağustos 2004.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı taşıyan uçak Trabzon Havalimanı’na doğru alçalmaya başlandığında 155’i arayan ihbarcı havalimanına bomba koyduklarını ve Erdoğan’ın uçağı indiği anda patlatacaklarını iddia etti. Havalimanı karıştı, Erdoğan’ı taşıyan uçak havada tur atmaya başladı. Bomba ihbarını yapanın Yasin Hayal olduğu tespit edildi. Fakat nedeni yıllar sonra anlaşılacak bir gelişme yaşandı.

Trabzon Jandarması, ihbari yapan Yasin Hayal’i ‘tanıyordu‘ ve GBT kaydını sisteme girmemişti. Hayal ise bu olaydan 4 gün sonra Çeçenistan’a gitmek için Sarp Sınır Kapısı’ndan yurt dışına çıktı. Eğer GBT arama kaydı sisteme girilse Yasin Hayal yakalanacaktı. Ancak jandarma hiçbir zaman o kaydın neden girilmediğine dair tatmin edici bir açıklama yapamadı.

Hrant Dink cinayetini araştıran Başbakanlık Teftiş Kurulu raporuna göre Yasin Hayal Çeçenistan’a geçemedi ve 4 gün sonra Sarp Sınır Kapısı’ndan geri döndü. Trabzon Jandarması Hayal ile ilgili tahdit ve GBT kaydı girmediği için doğal olarak ülkeye dönüşü de radara yakalanmadı.

Jandarma: Yasin kontrolümüz altında!

Trabzon’a döndükten iki ay sonra 24 Ekim de Trabzon Atatürk Meydanı’nda bulunan Mc Donalds’a bomba attı ve çok sayıda insanın yaralanmasına neden oldu. Jandarma Yasin Hayal’in GBT’sini sisteme girmemişti ama onu yakından tanıyor ve takip ediyordu. Nitekim yaklaşık 3 yıl sonra Hrant Dink’e yönelik suikast için silah aramaya başladığında ihbarı alan jandarma, “Yasin kontrolümüz altında!” demişti.

Peki nasıl birisiydi Yasin Hayal?

Çabuk sinirlenen, ani tepki veren birisiydi. O annesinden, etrafındakiler de Yasin’den korkuyordu. Askerlik öncesinde diğer Pelitliller kadar milliyetçiydi, döndükten sonra herkesten çok milliyetçi oldu. Babası Bahattin Hayal’e göre askerdeyken beyni yıkanmış olabilirdi.

Yasin Hayal askerden izne geldiğinde Trabzon’daki Santa Maria Kilisesi’nde görev yapan bir Hıristiyanı ağır şekilde darp etti. Kendi ifadesine göre papazı dövmeye gitmişti ama onu bulamayınca boynunda haç olan ve tanımadığı birini dövmüştü. Bunu övünerek anlatmıştı. Saldırıdan sonra Ankara’daki birliğine geri döndü ve 5 ay sonra terhis oldu.

Bu noktada bir parantez açıp bu ayrıntının neden önemli olduğunu anlatalım; askerlik dönemi ordu içindeki Gayri Nizami Harp unsurlarının eleman temini için önemli bir fırsattır. Özellikle milliyetçi, muhafazakar ve kullanılmaya müsait isimler tespit edilir ve  sonra onlar ile özel ilgilenir. Kullanılacakları amaçlara ve durumlarına göre beyaz, gri ve siyah personel olarak kodlanır.

‘Derin devlet’ hiç boş durmadı!

Mesela Ankara’nın göbeğinde cephanelik kuran ve Erdoğan’a suikast planları yaparken yakalanan Atabeyler Çetesi’nin üyesi Y.A. asker de devşirilmiş bir beyaz (destekçi) personeldi. Sanua Çetesi’nden tanıdığımız K.Z. ise (gerilla) siyah personeldi.

Türkiye, ‘derin devlet’ yapılanması hiçbir grubu boş bırakmadı. Mesela İBDA C operasyonunda benzeri bulgulara ulaşıldı. Örgütün yayın organı Furkan’da yazan O.A. Ankara’da askerlik yaparken devşirilmiş ve ilişkisi terhis olduktan sonra da devam etmişti.

Ergenekon operasyonları sırasında ortaya çıkan bilgi ve belgeler askerdeyken adam devşirme yönteminin yaygın olarak kullanıldığını ortaya koydu. Mesela NATO Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görev yapmış Mehmet Fikri Karadağ ve Oktay Yıldırım bu yöntemle milis güçler topladı.

Hrant Dink’in katleden tetikçi Ogün Samast, 2023 yılı sonunda tahliye edilmişti.

Türkiye’de ‘derin devlet’ denince akla gelen ilk isim olan emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ten çıkan Ergenekon belgelerinde bu işin planı da çıkmıştı. Lümpen Gençliğin Organizasyonu belgesine göre ‘derin devlet’ kirli operasyonları için bu tip tetikçileri özel eğitiyordu.

Şimdi Yasin Hayal’e geri dönelim.

Trabzon McDonalds bombalamasından sonra yaşadığı Pelitli’de ‘efsane bombacı’ olarak anılmaya başladı. 26 yaşındaki Hayal, “Ben ikinci Abdullah Çatlı olacağım!” diyordu.

Babasından mahkemeye: Oğlumu hapiste tutun!

Yasin Hayal’in askerlik süresindeki değişim aile fertlerinin de dikkatinden kaçmadı. Eniştesi ve Dink cinayetine dair ilk istihbaratı jandarmaya ihbar eden Coşkun İğci, ifadesinde, “Yasin genellikle ayak takımının bulunduğu Afetevleri bölgesinde takılmaya başladı. Zaman zaman kaybolur, bir hafta, on beş gün bazen geceleri gelmezdi. Tüm bu kaybolmalar ve tavırlarındaki değişim askerden sonra oldu.” dedi.

Yasin Hayal’deki değişimi fark eden tek kişi eniştesi değildi. Babası Bahattin Hayal de oğlunun McDonalds bombasından yargılandığı Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurup oğlunun tahliye edilmemesini, cezaevinde tutulmasını istedi.

Yanlış okumadınız; bir baba oğlunun hapisten tahliye edilmemesi için mahkemeye resmi dilekçe veriyordu.  3 Ocak 2005 tarihli dilekçe de baba Hayal şöyle dedi: “Yasin Hayal küçükken bir arkadaşının öldürülmesine şahit oldu ve bunalım yaşadı. Psikolojik durumu başka kişiler tarafından da kullanılabilir. Askerlik döneminde de psikolojik sorunlar yaşadı ve beyni bir şekilde yıkanmış olabilir. Bu rahatsızlığından yararlanan bazı kişiler çocuğumun beynini yıkayıp başka şeylere yöneltmiş olabilirler. Eğer onu dışarı bırakırsanız başka olaylara mahal vermiş olursunuz. Uzun yıllar da olsa hastanede yatıp tedavi ettirilmesini talep ediyorum.“ 

Babanın bu talebi hastaneden gelen psikolojik sorunları var ama aklı yerinde raporu ile akim kaldı. Yasin Hayal Trabzon’a döndü, kahraman gibi karşılandı. Futbol oynadığı Pelitlispor onu, “Büyük bombacıyı transfer ettik!” diye duyurdu.

Ogün Samast’ı Dink için İstanbul’a yolladı

Yasin Hayal önce silah sonra da tetikçiyi yani Ogün Samast’ı buldu. Tam 8 ay Samast’ın peşinden koştu, silahla atış talimi yaptırdı ve cesaretini toplaması için cebine iki cesaret verici hap koyup, İstanbul’a Dink’i öldürmeye yolladı. Ogün Samast ne Dink’i tanıyordu ne de bir tek yazısını okumuştu. Ancak Hayal’in ‘Bi Ermeni Var, sen öldüreceksin’ direktifiyle tetiği çekti.

Yasin Hayal

Sonrası yaşananlar malum…

Hrant Dink öldürüldü, cinayeti planlayanlar, azmettiriciyi bulup yetiştirenler, tetikçinin eline silah verenler aynı mahareti cinayeti karartmada da gösterdiler.

‘Yavuz hırsızlık‘ yapanlar kamuoyuna odaklanmaları için bir nokta işaret ettiler. Bizden istedikleri sadece oraya bakmamız, baktıkça hipnotize olmamız ve ayan beyan ortada olanı görmemezdi.

17 Aralık 2013 büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası Ergenekon ile ittifak kuran Erdoğan, cinayeti siyasi emellerine alet edip her olayda günah keçisi yapılan Gülen Hareketi üzerine yıktı.

Bütün bu süreci 2011’de yayınlanan ve müebbet hapisle yargılanmama neden olan ‘Bi Ermeni Var; Dink Operasyonunun Şifreleri’ kitabımda anlattım. Konuya ilgi duyanı kitaba yönlendirip meseleyi bugüne bağlayalım.

CHP liderine saldırı ve kesişen yollar 

Malum olduğu üzere CHP lideri Özgür Özel, merhum Sırrı Süreyya Önder için İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılan törenden çıkarken saldırıya uğradı. Saldırgan Selçuk Tengioğlu’nun kimliği ve ilişkileri deşildikçe Özel’e yönelik saldırının spontane olmadığı yönündeki soru işaretleri büyüdü.

Her şeyden önce Tengioğlu’nun ‘derin devlet’in kullandığı tetikçilere benzerliği dikkat çekiciydi. Daha da ilginci Dink cinayetinin azmettiricisi Yasin Hayal ile Bayrampaşa Cezaevi’nde beraberlikleri vardı. Kendi çocuklarını vahşice öldürmesine rağmen 2020 yılında tahliye edilen Selçuk Tengioğlu’nun İstanbul’da bir sokak röportajı verdiği ortaya çıktı. Orada Yasin Hayal ile tecrübesini ve ‘derin devlet’ hakkındaki görüşlerini paylaşmıştı.

Saldırgan Tengioğlu yaklaşık 6 ay önce İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına gidip İmamoğlu’na suikast ihbarında bulunmuştu. Belediye bürokratları ihbarı polise aktardı fakat polisler ihbarı yeterince ciddiye almadı. Polisin savunmasına göre Tengioğlu’nun GBT’si de temizdi! Tabi kendi çocuklarını öldürüp 16 yıl hapis yatan birinin GBT kaydının nasıl temiz çıktığı da önemli!

Fakat Yasin Hayal örneğinde gördüğümüz gibi ilk kez olmuyor. Türkiye’de istenilen kişinin GBT’sinin silinmesi ya da kısa süreli de olsa sistemde gözükmemesini sağlamak mümkün. Hele ki ‘fetö borsası’nın çok yaygın olduğu son yıllarda daha da yaygınlaştı. Siz yeterki paradan haber verin, her türlü kayıt rahatlıkla imha edilebiliyor.

CHP liderine saldıran Selçuk Tengioğlu, 5 yıl önce verdiği röportajda Dink’in derin devlet tarafından öldürüldüğünü bizzat Yasin Hayal’den duyduğunu anlatıyor.

Selçuk Tengioğlu’na dönersek; ifadesinde kızgınlıkla saldırdığını söylüyor fakat kamera kayıtları bu savunmayı boşa düşürdü. Çünkü Özel’in oraya geleceğini bilmesi çok normal değil. O kadar kararlı ki 6 saat boyunca bekliyor, hedefine o kadar motive ki beklerken kollarını gerdiriyor ki saldırısı etkili olsun. Özel’in kapalı garajdan değil de normal kapıdan çıkacağını bilmesi de ayrı bir muamma.

Selçuk Tengioğlu jet hızıyla tutuklandı. Oysa ki detaylı sorgulanması ve tüm bağlantılarının soruşturulması gerekiyordu. Erdoğan’ın, “Umarım herkes dersini almıştır!” dediği, MHP liderinin Özgür Özel’in adını bile anmadığı bir ortamda Selçuk Tengioğlu’nun bağlantılarını araştıracak bir güvenlik bürokratı çıkmayacaktır.

Gelinen noktada; Özgür Özel’e saldırı maalesef hak ettiği önemde ele alınmadı. Eğer Özgür Özel ve CHP teşkilatları işin üzerine gitmez, esas failleri sorgulamazsa iktidar iki günde unutturacak bir sonraki saldırıya kadar gündemden düşecek.

Bitirirken saldırgan Selçuk Tengioğlu’nun sokak röportajından uzun bir alıntı yapayım. Zira o cümleler Dink cinayetinin ardındaki failleri açık ediyor. Tıpkı tetikçi Ogün Samastla Alaattin Çakıcı’yı aynı karede gösteren fotoğraflar gibi.

Tabi görmek isteyene…

Bakın Selçuk Tengioğlu Hrant Dink cinayetiyle ilgili neler söylüyor: 

  • Ben Yasin Hayal’e çok güzel bir kıyak yaptım. O çocuğun elini yüzünü keseceklerdi Bayrampaşa’da. Ben engelledim diye çocuk bana tav oldu. Yani çocuk benim yanımdan ayrılmıyordu. Yasin Hayal bana içini döktü. ‘Selçuk abi beni derin devlet kullanacak, ben kullanacağımı biliyorum ama ben isim peşindeyim. (Ünlü olmak istiyor) Birilerini (Dink’i kast ediyor) öldürttürecek bana devlet. Ben de devletin o hassas tarafından faydalanıp isim yapacağım’ dedi. 
  • Ama çocuk ne oldu? Bu vatandaş, (Dink) ismini biliyorsunuz. O adamı öldürdüler ama devlet ne yaptı? Derin devletin makamları değişince şimdi çocuk cezaevinde perişan durumda. Ya kardeşim ya derin devlete adam gibi sahip çıkın ya derin devletin kafasını kesin. 
  • Yani şimdi sen beni derin devlet yapıyorsun, vatansever yapıyorsun. Düne kadar Sedat Peker’in arkasında vali, kaymakam böyle duruyordu. Devletin koruması vardı arkasında. Ondan sonra Sedat ile ters düştü. Kendi ülkesinden neredeyse dışarıya kaçırdılar. Yani onun için derin devlet olsun ama adam gibi olsun.

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin