MHP ‘erken seçim’ hazırlığı içinde!

NECİP F. BAHADIR | YORUM

MHP lideri Devlet Bahçeli, ‘PKK’nın kurucu lideri’ olarak tanımladığı Abdullah Öcalan’a şükranlarını sundu. DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Orhun Abideleri’nden, “Barış, aç olanı tok etmek için büyük fırsattır!” cümlesini okudu. Merak ediyorum, acaba liderlerin ezber bozan çıkışları tabanlarında nasıl karşılık buluyor? Bahçeli ‘kitlesini’ de dönüştürebildi mi? Hayatlarını ve siyasi felsefelerini PKK ve Kürt karşıtlığı üzerine oluşturan ‘sarkık bıyıklı’ ülkücüler, milliyetçiler bu keskin virajı alabildi mi? Seslerinin çıkmaması ikrardan mı?

Belki uzaklardayım ama gözüm yine Meclis’teydi. Sırrı Süreyya Önder’in taziyesi için Meclis’e gelen Bahçeli grup toplantısı yapacak mıydı? Aylar oldu, sesini duymalı, milletvekillerine hitap etmeyeli… Yazılı açıklama ‘kafi’ değil. Bir genel başkandan beklenen siyasi gündemi canlı kanlı değerlendirmesi… Sesinin tonundan bile mesajlar çıkar. Nerede bağırdı, nerede karşısındakileri dönerek alkış bekledi diye bakılır ve buna göre de yorumlar yapılır.

Belli ki sağlığı kürsüye çıkarak konuşma yapmaya ‘müsait’ değil. Kapısının önünde Erdoğan’ı dakikalarca beklediği görüntüleri izlerken umutlanmış, dönüşünü beklemeye başlamıştım. Yürüyebildi, ayakta durabildi, el sallayabildi fakat mesaiye dönemedi, Meclis’e gelemedi, konuşma yapamadı. Bu kadar uzun süre siyasi faaliyetlerden uzak kalan genel başkan hatırlamıyorum. Aslında bir ‘eş genel başkan’ da MHP’ye lazım… DEM ile MHP aradaki mesafeleri kaldırdıktan sonra niye aynı yapı olmasın?

MHP acaba Bahçeli sonrasının hesapları yapılıyor mudur? ‘Hayır’ dedi biri, MHP ‘erken seçim’ hazırlığı içinde… Bahçeli her defasında, “Seçimler 2028’de, tam zamanında…” demiyor mu? Siyasetçinin söylediği ile düşüncesi arasında farklar olur. Söz bir yere kadar… Asıl olan zihninde nelerin dolaştığı… İsmet İnönü için, “Kafasından 40 tilki dolaşır hiçbirinin kuyruğu birbirine değmez!” denirdi. Bahçeli’nin zihninde ‘tilki’ yerine ‘kurtlar’ olduğunu varsayabiliriz.

Neyse… Zaten ‘erken seçim’ deyince akla Bahçeli gelir…

PKK’nın uzantıları ne olacak?

Önceki yazıda PKK’nin fesih ve silahlara veda kararı aldığı kongrenin sonuç bildirisinin ‘rahatsız edici’ unsurlarına dikkat çekmiştim. Mesela şu cümle; “Kongre PKK adıyla yürütülen çalışmaları sonlandırdı.”

Peki uzantıları ne olacak? Öcalan’ın çağrısı ‘kapsam’ yönüyle çok tartışılmıştı. AKP sözcüleri, “PYD dahil bütün uzantılar!” demişti. Fesih, PKK’nın Suriye’deki türevi PYD’yi içermiyor. Tevile gerek yok. Erdoğan ve Bahçeli’nin itirazı olmayacak mı? Yoksa görmezden mi gelinecek?

Erdoğan fesih kararını değerlendirirken, Bu açıklamayı Irak, Suriye ve Avrupa olmak üzere terörün tüm uzantıları kapsayan bir karar olarak değerlendiriyoruz.” dedi.

Göz göre göre yalan söylenir mi? Yok öyle bir şey… “Olmayan bir kararı var diye değerlendiriyoruz!” ne demek? Metin orada, okuma yazma bilen, zihni melekeleri işleyen herkes ne anlama geldiğini anlar. Hayır, “Erdoğan anlamadı!” demiyorum. Tevilini yaparken, gerçeği çarpıtıyor. Olmayan bir şeyi ‘var’ diye satıyor.

Yersen tabii…

Sınırın hemen öte yanındaki PYD varlığı Ankara için bu kadar önemsiz mi? Hani, Bahçeli, Öcalan açılımını yaparken asıl hedef Suriye’ydi? Esed sonrası Suriye’de Kürt oluşumlarının önünü kesmekti? Hani Erdoğan çok karşıydı? Askeri harekat bile yapabilirdi? AKP medyası PYD’yi hedefe koyarak, “Bir gece ansızın gelebiliriz!” başlıkları atmıştı.

Ne oldu? PYD kapsam dışı… Feshedilen PKK ile sınırlı… Erdoğan açıklamayı ‘müjde’ olarak duyurdu ve yandaşları da bayram yaptı.

CHP lideri Özgür Özel, “O açıklamanın altında benim imzam ve benim sorumluluğum yok. O açıklamanın altında Öcalan’ın parafı varsa, Erdoğan’la Bahçeli’nin tuğra gibi imzaları var. Sorumluluğu taşıyacaklar. O açıklamanın hesabını onlar verecek.” derken haksız mı?

Erdoğan ve Bahçeli itiraz etmeyerek ‘imzalarını koydu’. Vebali omuzlarında… Sorumluluktan kaçamazlar. Sorun keşke bununla sınırlı olsa… Arkası var.

Kimin zaferi bu ve şartları kim koydu? 

Bir cümle daha; “PKK’nın inkar ve imha siyasetini parçaladığı, Kürt sorununu siyaset yoluyla çözme noktasına getirdiği…”

Bu satırları nasıl anlamak lazım? Farklı yönlere çekilemez; anlamak isteyenler için tek manası var. “Barış ve çözüm sürecini Ankara’ya PKK dayattı ve kabul ettirdi!” demek değil mi bu?

Türkiye terör karşısında pes etmiş veya boyun eğmiş siyasetle çözüm noktasına gelmiş… Şartları PKK oluşturmuş. Kabul edilebilir bir şey mi? AKP ve MHP’yi bu cümle nasıl rahatsız etmez anlamak zor. “Onurlu bir çıkış!” mı denilecek?

Peki Ankara’nın onuru ne olacak?

Bir de Lozan ve 1924 Anayasasının ‘Kürt imha ve inkar siyasetini’ doğurduğu iddiası var PKK’nın açıklamasında… Bu konu kamuoyunda yoğun şekilde tartışılıyor. AKP iktidarından ‘çıt’ yok. MHP de sessiz. Erdoğan’ın Lozan’ı ‘zafer değil de hezimet’ olarak gördüğü kanaatindeyim. Pek sevdiği Kadir Mısıroğlu’nun teziydi bu. Ve o kesimde çok geniş yankı buldu. Kitabı elden ele dolaştı.

Erdoğan’ın ‘cumhurbaşkanı’ olarak PKK’nın iddiasını cevapsız bırakması kabul edilemez. Lozan tartışmaya mı açılacak?

PKK’nın fesih karşılığında beklentisi metne şöyle yansıdı; “Kalıcı barışa ve demokratik çözüme güçlü bir zemin oluşturmak…”

Münfesih örgütün demokratik çözümden kastı nedir? AKP ne anladı? ‘Terörsüz Türkiye’ gibi cümlenin dışında herhangi bir açıklama yok. Yeni Anayasa’nın ipuçları var. Saray danışmanı Mehmet Uçum açıkça telaffuz etti. AKP’nin yeni anayasadan anladığı Erdoğan’ın tekrar adaylığına imkan sağlamak… Peki PKK ne anlıyor? Gerek örgütün gerek DEM’in öteden beri bilinen talepleri herkesin malumu. AKP bunlara ‘evet’ mi diyecek?

Meclis ne yapacak?

Karar metninde sürecin yürütülebilmesi için ‘sağlam bütünlüklü bir hukuki güvence gerekliliği’ diye bir ibare var. Adres de gösteriyor; TBMM…

Sistem içinde Meclis’in bir ağırlığı yok ki… AKP ve MHP blokunun aldığı kararların onayının dışında milletvekillerinin inisiyatif alması, irade kullanması mümkün mü? Yeni Hükümet Sistemi’nde Meclis’in performansına bakarak fikir sahibi olabiliriz.

Meclis tamamen Saray’ın gölgesi altında. Ne başkanı ne iktidar blokunun milletvekilleri bunun dışına çıkabilir. Anayasa ve yasal düzenlemeler konusunda Meclis’e değil, Saray’a bakmak lazım.

Eğer süreç metne yansıyan bu üslup ve kararlar üzerinden yürürse ‘halay ve bayram havasının’ geçici ve ‘işlerin hiç de kolay olmadığını’ söylemek lazım.

Usta gazeteci Fehmi Koru da metni okuyunca huzursuz olanlardan… Şunu soruyor; “Acaba zorlandıkları sürece bu yolla daha başlangıç noktasında darbe mi vurulmak istenmiş?”

Niye olmasın… Henüz yolun başındayız. Hüküm cümleleri kurmak doğru değil. Fakat yürünecek yol tekin değil mayınlara dolu. Sonuç metni anlamak isteyen çok şeyler söylüyor.

Erken havaya girenler de var. AKP’li Şamil Tayyar onlardan biri… “DEM’in Cumhur İttifakı’nın muhtemeldir ki yeni bileşeni olma ihtimali yüksek!” demiş. AKP, MHP ve DEM aynı ittifak içinde yer alacağını söyleyenlerin aklından şüphe edilirdi. Şimdi ‘muhtemel’ olarak görünüyor.

Türk siyaseti ve Ankara böyle bir yer… Kafayı yersen, devrelerin yanar.

Özgür Özel, “Biz bir düğmeye basmakla 180 derece dönen siyasetçilerden değiliz. Bahçeli öyle biridir.” demiş. Özel’e, “Büyük konuşma!” derim…

Acaba sırada Selahattin Demirtaş’ın Erdoğan’a bir cümleyle, “Seni ebedi cumhurbaşkanı yapacağız!” diye seslenmesi mi var?

“Ankara’nın oyun havaları meşhurdur!” diye boşuna demiyorlar… Vaktiyle Osmanlı’da oyun bitmezdi! Torunları farklı mı olacak? Ama unutmayın; “Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu…”

3 YORUMLAR

  1. Eser hoca derki olayları incelerken parayı da takip edin der. Ülkücü deiğimiz bu karanlık yapının elebaşları uyuşturucu bahis kadın ticareti dahil kara para sektörünün başınada geçtiler. O kadar zengin oldularki o kadar parayı ecirip çeviriyorlar ki kavga etmeye gerek duymuyorlar. PKK önlerinde bir engeldi bunuda çatışmak yerine en kısa yoldan hallettiler.

    • Erken seçimle mi olur başka bir şeyle mi? Bilmiyorum. Fakat AKP’nin defterini MHP’nin düreceğinden eminim. İkinci güne bir şey bırakacaklarını sanmıyorum. AKP’yi bir günde bitirirler.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin