“Bu kitap, insanlığın vicdanına tutulmuş bir kayıttır.” cümlesiyle başlıyor Vicdan Hikayeleri kitabının arka kapak yazısı…
“Bir sabah hücremin kapısı açıldı ve bir gardiyan, duygusuz bir sesle babamın cezaevinde vefat ettiğini söyledi… Yüreğimde bir bıçak döndü… (…) Ben artık ne bir üniversite öğrencisi ne de sadece bir kızım. Ben, parçalanmış bir aynada (cezaevindeki hasta) babasının yüzünü ararken, kendi özgürlüğünü kaybetmiş (tutuklanmış) bir yetimim…”
Yukarıdaki cümleler ise kitapta yer alan ‘Parçalanmış Aynadaki Yüz’ öyküsünden bir bölüm..
“Vicdan Hikâyeleri”, Vicdan Vakfı’na ulaşan tanıklıkları edebî bir dille kayıt altına alarak, duyulmayan acıların toplum vicdanında yankı bulmasını hedefleyen bir öykü kitabı. Kitap, yalnızca bir derleme değil; tanıklıkların görünür kılınması, empati ve adalet duygusunun güçlenmesi için hazırlanmış kolektif bir hafıza çalışması olarak konumlanıyor.
İnsan hakları savunucusu ve DEM Parti Milletvekili Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun önsözde vurguladığı gibi: “Ama lütfen sadece okumakla kalmayın; sadece kendi vicdanınızda karşılık bulmasıyla yetinmeyin, toplumsal bir empati rüzgârının oluşmasına siz de katkıda bulunun.”
Peki bu kitap neden yazıldı? Amaç ne?
Çünkü birçok hikâyede yaşanan acılara zamanında ve etkili müdahalenin yapılmadığı, büyük acıların duyarsızlık içinde “işitilmeden” geçip gittiği bir tablo var. Kitap, tam da bu duyarsızlığı sarsmak; “Neden bunu yapmadınız, neden duyarsız kaldınız?” sorusunu bireyden topluma taşıyarak, vicdani sorumluluk duygusunu diri tutmak için hazırlandı. Hedef, kimlikler üzerinden değil “vicdanın ortak paydası” üzerinden bir toplumsal karşılık üretmek.
Kitaptakı hikayeleri okurken, gözlerinizden yaşların akmasına engel olamiyorsunuz…

İçerik olarak kitap, 21. yüzyılın ilk çeyreği Türkiye’sinde toplumun farklı kesimlerinden insanların görülmeyen/duyulmayan yaşanmışlıklarını öyküler halinde anlatıyor. Tanıklıklar, gerçek kişilerin anlatımlarından hareketle yapay zekâ desteğiyle hikâyeleştirilip editörler tarafından edebî bir dile kavuşturuluyor; öykülerde kurgu unsurları bulunuyor ve kişi–mekân adları değiştiriliyor.
Ayrıca kitap bir “sesli kitap” niteliği de taşıyor: hikâyelerin başındaki QR kodla sesli dinleme imkânı, hikâyelerin sonunda paylaşılan QR kodlarla (izin veren kişilerle sınırlı) tanıklık videolarına erişim sunuluyor.
