CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında değerlendirmelerde bulundu. “Yarın belediye başkanlarıyla birlik Defne’ye gideceğim.” diyen Kılıçdaroğlu, deprem bölgesinde yaşadıklarını anlatırken zaman zaman boğazı düğümlendi.
Tek adam rejiminin ülkeyi enkaz altında bıraktığını anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, “Sistemi yani düzenin çalışma şeklini kökünden değiştirmemiz lazım. Her şeyi ama herşeyi temelden değiştirmek zorundayız. Değişime bu vahşi neo-liberal tek adam rejiminden başlayacağız. Ama değişim burada durmayacak. Ve şafak söktüğünde, -ki şafak sökecek- evsiz, barksız, aidiyetsiz kalan kuşlar yuvalarını yeniden bulacaklar. Vallahi de billahi de bu harami düzeni mutlaka ama mutlaka değiştireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Her acıdan ders çıkarmak insan olmanın gereğidir. Aklımızı kullanıp, bilimi kullanıp acıları topluma yaşatmamak her siyasetin temel görevidir. Yarın belediye başkanlarımızla birlikte Defne’ye gideceğim.
Büyük bir felaket yaşıyoruz. Haberi aldığımda önce dehşete düştüm. Sonra en iyisi hemen depremin olduğu bölgeye gitmek aklıma geldi. Belediye başkanlarımıza ‘kalkın, gidiyoruz’ dedim, gittik.
Gördüklerim nasıl anlatılır bilmiyorum. Gördüğümüz gerçek olamayacak kadar kabustu. Kadim şehirlerimizde ölümden başka hiçbir şey yoktu. İnsanlar isimleri haykırıyorlardı sokaklarda. Herkes birbirinin adını söyleyemeye çalışıyordu.
ERDOĞAN’LA HİZALANMAYI REDDEDİYORUM
Erdoğan ile siyaset üstü hizalanmayı reddediyorum dedim. Ne kendisiyle ne sarayıyla ne çeteleriyle hizalanacağım. Ne siyaset üstüne ne siyaset altına ne ölümüne ne dirisine. Ne milleti ne de milleti için var olmayan bir devlet yapısı ile hizalanacağım! Milleti için, evlatları için var olmayan bir yapıyı yüceltmeyeceğim.
Bizim bir iktidarı değiştirmekten çok daha derin meselelerimiz var. Değişim bir iktidarı değiştirmekten büyük olmalı. Zihniyeti değiştirmemiz lazım. Zihniyet değişmedikçe bu sorunlarla hep karşılaşacağız. Değerlerimizi yeni baştan örmemiz lazım.
Zihniyet deyişmedikçe bu sorunlarla karşılaşacağız. Bu ülkeyi enkaz altında bırakan düşünce şeklini kökünden kurutmamız lazım. Beşli çeteler koca Hazine’yi soyuyor, imar affı veriliyor, soygunculara ses çıkarılmıyor, şehirler rant düzeniyle inşa ediliyor.
BİZ NE YAPTIK KENDİMİZE BÖYLE?
Büyük küçük herkes rantın peşinde. Bu nedir Allah aşkına? Bu nasıl bir düzendir? Biz ne yaptık kendimize böyle? Nedir bu haram sevdası Allah aşkına? Oturup düşünmemiz gerekmiyor mu?
Elbette önce bu düzeni suçlayacağız çünkü bu düzeni onlar getirdi. Ama iğneyi biraz da kendimize batırmak zorundayız. Peki ya siyasiler? Siyasete girn kısa sürede ve anormal şekilde zenginleşiyor. Bunu sen de görüyorsun, ben de görüyorum.
Biz siyasiler de oy kaybederiz diye imar aflarına el kaldırıp indiriyoruz. Sonra çıkıp Saraylılar açıkça milleti tehdit edebiliyor. Defterler tutuyorlarmış. Zıvanadan çıktılar. Emin olun, Allah inandırsın zıvanadan çıktılar.
Çıkarlar tabi, çünkü onlar bambaşka bir evrende yaşıyorlar. Bambaşka bir özgüven var onların siyaset anlayışında; olmaması gereken bir özgüven. Velhasıl, sevgili dostlarım; değişmemiz lazım.
HER ŞEYİ AMA HER ŞEYİ TEMELDEN DEĞİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ
Sistemi yani düzenin çalışma şeklini kökünden değiştirmemiz lazım. Devletin işleyişini değiştirmemiz lazım. Siyasetin yapılma şeklini değiştirmemiz lazım. Davranışlarımızı değiştirmemiz lazım.
Davranışlarla değerlerimizi yakınlaştırmamız lazım. Değerlere gelince mangalda kül bırakmayan bizlerin bunu artık davranışlarımıza yansıtmamız lazım. Özetle her şeyi ama her şeyi temelden değiştirmek zorundayız.
Sevgili dostlarım, değerli arkadaşlarım, sevgili halkım; değişime bu vahşi neoliberal tek adam rejiminden başlayacağız. Ama değişim burada durmayacak. Halkı ilgilendiren her alana sirayet edecek değişim. Ve şafak söktüğünde, ki şafak sökecek, evsiz, barksız aidiyetsiz kalan kuşlar yuvalarını yeniden bulacaklar.
Depremler hep olacak sevgili dostlar. Bölgemiz bu, bundan kaçınma şansımız yok. Ama devlet artık depremler karşısında aciz kalmayacak. Ve bu kabus bir daha yaşanmasın dostlarım. Haramdan, düzensizlikten, yalandan, riyadan siyaset elini çekecek. İkinci yüzyılımıza artık bunlar yaşanmasın.
ARTIK İMAR AFLARINI AĞZIMIZA ALMAYACAĞIZ
Sevgili halkım, emin olun kayırma bitecek. Suistimal bitecek. Aç gözlülük bitecek, rant bitecek. Her birimiz elimizi taşın altına koyacağız. Her birimiz… Bu coğrafyada yaşayan her birimiz elimizi taşın altına koyacağız. Önce inanacağız, işin kuralı budur. Önce inanacağız.
Birbirimize inanacağız, ülkeyi değiştireceğimize, adaleti getireceğimize inanacağız. Daha iyisini hak ettiğimize inanacağız.
Sevgili dostlarım, deprem gecesinden beri canla başla dayanışma içinde olan onurlu halkımız için inanmak zorundayız. O güzel insanlarla beraber o güzel insanlar için bu ülkeyi yeniden kuracağız. Bilimle, düşünceyle, teknikle, liyakatle kuracağız.
Kural koyacağız. O kuralları asla çiğnetmeyeceğiz. Artık imar aflarını ağzımıza almayacağız. Plan yapacağız. O planlara uyacağız, sadık kalacağız. Kurumlar inşa edeceğiz. Tek adamlar asla ve asla bu coğrafyada bir daha olmayacak. Helal olanı, yasal olanla bir edeceğiz. Vallahi de billahi de bu harami düzeni mutlaka ama mutlaka değiştireceğiz.
Son olsun dostların, bu son… Yarın çocuklarımız, torunlarımız sorduğunda da ‘bu kabusu biz bitirdik’ diyelim dostlarım.
