Kadıköy’de gol sesi çıkmadı; pozisyon fakiri derbi

HASAN CÜCÜK | HABER ANALİZ

Süper Lig’de günlerdir beklenen Fenerbahçe – Galatasaray derbisi başladığı gibi golsüz bitti. Trendyol Süper Lig’in 18. haftasındaki derbi karşılaşmasında Kadıköy’deki maçta Fenerbahçe ile Galatasaray 0-0 berabere kaldı. Pozisyon fakiri derbide bol faul vardı. Hakem Arda Kardeşler faulleri süzmede başarısız kaldı. Kolaya kaçıp her dokunmaya faul çaldı. Fenerbahçe çerçeveyi tutan şutu olmadan maçı tamamladı. Galatasaray adına ise sadece iki şut kaleyi buldu. Birer puana razı olan takımlar, yenilmeden ayrılma hedefine ulaştı.

Süper Lig’de nefes nefese şampiyonluk yarılı veren Fenerbahçe ve Galatasaray’ın 18. hafta buluşması günler öncesinden nefesler tutularak beklenmişti. 16 maç sonunda iki ekipte 43 puan toplamıştı. Sıralamayı averaj belirliyordu. Kazanan sadece 3 puanı hanesine yazdırmayacak, şampiyonluk yolunda moral üstünlüğü yakalayacaktı. Stresi bol bir derbi olacaktı. En az hata yapanın sonuca gideceği derbide her iki ekipte defans güvenliğini elden bırakmadı. Önce gol yememek için sahaya çıkmışlardı. Rakibin gol ayaklarına kilit vurmak hem İsmail Kartal’ın hem de Okan Buruk’un taktiğiydi. Nitekim Nelsson Edin Dzeko’yu, Djiku ise Icardi’yi gölge gibi takip etti.

Derbi olunca futbol beklentisi tavan yapıyor. Ancak ne yazık ki çoğu zaman pozisyon fakiri bir müsabaka oluyor. Nitekim Kadıköy’deki ilk yarı tatsız tuzsuz geçti. Bol bol faul vardı. Arda Kardeşler düdüğünü ağzından hiç düşürmedi. Topa müdahalelerde bile faul çalmayı ihmal etmedi. Galatasaray rakibinden topa daha çok sahip oldu. Hükmedilen topu tehlike bölgesindeki forvet oyuncularına aktarma sıkıntısı yaşadı. Barış Alper’in soldan getirdiği toplarla taraftarı heyecanlandıran aksiyonlar vardı.

Kadıköy’ün büyüsü Galatasaray için 21 yıl aradan sonra bozulmuştu. Son 4 maçtan üçünden galibiyet çıkarmayı başaran sarı-kırmızılar geçen sezon iki maçta da rakibini yenip şampiyon olmuştu. Son yıllarda moral ve skor üstünlüğünü rakibine kaptırması Fenerbahçe’nin oyununa yansıdı. Taraftar desteğine rağmen oyun kurmakta zorlandı. İsmail Kartal, Fred’in yerine İrfan Can Kahveci’yi kaydırırken, İrfan’dan boşalan yer için Cengiz Ünder’e şans verdi. Saha içindeki bu değişiklik sarı-lacivertlilerin oyununa doğrudan etki yaptı. Orta saha üstünlüğü Galatasaray’a geçti. İrfan Can takımı yönlendirecek paslar veremedi. Cengiz Ünder ise Barış Alper’e karşısında etkisiz kaldı.

İlk devre kaleyi bulan şut yoktu. Taraftarı heyecanlandıran tek şut ilk devrenin son dakikasında Kerem Demirbay’dan geldi. 20 faulun olduğu ilk devrede Fenerbahçe en az pas yaptığı ve sut çektiği maçı oynadı. Keza Galatasaray’da ilk devre 3 şutla en az rakip kaleyi yokladığı 45 dakikaya imza attı.

İkinci devrede de farklı bir görüntü yoktu. Cengiz Ünder’in çıkıp İsmail Yüksek’in oyuna girmesiyle İrfan Can Kahveci alışık olduğu pozisyona geçmesi Fenerbahçe’ye hareket getirdi. Kaleyi bulan ilk şut 70’de Hakim Ziyech’le geldi. İki dakika sonra Fenerbahçe adına en gole yaklaşılan pozisyona Szymanski imza attı. Sert şutunda top direğin yanından sahayı terk etti. Maç boyunca gole en çok yaklaşılan an ise Abdulkerim’in kornerden gelen şuta vurduğu kafa oldu. Bu pozisyonda Hırvat kaleci Livakovic gole izin vermedi.

Provokatör oyuncu görmek isteyen, Torreira’ya baksın!

Günler öncesinden beklenen derbi gol sesi olmadan bitti. Bu sezon Süper Lig’de en çok faul düdüğünün çalındığı maç oldu. Fenerbahçe ilk kez kaleyi bulan şut çekmeden maçı tamamladı. Gol ayakları Icardi ve Dzeko sessiz kaldı. Gol yememek taktiğiyle çıkan iki teknik adam da hedefine ulaştı.

Futbolsuz derbinin yazısı biterken Lukas Torreira’ya ayrı bir parantez açmam lazım. Provokatör oyuncu nasıl olur merakında olanlar Torreira’ya bakmalı. Sarı kart gördüğü pozisyonda bile sakatlanma numarası yapmaktan utanmadı. İkinci devre 15 dakikada 3 kez sakatlık numarası yaptı.

Ne yazık ki hakem Arda Kardeşler bu numarasını her zaman yedi. Ta ki sarı kart gördükten sonra yere yatmayı bıraktı. Lukas Torreira kadar onun bu provokatör davranıma müsamaha gösteren hakemi de kutlamak lazım.

5 YORUMLAR

  1. Hasan Bey, Torreira konusunda sonuna kadar haklisiniz. Ancak bu yaziyi Icardi’ ye ceza sahasi icinde atilan yumruga deginmeden bitirebilmek büyük bir yetenek. Bu durum, güzel yazi yazsaniz da adil olmadiginizi gösteriyor. Bunu tekrar düsünmenizi ve Fenerliliginizin adaletinizin önüne gecmemesini temenni ederim. Cünkü bir futbol maci ile ilgili bunu yazisina yansitanin baska konularda da hataya düsme ihtimali olabilir. Saygilarla

  2. Hasan Bey burasi Fenerbahçe gazetesi değil lütfen artık.Yazılarınızı okuyorum ama bu kadar taraftarca yorum yapmak ne kadar doğru ? Ben Fenerbahçeliyim diye bağıran yazılar. Yazınızda Icardinin yumruk yediği penaltı beklediği pozisyonuna yer bulamadınız mı pozisyon fakiri bir maçın ardından biraz adalet lütfen.

  3. Hasan bey yazılarınızı takip ediyorum. Sizde bir futbol takımı taraftarı olabilirsiniz bu normal. Ancak bu platformda yazarken adalet terazinizin tuttuğunuz takım lehine haksız bir şekilde şaştığı bir gerçek. Bunu uzun zamandır düşünüyorum. Icardi nin pozisyonuna yer vermemeniz gerçekten burada yazan bir yazar adına çok üzücü. Bir maç, futbol çok da hayati olmayan meseleler ama sizin adalet duygunuzu bertaraf edecek şekilde taraftar olmanız ve bu platformda yazıyor olma ız bu çok üzücü

  4. Futbol yazarlığı yoruma dayandığından kişisel fikirlerin karışması dogaldır. Vede futbolu o kadar yakından takip eden yazarin takım tutmaması neredeyse olanaksız. Ama yazar mümkün mertebe kendi bakış açısını yansıttığından buda kişisel meyillerin etkisi demek yani tuttuğu takımı bazı yerlerde kollaması demek.
    Kanaatimce Hasan beyi, onu-bunu görmekle itham edeceginize sizde fikrinizi ifade etseniz daha isabetli olur.
    Fenerbahçe’nin taktiği gördüğüm kadarıyla sert futbol idi, buda taktik ve doğal hakları. Ama Dzeko gibi birinin bile hem sert oynayıp hemde çirkeflige varan hem faul yapio hem itiraz etmesi, zaten İrfan Can’i hiç ifade etmeye bile gerek yok.
    Tr maçlarına pek ilgi göstermeyen biri olarak King’in Boey’e yaptığını görmemezlikten gelince kapattım maçı, ki Boey sarıyı hak etti ama King el vurması tokat karışımı hareketi kırmızı olmalıydı. Tr maçlarını izleyip, kasılmak yersizmiş tekrar belli oldu. En güzeli özetleri izlemek🙂.
    Hasan abinin eline-kalemine sağlık👍

    Genelde futbolun tarihini yazan Hasan abinin yorum ağırlıklı yazısı beni sevindirdi.
    Selam ve muhabbetle

    • Ben burada yazar değil okurum ve yazarların yazdıklarına yorum yapıyorum maç analizi yapacak değilim yazar eleştirim sizi neden rahatsız etti yazarları hakaret etmeden yanlış olduklarını düşündüğümüz noktada adaletli olmaya davet etmek neden rahatsız ediyor. Bir maçın en önemli ve tartışmalı pozisyonunu görmemek bir problemdir kasıt aranır. Maçla ilgili programlara bakıldığında sürekli bu pozisyonun tartışıldığı konuşulduğu görülecektir. Siyaset noktasındaki yazarların başarısını spor yazarlarından da bekliyoruz. Bunu da burdan dile getiriyoruz.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin