Ankara’da servis şoförlüğü yapan 65 yaşındaki Binali Aslan’ın 21 Eylül’de kaybolmasıyla ortaya çıkan IŞİD bağlantılı aile cinayeti Türkiye gündeminde tartışılmaya devam ediyor. Yapılan soruşturma sonucunda Aslan’ın, 14 kişilik bir IŞİD sempatizanı aile tarafından Ankara’dan alındığı, yolda öldürüldüğü ve cesedinin 480 kilometre boyunca araçta taşındıktan sonra Mersin’in Tarsus ilçesinde ormana gömüldüğü belirlendi.
Cinayetin ardından aynı araçla Hatay’a geçen aile, buradan Suriye sınırını aşarak kayıplara karıştı. Hem işlenen cinayet hem de görüntüler, Türkiye’de sınır güvenliği ve denetimler konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. “Bu kadar kalabalık bir grubun yıllarca fark edilmeden Türkiye’de yaşaması ve rahatlıkla sınırı geçebilmesi” kamuoyunda tepki topladı.
“AİLE SONRADAN VATANDAŞLIK ALMADI”
İçişleri Bakanlığı ise olayın ardından ailenin vatandaşlık durumuna ilişkin iddialara cevap verdi. Evrensel’de yer alan habere göre, Bakanlık açıklamasında, “Bazı basın-yayın organları ve sosyal medya platformlarında açıklandığı gibi olaya karışan ailenin sonradan vatandaşlık kazandığı yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Aile fertlerinin tamamı doğuştan Türk vatandaşıdır” ifadelerine yer verildi.
NE OLMUŞTU?
Fransa ve Türkiye vatandaşı olan Aksoy Ailesi, geçtiğimiz temmuz ayında Gaziantep’te jandarmaya saldırmış, aile üyeleri bir ay cezaevinde kalmıştı. Ayrıca Antep’te, yaşadıkları evin yakınındaki türbenin yanında 12-13 yaşlarında bir çocuğun cesedi bulunmuştu.
