SEVİNÇ ÖZARSLAN | HABER-YORUM
Kamuoyunda Kız Çocukları Davası olarak bilinen davanın 6. duruşması, başkanlığını Şenol Kartal’ın yaptığı İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 27 Haziran’da görüldü.
29’u kadın, 2’si erkek olmak üzere 31 kişinin yargılandığı davada öğrenciler aynı evde kalmak ve birlikte manevi-dini program yapmakla suçlanıyorlar. Savcı mütalaasında herkese ceza istedi ve dava 18 Temmuz 2025’e ertelendi.
İnanılması gerçekten zor ama iddia makamı mütalaasında, dijitallerden elde edilen verilere göre öğrencilerin “ev istişaresi” adı altında faaliyet yürüttüğünü iddia ediyor.
Ne faaliyeti yürütüyorlar? Silahlı bir eylem mi? Kimsenin canına mı kıyacaklar? Bir yeri mi bombalayacaklar? Olayın vehametinin ne olduğunu görülmesi için duruşma zaptındaki ‘delilleri’ aynen aktarıyorum:
“GÖRÜŞMENİZİN YÜZDE 90’I MANEVİYAT OLMALI”
“EV İSTİŞARESi; İstişareye başlamadan önce gündem konuları belirlenmeli, istişareye başlamadan önce abdest alınmalı, görüşmemizin % 90’ı maneviyat olmalı, istişareye haftanın Bam Teli videosu ile başlanmalı, bam telini sağlıklı izlemek için önceden herhangi bir kafede tablete indirilmiş olmalı, hoparlör ayarlanmalı, ev mesulü bam teli mümkünse önceden izlemeli ve arkadaşlarla izlerken durdurup izah da bulunmalı, istişarede mağdur mazlum ve mahkum hizmet erleri için zikir veya dua dağıtılmalı, istişarenin başlangıcı ve bitimi dua saatine denk getirilebilir, istişarede üsluba dikkat edilmeli, ev istişaresi arkadaşlarla konuşulup sabit bir gün ve saate konulmalı, ev istişaresinde görev dağılımı yapılmalı, herkes muhakkak ev içinde bir sorumluluk almalı.
“EVİN GÜNLÜK ÇÖPÜ ATILMALI, BİRİKTİRİLMEMELİ”
EV TEMİZLİĞİ; Muhakkak her arkadaşımızın ev içinde temizlik görevi olmalı ve temizlenecek yerler evde kalanlar arasında paylaştırılmaları, evin günlük çöpü atılmalı ve biriktirilmemeli, özellikle mutfak banyo ve tuvalet temizliğine dikkat edilmeli, aygaz ve klozet günlük temizlenmeli, tutulan ev eşyalı ise kanepe vs. için örtü alınmalı, halılar yıkatılmalı, bulaşık biriktirilmemeli, salon ve tuvalet için koku alınmalı, buzdolabına yemek vs. konulurken ya kapalı bir kaba konulmalı ya da streçlenip konulmalı, arkadaşlarımız sabit ve ortak temizlik günü belirlemeliler, temizlik en geç 6 ya kadar bitmiş olmalı 6’dan sonra süpürge makinesi açılmamalı komşular rahatsız olabilir, bulaşık ve çamaşır makinesi çok ses çıkarıyorsa gündüzden çalıştırılmaları.
“ALILŞVERİŞ İÇİM SEMT PAZARLARINA GİDİLMELİ, UYGUN OLUYOR”
EV ALIŞ VERİŞİ; Eve bir şey alınmadan önce muhakkak istişare edilmeli, alış verişe çıkılmadan önce mutfak kontrol edilip liste hazırlanılmalı, alış veriş için semt pazarlarına gidilebilir daha uygun oluyor, büyük marketlerden indirim kartı alınabilir, alış verişi ihtiyaç dahilinde yapılmalı ve bütçeye göre yapılmalı, mümkünse alış verişe birlikte çıkılmalı, abur cubur ve bütçeyi aşmayacak şekilde alınabilir, alış veriş için aylık bütçe hazırlanmalı ve iaşe ona göre kullanılmalı, haftalı yemek menüsü hazırlanıp buna göre alış veriş yapılmalı. Böylelikle fuzuli harcama yapmamış oluruz. Mutfakta ihtiyaç listesi tutulabilir. Herhangi bir malzeme bitince listeye yazılır. Alış verişe gidilince unutulan bir şey olmamış olur.
“BOŞ ŞEYLERLE VAKİT ÖLDÜRÜLMEMELİ”
EVDE MANEVİ HAYAT; Günün nöbetçisi sabah namazına kaldırmalı ama tüm ev halkı namazdan mesuldür kaidesinde herkes saatini kurmalı, namazlar cemaatle ve tesbihatlar eksilmeden fazla ses çıkarmadan ikame edilmeli, namazlardan hemen sonra bir paragraf da olsa okunup ders yapılmalı, sabah kahvaltısı derse en erken giden kişiye göre hazırlanıp hep birlikte yapılmalı, derse gitmeden önce abdest alınıp kuşluk namazı kılındıktan sonra evden çıkılmalı, gün içerisinde dersi olmayanlar evde hem okul dersleri ile hem de evradu ezkarla meşgul olmalı, günün nöbetçisi belirlenen saate göre akşam yemeğini yapmaya başlamalı ve akşam yemeği için arkadaşlar beklenmeli, geç gelecek arkadaşlar için yeterince yemek ayrılmalı, belirlenen çay saatinde sohbetinde sohbet canan yapılmalı, okuduğumuz bölümler üzerinden müzakereler yapılmalı, boş şeylerle vakit öldürülmemeli, evin nöbetçisi bulaşık yıkarken kulaklığından kaset dinleyebilir, kitap okuma vaktinde hep birlikte sessizlik içerisinde okuduğumuz kaynakların sihirli yapraklarında gezintiye dalınır, dua vaktinde günümüz çile ve sıkıntıların ruhunu da duyarak hacaletle iki büklüm olarak Rabbe yakarış yapılmalı, hem dua paylaşımı yapılır hem de hissettiğimiz şeyleri kelimelere dökerek müracaatlar yapılır, eve talebe gelen günlerde herkes daha bir hassas ve ihtimamla maddi ve manevi hazırlık yapmalı.
“MANEVİYAT SÜREMİZ ORTALAMA 45 DAKİKA OLMALI”
EV PROGRAMLARI DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR; Namazlar arkadaşların evde olduğu vakitlerde mutlaka cemaatle kılınmalı, tesbihatlarımız olmazsa olmazımız olmalıdır kısık sesle yapmakta fayda var. Namaz sonrası dersler belirlenen bir kitaptan veya gelen notlardan yapılabilir. Teheccüd namazı ev programına dahil edilmeli ve bu saatlerde hassaten hizmetimiz için dua edilmelidir. Her evin günlük keyfiyet yapacağı belli bir saat dilimi olmalıdır. Bu saat dilimi evdekilerle istişare edilip ortak bir karar alınmalı ve uygulamaya konulmalıdır. Maneviyat süremiz ortalama 45 dakika olmalıdır, duruma göre belirlenir. Ev programı sınıf başkanı rehberliğinde evde belirlenen yerde toplanıp yapılmalıdır…”
Üniversite okumak için 2-3 arkadaş bir araya gelip ev tutmuşlar. Birlikte yaşamanın getirdiği kuralları, yapılması gerekenleri yazmışlar, üstüne bir de maneviyat programları eklemişler… Normalde bu yazılanları bir anne-babaya verseniz evladının böyle bir ortamda kalsın diye can atar. Ama Türkiye’deki rejim, tüm bunları suç diye dayatıyor.
Birlikte dua etmek, nöbetleşerek evi temizlemek, yemek yapmak, manevi içerikli sohbetler düzenlemek, teheccüd namazı kılmak… Bunların ‘suç’ olduğuna inanmamızı isteyen bir rejim var.
Üstelik bazı ayrıntılar trajikomik. “Nöbetçi bulaşık yıkarken kaset dinlemeli.” diye bir tavsiyeye yer verilmiş. Kaset mi kaldı? Kulaklıkla kaset dinlemek sanırım 2000’de bitti. Belli ki çok eskiden elde edilen bazı bilgiler, yıl olmuş 2025 kız çocuklarının başına musallat ediliyor!
28 Şubat döneminde, biz üniversitede okurken o zaman Show Haber’de ana haber bültenini sunan Reha Muhtar, evlerde kalan kalan bazı öğrencileri bulur, ‘Bize sabah namazı kıldırıyorlardı” diye itirafta bulunan öğrencileri marifetmiş gibi ekrana çıkarırdı.
Türkiye bu zihniyetten çok çekti. Hala daha çekiyor.

Bu planı, programı, yaşantıyı yaşayan gençler MELEK olmalı. Böyle insanlar günümüzde kaldı mı? Allah zalimlerin en kısa zamanda sonunu getirsin, bildiği gibi yapsın. İntikamımızı Rabbim alsın. Bu iddianameyi ve suçlamayı yapan savcı, bunu kabul eden ve yargılayan hakim de insan da olamaz islam da olamaz, ŞEYTAN olmalı. Her dönemde olduğu gibi imanla küfür karşı karşıya..